Belh’de bir mahkeme salonunda Taliban’ın liderlik ettiği bir duruşmayı izliyoruz. Burada mahkemeye taşınan meselelerin neredeyse hepsi arazi anlaşmazlığından kaynaklı.

Bazıları Taliban’ın adalet anlayışından korkarken, bazıları ise en azından Afgan hükümetinin yolsuzluklarla dolu sistemine göre yargı süreçlerinde çok daha hızlı sonuç alabileceğine inanıyor.

Defalarca çabalamasına rağmen davası bir türlü sonuçlanmayan bir davacı, “O kadar çok rüşvet ödedim ki” diye şikayet ediyor.

‘Şeriat kurallarımız açıktır’

Taliban’ın atadığı yargıç Hacı Bedruddin, dört ay önce göreve geldiğinden beri işkence gibi bir fiziksel ceza vermesi yönünde bir emir almadığını, örgütün ciddi suçları değerlendirmek için bir temyiz mahkeme sistemi olduğunu söylüyor.

Buna karşın, en ağır cezaları dahi savunan Bedruddin, “Şeriat kurallarımız açıktır, evli olmayıp seks yapanlar, kız ya da erkek, halkın önünde 100 kez kırbaçlanarak cezalandırılacaktır” diyor.

Evli olup zina yapanların ise “taşlanacağını” belirten Bedruddin, “Hırsızlık yapanların eğer suçları ispatlanırsa elinin kesilmesi gerekir” diye konuşuyor.

Bu cezaların modern dünyaya uygun olmadığı eleştirilerine ise şöyle yanıt veriyor:

“İnsanların çocukları kaçırılıyor, daha mı iyi? Yoksa bir insanın eli kesilerek topluma istikrarın getirilmesi mi daha iyi?”

Taliban’ın hızlı ilerleyişine rağmen halen hükümet ülkenin en büyük şehirlerinde kontrolü elinde bulunduruyor.

‘Allah’ın izniyle, biz kazanacağız’

Ancak önümüzdeki aylarda iki tarafın güç savaşı sonucu kanlı çatışmaların daha da şiddetleneceğini görebiliriz.

“Taliban’ın askeri bir zafer kazanacağından emin misin?” diye sorduğum Hacı Hikmet de, “Evet, barış görüşmeleri başarısız olursa, Allah’ın izniyle, biz kazanacağız” yanıtını veriyor.

Afgan hükümet güçleri ve Taliban arasındaki barış görüşmeleri ise Taliban’ın “İslami bir hükümet” kurulması talebinden geri adım atmaması nedeniyle durma noktasında.

Hacı Hikmet, “Yabancıları yenilgiye uğratmıştık, şimdi de içerideki düşmanlarımızı mağlup ediyoruz” diyor.