Anavatan Türkiye’de yaşanan problemlerin Kıbrıs sorununun çözümünü yavaşlattığını belirten 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bu süreci sürüklemesi gereken tarafın Kıbrıs Türk tarafı olduğunu söyledi. Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP)iktidarı döneminde ülkeye çok büyük zararlar verdiği kaydeden Talat, ciddi yolsuzlukların yaşandığı ve vatandaşın onay vermediği bir iktidar dönemi atlattıklarını açıkladı. Yeni oluşan koalisyon hükümetinin de bu halkın isteklerini tam olarak karşılayamadığını vurgulayan Talat, “kısa sürede çok büyük işler bekleniyor, biraz zaman vermek lazım yeni hükümete” sözlerini kaydetti. ADA TV’de yayımlanan ve Erçin Şahmaran'ın hazırladığı Gündeme Bakış Programı’na katılan 2. Cumhurbaşkanı, ülke siyaseti ve elektrik zammı konularıyla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Talat programda şu ifadeleri kullandı:
“TÜRKİYE’DEN GELEN PARA İÇİN HALKINA ACI ÇEKTİRDİ…”
“Bu halka beklenen verilemedi. Çok uzun yıllar tamamen Türkiye’den gelen kaynaklarla vatandaşı yönetmeye çalışan kendi üretici olamayan bir zihniyet iktidarda kaldı ki, en son 2009’dan itibaren yeniden bu zihniyetle karşılaştık hep birlikte. Türkiye’den gelen para için halkına acı çektiren, çok ciddi yolsuzluk ve vatandaşın onay vermediği bir iktidar bu ülkeyi uzun yıllar yönetti. 1974’ten 1994’e kadar 20 yıl boyunca UBP hep iktidardaydı. 1996’dan 2004’e kadar yine UBP iktidardaydı. Bu parti böyle yönetti ülkeyi. Çünkü yaklaşım, anlayış oydu. 2003’te yaşadıklarımız da aynı zihniyetin bir devamıydı. 2009’da hükümet kuruldu, ilk yaptığı iş eğitim sistemine el atmak oldu. Onu bir tarafa bırakın emirnameleri iptal etti. Bu memleketi korumak için, çevreyi korumak için düşünülmüş, planlanmış emirnameler iptal edildi. O kadar iş içerisinden en önemlisi bu muydu?
“BU HÜKÜMETİN HATA YAPMADIĞINI SÖYLEYECEK DEĞİLİM”
Türkiye ile bir paket imzalandı. Bu hükümetin de hatalar yapmadığını söyleyecek durumda değilim. Ancak bu hükümeti UBP hükümeti ile kıyaslamak bile mümkün değil. Kurultay için 400 insan istihdam edildi, CTP kurultayında da başbakan aynı pozisyondaydı. 1 tane bile istihdam yapılmadı. Nasıl kıyaslanabilir bu hükümet? Eski hükümet 2 yıl boyunca maliyetin altında elektrik üretildiğini biliyordu popülizm olması için elektrik kurumunu batma noktasına getirdi. Bu hükümet bütün tepkileri göze alarak, kendi tabanının bile tepkilerini göze alarak bunu yaptı.
“TÜRKİYE’DE YAŞANAN SORUNLAR OLUMSUZ ETKİLEDİ”
Türkiye’de yaşanan gelişmeler Kıbrıs sorununu olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin önemli bir aktör olduğunu düşünecek olursak oradaki iç sorunlar KKTC’yi de olumsuz etkiliyor. Umarım Türkiye’de de zamanla sorunlar çözülür ve Kıbrıs sorununa yönelik eğilimler artar. Türkiye’nin görevi destektir. Elbette süreci sürüklemesi gereken Kıbrıs Türk tarafıdır. Yapılması gerekeni Kıbrıs Türk tarafı yapmazsa sonuç şimdiki gibi olur. Bir tıkanıklık yaşıyoruz kim ne derse desin. Yapılması gereken masaya oturup ortak bildiri hazırlamak ve bu işi bitirmektir.
“RUM TARAFINA ELEKTRİK SATACAK DURUMA GELMİŞTİK”
Ülkemizdeki bazı köylerde istisnasız her gün elektrik kesiliyor. Elektrik yatırımları, 2004’ten 2009’a kadar çok düzenli ve güzel bir şekilde yapıldı. Rum tarafına elektrik satabileceğimiz noktaya kadar üretim yükseltildi. Ondan sonra hiç yatırım yapılmadı. 2004’ten önce de çok az yatırım yapıldı. Onun öncesinde 1994’te ben eğitim bakanı olarak hükümete ilk defa girdiğimde o yıl elektrikler kesildi. O yıldan itibaren 1996’ya kadar çok ciddi yatırımlar yapıldı bu ülkede elektriğe. Çok net biliyorum ki 2009’dan itibaren elektriğe tek kuruşluk yatırım yapılmadı.
“MALİYETİ AŞAĞI ÇEKEMEZSENİZ FİYAT TÜKETİCİYE YANSIR”
Zam üretim maliyeti ortada olduğuna göre yapacak başka bir şey yoktu. Üretim maliyetini aşağıya çekmediğiniz sürece tüketenin bunu ödemesi lazım. Aşağıya çekme devletin görevidir. Bunun için çalışması lazım. Bu da uzun vadede olur. 55 kuruşa elektrik üretip 48 kuruşa satamazsınız. Bunu yaparsanız uzun vadede kuruma çok büyük zarar verirsiniz. Çünkü kurum borçlanır, borç için faiz öder. Faizi de tüketiciden alır. Bundan doğal bir şey olamaz.
“ELEKTRİK MALİYETİ VE ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI”
Devlet eski borçlarını ödeyecekse bütçeden ödeyecek demektir. Ya vergi mükelleflerinden toplanan parayla ödenecek, ya da daha çok vergi konacak. Belki de devlet bazı hizmetlerinden feragat edecek. O zaman belediyeler bazı hizmetleri yapmayacak. Dolayısıyla bunlar değildir çözüm. Bunlar ödenecektir mutlaka ödenmesi lazımdır, ama bunların ödenmesi maliyeti düşürmüyor. Zamlar zaten maliyet dikkate alınarak yapılıyor. Nasıl düşürülebilir maliyet, alternatif enerji kaynaklarına imkan tanınması gerekiyor, bu çevre kirliliğini de azaltır. Biz büyük bir şebekeye bağlı değiliz bu nedenle de teknik olarak üretim %30’un üzerine geçemez. Dolayısıyla sınırlıdır bu yöntem. Ama başka şeyler de yapılabilir. Yapılması gereken devlet böyle bir yatırım yapacağına bu yatırımı vatandaşa yaptırsın. Bir sürü vatandaş kendisi güneş panelleriyle enerji üretip devlete satacak ve devletten satın alacak. Böylece vatandaşları yatırımcı yapmış olacaksınız. Vatandaş böylece, kendi de rahatlamış olacak. Aylık tüketimi aşağıya düşecek ve ülke de alternatif enerjiden yararlanmış olacak.”
































