En Üst

23 Kasım 2017

Takke düşmeli kel görünmelidir

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Kıbrıs konusunda müzakere sürecinin ekim ayında başlaması beklenirken, Türk tarafı müzakerelerle ilgili tavrını netleştirdi.

Ev ödevlerini yaptı, müzakere masasına yeniden oturup sorunu yılsonundan önce çözmeye hazır vaziyette bekliyor.
Rum tarafının da niyeti olması halinde, hem BM hem de Türk tarafı, Kıbrıs sorununun 2014 yılında tarihe gömüleceğine kesin gözüyle bakıyor.
Gelinen aşamada Türk tarafı müzakerelerin hemen başlamasını istiyor.
Ve müzakerelerin ne zaman biteceği konusuna da büyük önem veriyor.

Bunun için de iyi bir yol haritasının belirlenmesi gerekiyor.
Böylece müzakerelerde zaman kaybı olmayacağı ve belirlenecek bir takvimle bu kez sonuca varılacağına inanılıyor.
Kıbrıs meselesi yarım asırdır gündemde olan bir mesele.
Bu meselenin daha fazla devam edemeyeceği konusunda Türk tarafı kararlı.
Öyle ya da böyle bu işin artık bitmesi gerekiyor.
Ya iki taraf uzlaşıp bir çözüm modelini hayata geçirecekler, ya da bu süreç de başarısızlıkla sonuçlanacak olursa başka çıkış yolları aranmak zorunda kalınacak.

İşin özeti aslında bu kadar basit.
Kıbrıs meselesinin çözümü için konjonktür de uygun.
Meselenin çözümü hem ada üzerinde yaşayan tarafların, hem de bölgedeki diğer komşu ülkelerin çıkarına…
Çözüm bölgenin bir gerginlik alanı olmasından çıkmasına ve barış ve iş birliği havzasına dönüşmesine neden olacak.
Bu arada İsrail ile Türkiye arasındaki gerginlikleri ortadan kaldıracak, Ortadoğu’da Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak.
Ancak şunun da altını çizmekte yarar var. Kıbrıs meselesinin çözümünden en çok ada üzerinde yaşamakta olan Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar kazançlı çıkacak.
Çözümle birlikte Kıbrıslı Rumlara 70 milyonluk Türkiye pazarının açılacak olması, Güney Kıbrıs’ta yaşanmakta olan büyük ekonomik krizi de ortadan kaldıracak.
Çözümün kazandıracakları bu kadarla sınırlı değil.
Hidrokarbon yataklarından çıkacak gazın Avrupa’ya ulaşmasından tutun da bu gazın ekonomik bir değer olarak bölgeye katkı sağlayacak olması işin bir diğer boyutu…
Görünen o ki, çözümün getirilerinin neler olacağının Rum tarafı hariç herkes farkında… Yoksa böyle davranıyor olamazlar…
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon bu kez çözüm konusunda umutlu. Bu nedenle de bir deneme daha yapmak için kolları sıvamış durumda…
Artık müzakerelerin başlaması ve ilerleme sağlanması isteniyor.
Bunu en çok da Türk tarafı istiyor.
Gelinen aşamada müzakereler için hazırlık çalışması yapılacak diye zaman kaybedilmesine de gerek yok.
Geride 4-5 yıllık bir müzakere birikimi var.
Geçmişten günümüze yapılan müzakereler, ortaya çıkan bilgi ve belgeler de dikkate alındığında
müzakerelerle ilgili iyi bir hazırlığın var olduğunu söyleyebiliriz.
Rum tarafının müzakere süreci ile ilgili ayak sürümesi ilgili tüm taraflarca not ediliyor.
Büyük umutlarla başkan seçilen Rum lider Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs konusunun çözümüne ilişkin ortaya koyduğu yaklaşım ve yaptığı açıklamalar hayal kırıklıkları yaratmaya devam ediyor.
Anastasiadis de artık Kıbrıs konusunda ortaya net bir pozisyon koymalı…
Umarım Rum liderliği Kıbrıs’ın ve Doğu Akdeniz’in önüne çıkan fırsatı berhava edecek yönde adımlar atmaz.
Fırsatın kaçırılmaması için ekimde Kıbrıs sorununu çözmek niyetiyle müzakereler başlamalı ve sonuç almak için her yol denenmelidir.
Her yöntem denendikten sonra bir çözüm bulunamazsa da farklı arayışlar gündeme gelmelidir.
Artık kimsenin Kıbrıs meselesi ile daha fazla zaman kaybetme niyeti yoktur. Bu nedenle müzakerelere başlamalı ve sürecin sonunda takke düşmeli kel görünmelidir.

Bunun başka yolu kalmamıştır.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis