Birinci Lig’de lider Ocak’ın ilk kez puan kaybetmesinden sonra 4 ve 5’inci basamaklarda yer alan iki takımın karşılaşması daha önem kazandı. Ligde zirve mücadelesi veren Göçmenköy, evinde Esentepe’yi konuk etti.
Maça rakibinin bir basamak ve 2 puan önünde başlayan Göçmenköy sahasında adeta kilitlendi ve teslim oldu. Aldığı farklı mağlubiyetle hem bir geri düştü hem de Ocak maçı öncesi önemli yara aldı.
Esentepe takımını çok beğendim. Cemal Kır ile çok iyi bir sezon öncesi geçirdikleri belli. Takım çok koşuyor, oyuncular arası yardımlaşma ve anlaşma çok iyi. Yaş ortalaması düşük olmasına rağmen çocuklar birlikte oynuyorlar uzun zamandır. Göçmenköy’ün bozuk zeminine rağmen çok iyi paslaşmaları, oyunun yönünü değişmeleri bunun göstergesi.
Özellikle ilk devre sağdan, ikinci devrede soldan çok etkili atak geliştiren Esentepe’de son vuruşlarda yeterli deneyime ve tecrübeye sahip biri olsa ligin tozunu atarlar ama bu kadroları bile yeterli bence. Başak başta olmak üzere, Kağan ve Deniz de dün adına takımın etkili isimleri idi.
Göçmenköy kendi sahasında sanırım hiç bu kadar etkisiz olmamıştır son zamanlarda. Esentepe’nin de çok iyi olması belki Göçmenköy’e fırsat vermedi ancak kendi evinde oynayan Göçmen, rakibinin temposunu kıracak direnci ne yazık ki gösteremedi.
İlk devre Emrah defansın solunda çok çaresiz kaldı. Mehmet Baykent göbekte sağa sola koşup durdu ancak ne top alabildi, ne top servisi yapabildi. Esentepe savunma arkasına gönderilen toplar aynen geri hücum olarak döndü.
İleride çoğalamadıkları gibi çıkarken de çok basit hatalar yaptılar. İkinci devre Emrah’ın ortaya çekilmesi, Borga ile Tonguz’un yan yana oynaması ve Sabri’nin de oyuna girmesi, hücum anlamında çok etkili oldu ancak bu diziliş ayni zamanda Esentepe’nin atağa kalkmasını kolaylaştırdı.
Kısacası Göçmenköy dün rakibine teslim olmaktan kaçamadı ancak savunma arkasına atılan her top tehlikeli oldu ve buna çare bulunmalı diye düşünüyorum.
































