Kıbrıs

Surlariçi Bonzai batağında







SURLARİÇİ’NDE BONZAİ TEHDİDİ: Ülkede önü alınamayan ve insan beyninde ciddi hasara yol açan Bonzai kullanımı Lefkoşa’da Surlariçi’ni etkisi altına aldı. Özellikle gece saatlerinde Surlariçi’nin belirli bölgelerini mesken tutan Bonzai satıcıları yaşları 14 ile 20 arasındaki çocuk ve gençlerin hayatlarını karartıyor




BÖLGELER BELLİ: Havadis’e konuşan görgü tanıkları özellikle gece saatlerinde Ayluga Kilisesi, Anibal bölgesi ve Çağlayan Parkı’nda gençlerin uyuşturucu kullandığı ve ticaretin de bu noktalardan yoğunlaştığını belirtti. Vatandaşlar, gençlerin geleceğini yok eden Bonzai illetini satanların da bölge halkı tarafından bilindiğini söyledi
MUHTARLAR ACİL ÖNLEM İSTEDİ: Surlariçi bölgesi muhtarları Bonzai iletinin bölgede bazı mahalleleri tamamen etkisi altına aldığını belirterek devletin acil önlem istedi.  Muhtarlar, polisin ve diğer devlet kurumlarının acil önlem almaması halinde Surlariçi’nin Bonzai batağında kaybolmaya doğru gideceğini uyarısında bulundu
GÖÇMENLER DIŞLANMIŞLIK YAŞIYOR: Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, KKTC’de bulunan göçmenlerin ciddi anlamda sosyal dışlanma yaşadığını öne sürerek bu durumun uyuşturucu gibi sosyal sorunları da beraberinde getirdiğini kaydetti. Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Başkanı Hatice Düzgün ise Surlariçi’nde bağımlık ile ilgili bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapmayı hedeflediklerini açıkladı



Devrim DEMİR
Ülkemizde ve Türkiye’de son dönemde giderek artan ve bir türlü önüne geçilemeyen uyuşturucu kullanım yaşı 14’e kadar düştü.
Ülkemizde kullanımı ciddi boyutlara ulaşan ve bir türlü önüne geçilemeyen Bonzai batağı özellikle Surlariçi bölgesinde birçok gencin hayatlarının yok olmasına sebep oluyor.
Önceki gün Çağlayan bölgesinde 14 yaşındaki çocuğun komalık olmasının ardından, Surlariçi bölgesindeki muhtarlar konuya sert tepki gösterdi. Devletin Surlariçi’ni dışlayarak her türlü suça açık kapı bıraktığı suçlamasında bulunan muhtarlar, polis ve devletin bu bölge için özel önlem alması gerektiğini ifade ediyor.

Polis bölgede etkili olamıyor
Polisin bölgede hiç bir şekilde etkili olmadığını ifade eden muhtarlar, sadece uyuşturucunun değil kayıtsız yaşamın da bölgeyi tehdit ettiğini söyledi.
Bölgede yüzlerce evin harabe durumda olduğunu ifade eden muhtarlar, uyuşturucu ve özellikle Bonzai türü uyuşturucunun bu harabeler için tüketildiği ile ilgili bilgiler geldiğini söyledi.

Uyuşturucu illeti geceleri hortluyor
Havadis’in ulaştığı görgü tanıkları Surlariçi’nde uyuşturucu alım satım işinin gece saatlerinde yoğunlaştığını ifade ederek gece geç saatlerden sonra Surlariçi’nin akıl almaz olaylara tanıklık ettiğini söyledi.

Sadece kullanım değil uyuşturucu da satılıyor
Görgü tanıkları, Surlariçi’nde mahalle aralarında belli gurupların göz önünde olduğunu ve bunların uyuşturucu satışı yaptığını iddia etti. Vatandaşlar polisin sadece ihbar alması durumunda bölgeye geldiğinden yakınarak Surlariçi için daha fazla önlem aldı.

 

Surlariçi batakta
Havadis’e konuşan görgü tanıkları, Sarayönü’nde bulunan polis karakolunun kaldırılması ile Surlariçi’nin tamamen batağa saplandığını ifade etti. Vatandaşlar özellikle son yaşanan 14 yaşındaki çocuğun uyuşturucu yüzünden komalık olmasının ardından durumun vahimiyetinin ortaya çıktığını söyledi.

Bonzai batağının merkezleri belli
Uyuşturucu ticareti için bölgenin kullanıldığını dile getiren çevre sakinleri, özelikle Ayluga Kilisesi’nde toplanan gençlerin Bally ve uyuşturucu maddeyi burada kullandıklarını iddia etti. Çevrede oturanlar özellikle Anibal bölgesi ve Çağlayan Parkı’nda gece geç saatlerde para karşılığı uyuşturucu alım-satım işi döndüğünü ve polisin bu duruma kayıtsız kaldığından yakındı.

 

 

***
Mesutoğlu: Polis köklü bir operasyon yapmalı

Surlariçi Selimiye Mahallesi Muhtarı Mustafa Mesutoğlu, polisin bölgeden elini ayağını çektiğini söyledi. Uyuşturucu olayının Surlariçi bölgesinde döndüğünü ve kullanım yaşının korkunç olduğunu iddia eden Mustafa Mesutoğlu şöyle devam etti: “En önemli söylenmesi gereken şey polis Surlariçi bölgesinde görevini yapmıyor. Geçtiğimiz hafta ‘LED’ türü uyuşturucu maddenin basında yazılmasının ardından 1 haftadır trafik ve narkotik ara ara dolaşıyor. Böyle olması bir şey değiştirmez çünkü Sarayönü polis karakolu kaldırıldığı günden sonra bu bölge güvenlik açısından bitti. Polis özellikle Balyy yuvası haline gelen Ayluga Kilisesi, Anibal köprü altı satıcıların yeri olduğunu bilsin.  Bize gelen bilgiler arasında izine çıkan birçok askerin bu köprü altında Balyy çektiği bilgileridir” dedi.

“Surlariçi fuhuş ve uyuşturucu cenneti oldu”
Mustafa Mesutoğlu, Lefkoşa Türk Belediyesi Belediye Başkanı Mehmet Harmancı ile Surlariçi bölge muhtarlarının önceki gece toplantı yaptıklarını ve özellikle artan uyuşturucu konusuna dikkat çektiklerini söyledi. Devletin bu konuda suçlu olduğunu söyleyen Mesutoğlu şu şekilde devam etti: “Selimiye bölgesi vitrin gibi suçlar arka sokaklarda. Devlet Surlariçi’nden elini çekmekle bölgeyi bataklığın içine çekti. Kayıtsız yüzlerce insan var, fuhuş ve uyuşturucunun döndüğü sokaklarda gece bir saatten sonra dolaşmak imkansız kalıyor. Polisin kavga olduğu zaman bile kan dökülmeden gelmediği günler herkes tarafından bilinmekte” dedi.

***
Sinanoğlu: Bölgede güvenlik şart

Surlariçi İplik Pazarı Muhtarı uyuşturucu kullanımının toplum için kanayan bir yara haline geldiğini söyledi. Son dönemde Bonzai kullanımında büyük bir artış olduğunu ve kullanım yaşının 13’e kadar düştüğüne dikkat çeken Mehmet Ali Sinanoğlu şöyle devam etti: “Surlariçi gece olunca farklı bir görüntü alıyor. Yıllardır bu sokaklarda yaşayan biz kaldığımız bölgeyi tanıyamayacak duruma geldik. Bölgemizde Pakistanlı ve Filipin uyruklu üçüncü sınıf ülkelerden yüzlerce kişi kalıyor. Lokmacı Sınır Kapısı olduğu için polisin tek noktası burada onun dışında ne yazık ki sokaklarda polis aktif değildir.” 

“Toplanan gruplar bölgede rahatsızlık veriyor”
Havadis’e konuşan İplik Pazarı Muhtarı Mehmet Ali Sinanoğlu, 13 yaş-60 yaş arası toplanan grupların çevrede yaşayanları son derece rahatsız ettiğini iddia etti. Sinanoğlu şöyle devam etti: “Bir grup var gecenin beli saatlerinde ellerinde köpeklerle çevreye hem korku hem rahatsızlık veriyorlar. Polisin adım atmadığı sokaklarda insanlara son derece korku veren bu gurup her türlü tehlike saçıyor.”

***
Hüsamettin Çello: Polis yetersiz kalıyor

Surlariçi Karamanzade Mahallesi Muhtarı Hüsamettin Çello, ürkütücü bir şekilde yaygınlaşan uyuşturucu kullanımının Surlariçi bölgesinde önünün alınmayacak boyuta geldiğini kaydetti. Uyuşturucu suçundan verilen cezaların yetersiz olduğunu söyleyen Hüsamettin Çello şöyle devam etti: “Polis ille şikayet olunca bu sokaklara girecek. Yıkık dökük evler uyuşturucu kullanan çocukların yuvası haline geldi. Surlariçi’nde polis güvenliği ne yazık ki yok. Birçok aile çocuğunun bu bataktan kurtarmak için türlü mücadele verse de bir yerde ellerinden tutacak kimse olmadığı için tıkanıp kalıyor. Verilen cezalar yetersiz, mahkemenin vereceği cezalar ibret verici ve caydırıcı olmalı.” 

***
Dikmen: Bölgede sürekli bir insan çoğalması var 

Surlariçi Akkavuk Mahalle Muhtarı Niyazi Dikmen, Surlariçi bölgesinin güvenliğinin olmadığını söyledi. Surlariçi bölgesinde üçüncü sınıf insanların her geçen gün arttığını ifade eden Niyazi Dikmen, polisin bölgede operasyon yapmasının şart olduğunu dile getirdi. Niyazi Dikmen şöyle devam etti: “Uyuşturucu suçu işleyerek tutuklanan aynı kişiler ve sürekli teminata bağlanarak serbest bırakılıyor. Yüce mahkemeler bu konuda ciddi değişikliklere giderek cezaların caydırıcı olması gerekli. Bu bölgede Balyy’den sonra Bonzai kullanımı hızlı bir şekilde artış gösterdi.”

“Sokak lambaları yanmıyor”
Akkavuk Mahalle Muhtarı Niyazi Dikmen, suç cennetine dönen Surlariçi’nde sokak lambalarının yanmadığını söyledi. Niyazi Dikmen kayıtsız çok sayıda pansiyon ve yüzlerce izinsiz kişinin kaldığını iddia edenlerin olduğunu ve polisin bölgede araştırma yapmasının şart olduğunu dile getirdi.

***
Başel: Göçmenler sosyal dışlanma yaşıyor

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, KKTC’de bulunan göçmenlerin ciddi anlamda sosyal dışlanma yaşadığını öne sürerek bu durumun sosyal sorunları da beraberinde getirdiğini kaydetti.
“Dünyanın neresinde olursa göçmenlerin göç ettiği bölgeye entegrasyonu ile ilgili politika üretilmezse, o yerde muhakkak sosyal sorunlar baş gösterir” diye konuşan Barış Başel şunları söyledi:
“Göçmenler sorunlu ya da sorun yaratmaya müsaittir demek istemiyorum ama bu ülkede bulunan göçmenler, çok ciddi anlamda sosyal dışlanma yaşamaktadırlar. KKTC yurttaşları ile göçmenler arasında da çok ciddi insan hakkı ihlali söz konusudur. Ağır beden gücü gerektiren marjinal işlerde çalışmak, sosyal güvencesi olmadan ciddi bir emek sömürüsüne maruz kalmaları, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşma konusunda yaşadıkları sıkıntılar, kaçınılmaz olarak ciddi bir sosyal patlamaya neden olmaktadır. Sosyal dışlama yaşayan bir insan, içinde yaşadığı sisteme ve topluma karşı haksızlığa uğramışlık duygusunun yarattığı ciddi bir öfke psikolojisi yaşamaktadır. Devlet tarafından sosyal dışlama yaşatılan göçmenler, içinde yaşadığı topluma karşı büyük bir yabancılama yaşamaktadır. Tüm bunların kaçınılmaz sonucu olarak da madde kullanımı, şiddet yoksulluk gibi sosyal sorunları yaygın olarak görmekteyiz.”
Barış Başel, ayrıca hiçbir önleme programının olmayışının ve koruyucu, önleyici politikaların ülke çapında geliştirilmemesinin en çok ülkede bulunan göçmenleri etkilediğini dile getirdi.

“Sosyal riskleri ortadan kaldıracak politikalar oluşturulmalı”
Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, sosyal dışlama yaşayan göçmen nüfusun yoğun olarak toplandığı bölgelerde ise gettolaşma denilen süreç yaşandığını ve toplumun genel yaşam biçiminin dışında farklı bir alt kültür olarak, yeni bir yaşam biçimi oluşturulduğunu söyledi.
Başel, bu bölgelere çözüm yolları üretecek ve o bölgelerdeki kişileri toplumun geneline entegrasyonunu sağlayacak temel hizmetleri ulaştıracak merkezlere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Barış Başel, “Aile Ergen Danışma Merkezleri, Ebeveyn Destek Programları, Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetlerinin yürütüleceği küçük çaplı ruh sağlığı istasyonlarının oluşturulması gerekmektedir” dedi.
Ülkede sosyal politika oluşturulması konusunda çok ciddi bir eksiklik olduğunu öne süren Barış Başel, “Sosyal riskleri ortadan kaldırmaya yönelik makro ve mikro düzeyde sosyal hizmet politikaların oluşturulması elzem bir ihtiyaçtır” diye konuştu.

***
Düzgün: Eğitim ağırlıklı seminerler düzenlenmeli

Sosyal Riskleri Önleme Vakfı Başkanı Hatice Düzgün ise Havadis’e yaptığı açıklamada, KKTC’de uyuşturucu madde kullanımı ile ilgili eğitim seminerlerinin düzenlenerek gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bu seminerlerin daha çok uyuşturucu kullanımının ağırlıklı olduğu bölgelerde düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Düzgün, Sosyal Riskleri Önleme Vakfı’nın Lefkoşa’da Surlariçi bölgesinde uyuşturucu madde bağımlılığı ile ilgili eğitim ağırlıklı bir planlama yaptığını ve çalışmanın yakın zamanda hayata geçirmesinin hedeflendiğini belirtti.
Düzgün şunları söyledi:
“Sosyal Riskleri Önleme Vakfı olarak uyuşturucu madde bağımlılığı ile ilgili eğitim ağırlıklı bir planlama yaptık. Bu kapsamda, gençlerin bulundukları yerlere gidip eğitim vermeyi planladık. Özellikle Surlariçi bölgesinde faaliyet gösteren ve çoğunlukla gençlerin vakit geçirdiği internet cafelerde eğitim çalışmaları yapmayı planladık. Hatta birkaç internet cafe işletmecisi ile de bu konuda görüştük.
Bunun dışında özellikle Başbakanlıktan bir randevu istedik. Başbakanlık şemsiyesi altında gençlerden sorumlu olan tüm kurum ve kuruluşlar toparlanıp, bir birim oluşturmaları gerekir. Bunu da Başbakanlığın yapması gerekir.”
“Gençlerin yanında olmalıyız”
Hatice Düzgün, Sosyal Riskleri Önleme Vakfı’nın ayrıca Toplum Destek Eğitim Merkezi görevi de olduğunu kaydederek, bu kapsamda gençlerin sosyal aktivitelerini gerçekleştirebileceği bir merkez için çalışmalarının olduğunu ifade etti.
Düzgün, söz konusu merkezde sorunları olan gençlere danışman hizmetinin de verilmesini planladıklarını kaydetti.
Hatice Düzgün, “Bazı gençler, kendilerine acı veren şeyleri suç işleyerek hafifletmeye çalışıyor. Bizim onlara yakın olmamız gerekir. Gençlerin yanında daha çok olursak bunları madde bağımlılığını daha aza indireceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.









Başa dön tuşu