Cenevre’de BM Merkez binasında koridorlarında, Kıbrıs sorununun çözümü için çaba harcayanların ayak basmadığı yer kalmadı.
Her katta, her odada bir çabaya şahit olabiliyorsunuz…
Bir koridordan Özdil Nami ve Erhan Erçin çıkıyor…
Diğer koridordan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ve Feridun Sinirlioğlu…
Yemeğe iniyorsunuz, Eide ve arkadaşları hızla bir şeyler tüketiyor ama durmadan notlar alıyor…
Cenevre’de süreç, planlandığı gibi ilerliyor…
9 Ocak’ta mülkiyet başlığı açıldı…
Devamında, en hassas konu, yönetim ve güç paylaşımına geçildi.
Cenevre’nin tüm enerjisini bu başlık aldı…
Türk tarafı, karar alma mekanizmalarında etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık konularında ısrarcı oldu.
Akıncı, “Dönüşümlü başkanlık olmazsa olmazımız. Aksi halde bu anlaşma referanduma gitmez” dedi.
Bu tavrını Cenevre’de de sürdürdü.
Devamı da var.
Nüfus çoğunluğu, aynı zamanda vekil sayısı, bakan sayısı gibi konularda Rumların doğal olarak sayısal üstünlüğünü içeriyor.
1960’da da bunu kabul ettik.
Annan Planı’nda da böyleydi, şimdi de değişmedi.
Ancak…
Sayısal üstünlüğün alacağı kararların adil olmayacağını biliyoruz.
1960 tecrübesi var.
Bu nedenle Kıbrıslı Türklerin karar alma mekanizmalarındaki etkin katılımı noktası daha da bir önem kazanıyor.
En yalın haliyle söyleyeyim…
“Veto hakkı…”
Bunların tamamında Türk müzakere heyeti ısrarlı oldu.
Süreç böyle böyle 11 Ocak tarihine getirildi.
Haritaların karşılıklı sunumu…
Diğer başlıklardaki uzlaşılmayan konular nedeniyle, toplam 1 saat 20 dakika süren harita teslim müzakeresi akşama salktı…
Ve nihayetinde…
Tarihi bir dönemeç başarı ile geçildi…
Kızılca kıyamet koptu…
Harita teslimi ile birlikte kızılca kıyamet koptu.
Cenevre’de yer alan hükümet üyeleri, müzakere heyetine sert tepki koydu.
Otele dönen ve bilgilendirme yapmak isteyen Akıncı’nın talebi reddedildi.
Tepki çıkış noktası şu:
“Yönetim ve güç paylaşımı başlığında istediğimiz noktaya gelemeden, harita vermek, elindeki pazarlık payını hızlı tüketmek anlamı taşır. Bu doğru değildir ve Kıbrıslı Türklere zararı büyük olacaktır…”
Uzun bir açıklama yayınlandı.
En kötüsü ise, BM tarafından davet almasına rağmen, Başbakan Hüseyin Özgürgün, resepsiyona katılmadı…
Yanlış yapıldı…
Resepsiyona katılmayan Hüseyin Özgürgün, ortaya bir tepki koydu.
Ama bu tepki sadece KKTC iç kamuoyunda algılandı.
Devamında, “Cenevre’yi tek edin” çağrıları yapıldı.
Oysa…
Özgürgün Kıbrıslı Türklerin Başbakanı olarak, o resepsiyonda olmalıydı.
Yeni genel sekreterin elini sıkmalı, görüşünü söylemeliydi…
Anastasiadis’e, “hassasiyetleri” anlatmalıydı.
Ha…
“Hiçbir ülkenin başbakanı yok” derse, onu da anlamam…
Zira toplantıya Maliye Bakanı Serde Denktaş katıldı.
Özgürgün’ün yapmadığını yaptı…
Kıbrıslı Türklerin pozisyonunu anlatma açısından, Özgürgün’ün de davetli olduğu resepsiyona katılması, önemli bir fırsattı.
Bu tür platformlar önemli…
Sonuç olarak…
Günün sonunda, garantörler bir masa etrafında toplandı.
Rumlar AB’nin “Lizbon anlaşmalarına” dayanarak, Kıbrıs’ın güvenliğini sağlamasını istedi.
Türk tarafı ise “ada ve bölge gerçeklerine” atıfta bulundu.
Dün gece geç saatlere kadar pozisyonlar madaya kondu…
Bugün de zirve devam edecek.
Biz anladık ki, Akıncı ve ekibinin harita sunuyor olması…
Yönetim ve güç paylaşımı başlığı altında ciddi ilerlemelerin olduğunu gösteriyor.
Ancak “süreler” halen tartışma konusu.
Yunanistan, henüz garanti görüşmeye hazır değil.
Çünkü koca süreci toplumların kabul etmeyeceği şekilde “tek bir asker kalmayacak” diye diye yedi.
Cenevre’de iş ciddiye binince de “bir hafta süre” istedi.
5 gün süre verdiler…
Artık niyetler biliniyor.
18 Ocak’ta dışişleri müsteşar yardımcıları ve müzakereciler, heyetleri ile Cenevre’de olacak.
Cenevre’de başlayan beşli konfeans, burada devam edecek.
Liderler, adada görüşmelerini sürdürecek, yeni yakınlaşmalar için çaba harcayacak.
Umarız ki, bu süre uzamaz.
Günün manşetini ise Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu attı:
- AB ya da BM garantörlüğü tarafımızca kabul edilemez, Bizi Kıbrıs Türkü’nün talepleri ilgilendirir. Ortadoğu’da Kıbrıs hariç, he yer savaş alanı. Kıbrıs’ta buna izin vermeyeceğiz. AB’nin nerde sorun çözdüğü görülmüş?
































