ManşetPoli

Suphi Ezel’in cenaze törenini ve sonrası


 

11 Temmuz 1912 tarihinin sıcak bir yaz  sabahı, Larnaka kaymakamı ünlü tarihçi ve şarkiyatçı Claude Deleval Cobham’ın (Excerptra Cypria adlı eserin yazarı) eline Mağusa’dan üzücü bir mektup gelmişti. Yaz olduğu için görev yeri Trodos’da kalıyordu. Ve uzun zamandır ne Larnaka’ya ne de Mağusa’ya uğramıştı. Mektup Babilerin veya diğer bir deyişle Ezelilerin halifesi Suphi Ezel’in ortanca oğlu Rıdvan Ali’den (Rizwan Ali) geliyordu. Rıdvan Ali, Suphi Ezel’in Kıbrıs’ta yaşayan beş oğlundan bir tanesiydi 1890’ların sonunda aşık olduğu bir Rum kızıyla evlenmek için Hristiyanlığa geçmiş ve Constantin Persianis ismini almıştı. Büyük bir ihtimalle Persianis ismini de Pers asıllı olduğunu çağrıştırdığı için seçmişti. Arkadaşları arasında ise Costi olarak bilinen Rıdvan veya Costi, uzun yıllar Cobham’ın yanında tercüman ve Farsça hocası olarak çalışmıştı. Mektup Babi halifesi Suphi Ezel’in 29 Nisan günü öldüğünü bildiriyor ve cenaze törenini detaylı bir şekilde anlatıyordu.

“Bil ki, Tamara-i-Azaliyya_Subh-i Azal, ilk olarak 1911 Temmuz ayının içerisinde hastalandı. Bir evden diğer eve gidemez oldu (iki karısının iki ayrı evi vardı M.H.) ve hatta yukarı kattan aşağıya inemez oldu ve tüm iştahını kaybetti. Eylül ayına doğru sağlığı daha da kötüleşti ve kritik bir aşamaya girdi. Bütün gücünü kaybetti ve yoğun bir halsizlik hissetmeye başladı. Sonunda kendini tıp doktorlarının incelemesine izin verdi fakat maalesef onlar da onu iyileştiremedi. Maddi zorluklardan ve bitmek bilmez sıkıntılardan dolayı son zamanlarda hiç dinlenememişti ve 28 Nisan 1912 tarihinde aniden çok kötüleşti. 29 Nisan’ın Pazartesi sabahı ise bu geçici dünyaya veda edip sonsuzluğa geçti. Ailesi, Mağusa’dan yaklaşık bir mil uzaklıktaki o “Kutsal Varlığa” ait, Barutçuzade Hacı Hafız efendinin evinin yanındaki araziye gömülebilmesi için Mağusa Kaymakamı’ndan izin istediler. Ekselansları Kaymakam çok nazik ve ilgili bir şekilde orada mezar kazılmasına ve etrafının taşlarla çevrilmesine hiç vakit kaybetmeden izin verdi. Daha sonra bir tabut yapıldı ve hazırlandı, aynı günün ikindi vakti Kaymakamın davetiyle veya kendiliğinden gönüllü gelen birçok hükümet yetkilisi, halktan bazı kişilerle birlikte, yayan bir vaziyette,  “Kutsal Varlığın”  cenazesini omuzlarında taşıyarak, dualar okuyarak ve saygı göstererek, surlar içindeki evinden “Kutsal Mezar’a” kadar taşıdılar. Fakat hiç bir yerde “Mutammimi Bayan” adlı Ezelilerin kutsal kitabı bulunamadığı için, Mağusa’nın Cuma imamı ve bazı başka Müslüman din adamları, İslam gelenek ve göreneklerini yerine getirdikten sonra onu tabutuna koyarak gömdüler. Cenaze Mağusa’nın surlarının kapısına geldiği zaman, cenaze alayına “Kutsal Varlığa” son yolculuğunda eşlik etmek için bekleyen Avrupalılar da katılmıştı…”

Suphi Ezel ölümünden önce hangi oğlu ona benziyorsa mirasının ona kalacağını bildirmişti. Ama kimse kutsal “Mutammimi Bayan’ı” bulup çıkaramadığı için sonuç olarak tüm çocukları mirasçısı olarak kabul edilecekti. Babi dininin başına ise Kıbrıs’ta yaşamayan bir zat geçecekti.

Ezel’in Mağusa’da yaşayan beş oğlu vardı. Mektubu yazan Costi (Rıdvan) haricinde Büyük oğlu Ahmet bir sure İstanbul’da bir bankada çalışmış, daha sonra tüm servetini kaybettikten sonra tekrardan baba evine sığınmıştı. Mektubun yazıldığı tarihte, 1905 yılında açılmış Mağusa tren garında hamal olarak çalışmaktaydı. Bu statü düşüşün nedenini ise hala daha öğrenmiş değilim. Öte yandan bazı kaynaklar Ahmet’in 1922 yılında Hayfa’ya gittiğini ve Abdulbaha’ya sığındığını ve bir Bahai olarak 1933 yılında öldüğünü ve Hayfa’daki Bahai mezarlığına gömüldüğünü iddia ederler. Babi dinini çok yakından çalışmış ve Ezeli ailesini yakından takip etmiş olan E. G. Brownie, o dönemde hayatta olan kardeşler arasında en varlıklı olanın Mağusa’da bir kumaş tüccarı olarak çalışan Abdul Ali’nin olduğunu iddia eder.

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 163508,163507,163506″][/images_grid]

Abdul Ali Kıbrıs’ta Ali Efendi olarak tanınıyordu. Ali Efendi’nin oğlu Celal babasının ölümünden sonra Hayfa’ya giderek Bahailerin Halifesi Abdul Baha ile tanışmış ve onun sayesinde Filistin’de hükümet işine girmeyi başarmıştı. 1948 yılında çıkan savaştan ve İsrail’in ilan edilmesinden sonra Kıbrıs’a dönmüş ve İngilizlerin radyo dinleme servisinde iş bulmuştu. Celal’in hiç çocuğu olmamıştı. Öte yandan Celal’ın dört kız kardeşinden biri genç yaşta kanserden ölecekti (Wahida). Diğer kız kardeşlerden Nayyira ise başından geçen kötü bir gönül macerasından sonra içine kapanmış ve bir sure sonra hayata gözlerini yummuştu. Tal’ia adlı kardeşe ise ne olduğunu bulamadım. Alima adlı hayatta kalan kız kardeş ise Kıbrıslı Türk olan Fazıl Örfizade ile evlenecekti. Onların çocukları Şule hanım ise Lefkoşa’da Kumsal mahallesinde hala daha yaşamını sürdürmektedir. Kızı Şirin ve torunları Deniz Birinci ve Tekin Birincidir. Şule hanımın kardeşi Doktor Ezel Örfi ise hayatının büyük bir kısmını Kanada’da geçirmektedir.

Subhi Ezel’in 1868 yılında Kıbrıs’a geldiğinde dokuz oğlundan yanında sadece üç tanesi vardı: Rıdvan, kumaş tüccarı Abdul Ali  ve Ahmet. Daha sonra Mağusa’da başka çocukları daha dünyaya gelecekti. Öldüğü tarihte yanında en genç oğlu Taqíu’d-Dín vardı. Taqíu’d-Dín’in Rıza Ezel adlı bir oğlu vardı. Rıza Ezel ise şu ana Suphi Ezel’in türbesinin “care taker”i olan İsmet Ezel’in dedesidir sanırım.

Bazı kaynaklar Suphi Ezel’in akli dengesi bozuk Mehmet adlı bir oğlunun daha olduğunu iddia ederler. Cenaze töreninden sonra “halifenin” mirası tüm kardeşlere kalmıştı. Ama en önemlisi geriye bıraktığı yazılar, dosyalar ve kitaplardı. Cobham’a Mağusa’da yaşayan Süryani asıllı müzeci ve antika meraklısı Mogapgap adlı kişiden giden bir mektuptan Costi’nin kendi elinde tuttuğu kitapları satmak istediğini öğreniriz. Diğer kitaplara ise diğer kardeşler el koymuşlar ve koruma altına almışlardı. Cobham’a ulaşan kitapların listesi ve fiyatları şöyleydi:

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 163505,163503,163501″][/images_grid]

1- Kitábu’n-Nur, bu başlıkta yazılan eserlerin en kapsamlısı, Bağdat’da yazılmıştı. Fiyatı £30.

2- Díwánu’l-Azal, fiyatı £20.

3-Lahadhát, fiyatı £20.

4- Sata`át, fiyatı £20.

5- Jawámi-`u’l-Hayákil, fiyatı £20.

6- Lawámi`, fiyatı £20.

7- Lawáhidh wa Nafáyi,` fiyatı £20.

8- As-Sawáti`, fiyatı £20.

9- Latá’ifu’l-Azal, fiyatı £20.

Yukardaki kitaplar (no. 3,4,6 ve 7) 26 Eylül 1917 tarihinde British Museum’a teklif edilmişlerdi. Sonuç olarak British Museum arşivine toplam 52 tane Ezel’e ait eser girmişti.

Suphi Ezel’in Kıbrıs’ta yaşayan çocuklarının haricinde dünyanın dört bir yanına dağılmış başka çocukları ve torunları da mevcuttur. Şu an Kıbrıs’ta hala yaşayan bir torun çocuğu vardır: Şule Örfi (Süha). Mağusa’da Suphi Ezel’in türbesinin ve evinin “care taker”i ise, Ezel’in torununun torunu olan gazeteci İsmet Ezel’dir. Bazı kaynaklardan yukarda söz ettiğimiz torun Celal Ezel’in Ezelileri ve Bahaileri tekrar bir araya getirmeye çalıştığını ve 1952 yılında Mağusa’da büyük bir toplantı düzenlediğini ve gerek Akka’dan, gerekse İran’dan bazı Bahai ve Ezeli önde gelenlerini bir araya getirdiğini öğreniriz. Daha sonra Celal Ezel Mağusa’ya gelen Bahailerin tanıdığı bazı kişileri Bahai dinine devşirmek istemelerine kızacak ve uzun yıllar sürecek bir polemikti tekrar başlatacaktı. Suphi Ezel’in türbesinin ise hala daha İran’dan veya başka yerlerden gelen Babiler tarafından arada sırada ziyaret edildiğini biliyoruz. Eskiden Türbe’de bazı kitaplar vardı. Ezel’in yağlıboya bir resmi ise duvarda asılıydı. Bu tablonun ressamı ise Mağusa surlar içinin restorasyonuna hayatını vermiş birçok müzenin açılışını yapmış Mogapgap’dan başkası değildi.

Bu haftaki Ezeli ve Bahai araştırmamız bu kadar. Gelecek hafta, inşallah sizi yaşayan bazı Ezeli ve Bahailerle sayfalarımızda buluşturmaya çalışacağız. Herkese iyi pazarlar.

Kaynakça:

Moojon Momen, The Cyprus Exiles, Baha’i Studies Bulletin 5:3-6:1, pages 84-113

1991.

Rıdvan Ali, (tercüme: E.G. Browne, Account of the Death of Mirza Yahya Subh-i Azal, Materials for the Study of the Babi Religion (https://bahai-library.com/ridvan_death_mirza_yahya).

[newsbox style=”nb3″ title=”POLi 288″ display=”tag” tag=”288″ number_of_posts=”6″ sub_categories=”no” show_more=”no” post_type=”post”]



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı