Türkiye günlerdir, Süleyman Şah ile yatıp kalkıyor. İktidar kanadı, Süleyman Şah’ın mezarının Türkiye yakınına taşınmasını askeri başarı ve zafer olarak nitelerken, muhalefet kanadı, vatan toprağının terk edilmesi ve ihanetle suçluyor. Süleyman Şah’ın mezarının Türkiye sınırına taşınması olayı o noktaya geldi ki, MHP Genel Başkanı Bahçeli, eleştirisini, Türkiye Genelkurmay Başkanı’nı vatan konusunda bilgisiz olmakla suçlamaya kadar vardırdı.
Türkiye Genelkurmay Başkanı da, Bahçeli’yi, “Bana vatan toprağı konusunda eleştiri yöneltemezsin” şeklinde eleştirdi.
Türkiye’yi ayağa kaldıran bu Süleyman Şah kimdir. Bu konuda VİKİPEDİ’de yazılanların kısa bir özeti aşağıdadır.
Süleyman Şah veya Süleyman Şah Kaya Alpoğlu (1178 – 1227, Fırat), Kaya Alp’in oğlu, Ertuğrul Gazi’nin babası, Osman Gazi’nin dedesidir. Oğuzların Kayı boyundandır. Doğum yeri ve tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur.
12. yüzyılın sonlarında doğduğu ve Kayı boyunun reisi olduğu bilinir. Yani, Süleyman Şah, Osmanlı İmparatorluğunu kuranların atasıdır.
Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın Orta Asya’daki istilâsı üzerine, 13. yüzyılda Türkistan’dan batıya doğru göç etmeye karar vermiştir. Türkistan’dan 50.000 kişiyle Kuzey Kafkasya üzerinden Doğu Anadolu‘ya gelerek, 1214’te Erzincan ve Ahlat taraflarına yerleşti. Aynı boya mensup bazı aşiretler de Diyarbakır, Mardin ve Urfa’ya yerleştiler. Süleyman Şah Kayı Boyu’ndan birkaç bey ile Caber’e giderken Fırat Nehri’nde boğuldu. Ölümünden sonra Caber Kalesi’nin Fırat nehri hizasındaki Kuzey’de bir kümbete defnedildi.
Mezarın bulunduğu bölge, I. Dünya Savaşı sonrasında Suriye, Osmanlı Devleti’nden ayrılınca, Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır. Ancak Ankara Anlaşması ve Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’nin toprağı sayılmıştır. Günümüzde Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın mezarının yanında bulunan türbesinde Türk askeri nöbet tutmaktadır.
Son olarak, IŞİD’in talanından kurtarmak için, 21 Şubat 2015 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından Suriye’deki iç savaş öne sürülerek gerçekleştirilen operasyon neticesinde türbe geçici süreliğine Türkiye sınırına 180 metre mesafedeki Eşme köyüne taşınmıştır.
Süleyman Şah’ın kerameti, öldükten sonra da devam etmektedir.
Şimdiye kadar mezarı 3 kez değiştirilen, Süleyman Şah, Türkiye’deki siyasi partileri bölerken, Kürt ve Türk yakınlaşmasını da hızlandıran bir olayı tetiklemiştir.
Süleyman Şah’ın mezarını daha yakına taşımak için, Türkiye askerleri Kobani üzerinden, IŞİD’in kuşatması altındaki bölgeye giderek, mezarı ve emanetleri Eşme Köyüne taşınmıştır.
Bu operasyon sırasında PKK bağlantılı YPG den 300 kişi, Türk askerine GÜVENLİK KORİDORU açarak, bu operasyonun başarısında önemli rol oynamıştır.
Türkiye ile Kürtler, tarihi koşulların dayatmasının yanı sıra, son olarak IŞİD dayatmalarına karşı, ister istemez aynı cepheye sürüklenmişlerdir.
Türkiye ve Kürtler, ULUSLARARASI KOALİSYON’da, IŞİD’ee karşı ortak mücadele noktasına da sürüklenmişlerdir.
“Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” atasözünü yeniden hatırlatmada fayda var. Bölgesel çelişmeler, Kürt ve Türkleri hızla aynı cephede yer almaya itmektedir.
Süleyman Şah, ölümünden yüzyıllarca sonra, Kürt-Türk iş birliğinin tetikleyicisi olarak kerametini göstermiştir.
KÜRT-TÜRK SORUNUNDA Çözüm süreci, zigzaglar çizse de, Süleyman Şah operasyonundan sonra daha da hızlanarak devam edecektir.
HAYAT’ın dayatmaları, milli hezeyanlardan daha güçlüdür.
Orta Doğu’daki çelişmeler ve büyük alt üst oluşlar, Kürt-Türk yakınlaşma sürecini daha da hızlandıracaktır.
































