Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Su geliyor karar yok

HÜKÜMET KARAR VEREMİYOR: Türkiye’den gelecek suyun nasıl dağıtılacağı ve yönetileceği konusunda sıkıntılar sürüyor. Kasım ayında gelmesi beklenen suyun dağıtımının nasıl olacağı ile ilgili hükümet karar veremiyor. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Bakanlar Kurulu’na gerekli bilgileri göndermesine rağmen hükümet sonuç alıcı karar almakta ağır davranıyor

ÜRETİCİLER ÖZELLEŞTİRME İSTEMİYOR: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri’nin önerdiği özelleştirme teklifi, üretici kesiminden destek bulamadı. Üreticiler, yapılması düşünülen özelleştirmenin fiyat bakımından kendilerini zora sokacağını ifade etti ve ekledi: Adil ve uygun fiyat için suyun dağıtımı yerel yönetimlere verilmeli
“6 AYDIR SONUÇ YOK”: Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı ise bakanlık olarak kendi düşüncelerini 6 ay önce hükümete sunduklarını belirterek hükümetin bu konuya halen nokta koyamadığını söyledi. Bakırcı: “Türkiye’deki yetkililer bize ‘sizin altyapınız yeterli değil’ diyor. Biz de bu görüşteyiz. Bu noktada yap işlet devret modeli en uygunu olur.”

Bertuğ TOPAL
Türkiye’den gelecek suyun işletme devri konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri’nin önerdiği özelleştirme teklifi, sivil toplum kuruluşları tarafından kabul görmedi.
Hayvancılar, Seracılar ve Narenciyeciler suyun işletim devrinin devlete veya belediyelere verilmesini istiyor.
Üreticiler, Türkiye’den gelecek 75 milyon metreküp suyun dağıtımı ve işletim devrinin ilk etapta devlet tarafından yapılmasının maliyet ve eşitlik nedeniyle hassas olduğunu söyledi.
Suyun devrinin özelleştirilmesi durumunda aşırı fiyatlandırma ve eşit dağıtımda sorunlar yaratabileceğini ifade eden üretici kesim, bu kadar önemli bir yatırımın halka eşit şekilde dağıtılmasının önemine vurgu yaptı.

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı ise üç ihtimalden birinin yapılacağını ifade ederek hangisinin hayata geçirileceğine ise hükümetin karar vereceğini söyledi.  Bakanlık olarak kendi karar ve düşüncelerini 6 aydır hükümete sunduklarını ifade eden Bakırcı, hükümetin bu konuda henüz bir nokta konulamadığını da ifade etti.
Üreticiler ayrıca bakanlık ve üretici kesim ile bir araya gelinerek iyi bir planlama yapılması gerektiğini vurgulayarak aksi takdirde projenin heba olacağını ifade ettiler.
Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithat Kargı, suyun dağıtımının belediyeler tarafından yapılmasının en mantıklı yöntem olduğunu söyleyerek halka ucuz hizmet temelinde en iyi yöntemin bu olduğunu söyledi.
Narenciye Üreticileri Birliği Ali Alioğlu ise suyun işletme devrinin devletin idaresi altında yapılmasının önemli olduğunu kaydederek, suyun eşit bir dağılım ile üreticiye ulaşmasında devlet otoritesinde yapılması gerektiğini belirtti.
Hayvancılar Birliği Mustafa Naimoğluları ise suyun dağıtımının özelleştirilmesi durumunda suyun kaça verileceği ve ne şekilde dağıtılacağı noktasında belirsizlikleri oluşabileceğini ifade ederek ilk etapta devletin bu işi ele almasının önemine dikkat çekti.
Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle konu hakkında yorum yapmaktan kaçınırken ilgili bakanlıkların kendilerini toplantıya çağırıp konu hakkında bilgilendirmesini beklediklerini kaydetti.
TC Su İşleri özelleştirilsin teklifinde bulundu
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri KKTC Proje Müdürü Birol Çınar dün Havadis’e yaptığı açıklamada işletme konusunda üç seçenek olduğunu bunların Belediyelerin suyu dağıtmaya devam etmesi, dağıtımın tamamen özelleştirilmesi veya yarı özel yarı devlet modeli olarak aktardı. Çınar, kendilerinin özelleştirmenin daha uygun olacağını düşünerek KKTC hükümetine teklifte bulunduğunu söyledi.
Sulanacak alanlar
Çınar ayrıca, gelecek olan suyun yarısı ile sulanacak alanlar Güzelyurt’ta ODTÜ’nün altındaki alan ve Mesarya’da da Ercan Havaalanı’ndan Mağusa’ya doğru uzanan yolun güney tarafı olarak belirlendiğini belirtti.
Kargı: Belediyeler yapmalı
Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithah Kargı, suyun dağıtımının belediyeler üzerinden yapılmasının en doğru yol olduğunu ifade ederek belediyelerin halka hizmet kapsamında su için en uygun fiyatlandırmayı yapacağına emin olduklarını söyledi.
Dağıtımın özele verilmesi durumunda ise fiyatlarda belirsizlik olacağını kaydeden Kargı, özele geçirirseler fiyat artacak. Her zaman için belediyelerde kalması daha iyidir. Dolar yükseldi diyecekler fiyatları yükseltecekler. Özele devrolmasını istemiyoruz. Bizim bölgemiz için Tatlısu Belediyesi’ne verilirse kontrollü bir şekilde harcatacağından eminiz. Bunun kontrolünün onlarda olması daha iyi olur. Özel biraz daha iyi yapabilir bu işi ama fiyat konusunda yüksek tutacak. Su belediyelerin kontrolünde kalırsa belli bir zamandan sonra bedavaya gelmiş olacak. Özelde olursa sürekli bir şekilde ödeyeceğiz” diye konuştu.
Alioğlu: Geçmiş tecrübeler nedeniyle özelleştirmeye karşıyız
Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, ilk etapta özelleştirme yerine devletin suyun dağıtımını idare etmesi gerektiğini söyleyerek geçmişte yaşananların kendilerini buna sürüklediğini söyledi. Geçmiş dönemde Güzelyurt’taki su kuyularının kişisel kullanıma verilmesi ile fiyatların ciddi şekilde tavan yaptığını kaydeden Alioğlu, bunların yaşanmaması için Türkiye’den gelecek suyun dağıtımının yerel yönetimler ve devlet tarafından yapılmasının şart olduğunu belirtti.  Alioğlu, “Bu suyun mülki idare amirliği tarafından kontrol edilmesi en azından tüm üreticilere eşit su sağlayacak. Günün şartlarına uygun fiyatları yaşam standartlarına göre indirip yükseltecek.”
 
Naimoğluları: Ciddi ciddi planlama yapılmalı
Hayvancılar Birliği Mustafa Naimoğluları suyun dağıtımının özelleştirilmesi durumunda suyun kaça verileceği ve ne şekilde dağıtılacağının belirlenmesinin gerektiğini söyledi. Plan programsız bu işlerin yürüyemeyeceğini kaydeden Naimoğluları, ilgili bakanlıklar ve üreticilerin oturup bu konuyu değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“Belediyeler bizim derdimizden daha iyi anlar”
Naimoğluları, “Nasıl kurtarıyorsa ne şekilde uygun fiyata verileceği bilinmesi gerek. Maliyet yüksek olacaksa özelleştirilmesinin mantığı yoktur. Pahalıya satılacaksa bir anlamı yok. Dağıtım belediyelere verilmeli öncelikle. Bir sıkıntı olursa birlikte çözeceğiz. Özelleştirmeye karşıyız. Dağıtım ve maliyet amaçlı kolay olmayacak. Belediyeler hayvancının çiftçinin durumunu daha iyi bilir. Tarım arazilerinin durumunu daha iyi bilir. Maliyetlerini ona göre ayarlar. Baştan özelleştirme yapılırsa iyi olmaz. Ne zaman geleceği bilinmiyor ama köylerde yer altı suları kalmadı. Hayvancı içirecek su bulamıyor. Doğru yerlere kullanılması gerek. Bu suyun nasıl kullanılacağı bilinmiyor. Tarımsal ürünlerin ekileceği bilinmiyor. Dağıtım dahi bilinmiyor. Hükümet bütün kesimleri bilgilendirilmesi gerek” diye konuştu.
Çiftçiler bilgilendirme bekliyor

Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle ise kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını ifade ederek bilgilendirme yapılmasının ardından tavırlarını belirleyeceklerini söyledi. Kelle, Tarım Bakanlığı ile yaptıkları görüşmede suyun dağıtımı konusunda net bir durumun olmadığının kendilerine ifade edildiğini söyledi.
Bakırcı: 6 aydır görüşlerimizi söylüyoruz ancak nokta konulamadı
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada üç ihtimalden birinin yapılacağını ifade ederek hangisinin hayata geçirileceğine ise hükümetin karar vereceğini söyledi.  Bakanlık olarak kendi karar ve düşüncelerini 6 aydır hükümete sunduklarını ifade eden Bakırcı, hükümetin bu konuda henüz bir nokta konulamadığını da ifade etti. Bakırcı, “Biz 3 alternatifi de önlerine koyduk ve tartışmaya açtık, bekliyoruz. Başbakanlık Müsteşarları ile de bizim müsteşarlarımız sürekli istişare halinde. Sonuç olarak hükümet kararı olacağı için Başbakanlığı bekliyoruz” dedi.
Türkiye “siz yetersizsiniz” dedi

Bakırcı, Türkiye Cumhuriyeti’nin görüşünün yap işlet devret modeli yönünde olduğunu söyleyerek, mühendislik ve altyapı yönünden KKTC makamlarının yetersiz olduğunu söylediklerini belirtti.  “Diyorlar ki sizin altyapınız ve teknik elemanlarınız yeterli değil bu konuda. Dolayısıyla bu suyu size verdiğimizde yönetme konusunda siz henüz o yeterliliğe sahip değilsiniz. Sonuç olarak yap işlet devret dediğimiz model eğer olacaksa bu sadece kullanım ve içme suyu olarak kısmında olacak. Tarım kısmında olmayacak. Biz kendi üstümüze düşeni yapalım. Tarım Bakanlığı da kendi üstüne düşeni yapacak ve politikasını belirleyecek. Bizim eğilimimiz bakanlık olarak yap işlet devret modeli olacaktır. Çünkü biz de ayni şekilde Türkiye ile aynı düşünceye sahibiz. Ne mühendis ne de altyapımız bunlara yeterli. Dolayısıyla biz şu an yeterli teknik donanıma sahip olmadığımız için suyu şu an yönetecek durumda değiliz. Yap işlet devret şekliyle yönetmek dünyaya baktığınızda hep bu şekildedir. Bizim öngördüğümüz bu ama bu sadece bizim öngörümüz hükümetin değil. Bu kararın en kısa sürede çıkmasını temenni ediyoruz” dedi.
“Tarımda kullanım farklı olacak”
Bakan Bakırcı, tarımla şebekelerde kullanımın farklı olacağını ifade ederek tarımla şebekenin suyunun ayni şekilde yönetilmesinin yanlış olacağını söyledi. Bakırcı, “Her ülkenin farklı bir tarım politikası vardır o yönde bu suyu kullanır. Bir de normal evlerde, işyerlerinde veya fabrikalarda kullandığımız sular vardır o suyun yönetimi farklı olur. Dünyanın her yerinde de bu böyledir”

 

 

Rakamlarla Su Projesi

Yaklaşık 1 milyar TL değerindeki KKTC Su Temin Projesi kapsamında Türkiye’deki Alaköprü Barajı’ndan Kıbrıs’ın kuzeyine 2040 yılına kadar yılda 75 milyon metreküp su taşınması planlanıyor. Deniz geçişi, dünyada ilk kez uygulanacak olan bir yöntemle, boruların deniz tabanı yerine deniz yüzeyinin altında askıda geçmesi yöntemi ile gerçekleşecek olan proje kapsamında, Türkiye’deki Alaköpru barajı ve Alaköprü barajından Anamur Dengeleme Deposu’na uzanan 23 km’lik isale hattı tamamlandı.

Türkiye ve Kıbrıs’ta deniz tabanına gömülü ve deniz tabanına serili toplam 13,5 km’lik boru montajı yapıldı. Dünyada ilk kez uygulanmakta olan askılı kesim için ise, her biri 220 ton ağırlığındaki 104 adet ankraj blok, en derin yeri 1,450 metre olan deniz tabanına indirildi. Deniz yüzeyinin 280 metre altından geçecek olan toplam 66,5 km’lik boruların montaj işlemleri devam ediyor.

 

Kıbrıs tarafında ise, Güzelyalı ve Geçitköy Terfi İstasyonları ve iki istasyon arasındaki terfi hattının inşaatları tamamlandı. Suyun depolanacağı Geçitköy Barajı’ndaki çalışmalar bitti. Çamlıbel’deki Arıtma Tesisi ise, 2015 yılının ilk aylarında performans testlerine hazır hale gelecek. Arıtma Tesisi’nden çıkan su 457 km’lik dağıtım hatları ile Lefkoşa, Girne, Mağusa-İskele ve Dipkarpaz’a ulaştırılacak. Yaklaşık 63 km uzunluğunda olan Lefkoşa hattının 55 km’sinde boru montaj işlemleri tamamlandı. Lefkoşa’dan sonra su, sırasıyla Girne, Mağusa-İskele ve Dipkarpaz dağıtım hatlarının boru montajlarının tamamlanması ile bu bölgelere ulaştırılacak.

Türkiye’den gelecek olan suyun yarısı ise Güzelyurt ve Mesarya’da sırasıyla 6,400 ve 7,400 hektarlık bir alanın sulanması için kullanılacak. Şu anda ihaleyi alan iki Türk özel şirket, Güzelyurt ve Mesarya ovaları sulama projesi çalışmaları kapsamında suyun Geçitköy Barajı’ndan alınıp ilgili bölgelere götürülmesi için gerekli olan tesisleri projelendiriyor.