Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Statükonuz çatırdıyor değil mi?

Yurt dışı seyahat için kimlik-pasaport tamam mı?

Kıbrıs Cumhuriyeti amblemli hem de…
Tamam…
Sağlığı bozulan “Kıbrıs Cumhuriyeti” üzerinden sağladığı haklarla Güney’deki hastanelere koşuyor mu?
Koşuyor.
Larnaka Havaalanı daha ucuz diye yurt dışı seyahatlerde tercih ediliyor mu?
Ediliyor…
Güney’deki Türk toprakları satılıyor mu?
Satılıyor…
Ne kaldı geriye?
Futbol değil mi?
Yine “Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinden oynasak futbolumuzu” ne olur?
Olmaz…
Neden olmaz peki biliyor musunuz?
Statüko tam çatırdar.
Bu bağrış- çağrışların nedenidir işte mevcut durum.
Sürüp gitsin ister herkes.
Gelinen aşamada Hasan Sertoğlu’nun attığı imza, “statüko koşullarını kökten” sarsmıştır.
Sıkıntının nedeni budur.

Kolay değil…
Tartışmalara baktıkça…
“Bu hakim siyaset bu işe izin vermez” deyişim de bundandır.
Herkes sus pus…
Kafatasçı yaklaşımlar en önde…
“Olmasın” diyenlerin sesi daha gür çıkıyor.
“Siyaset ile KTFF’nin özerkliği uyumlaşmalı” demem odandır.
Yoksa, kolaydır, “Yürü be Hasan Sertoğlu kim tutar seni” demek.
Tablomuz nettir.
Futbol böyle devam edemez.
Kendi takımlarımızı Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor’dan daha az sever olduk.
Kıbrıs Türk futboluna ayıracak beş kuruşumuz yoktur, ama İstanbul’da maç kaçırmayan Kıbrıslı Türk sayısı bir hayli fazladır.
Bunu yadırgadığımdan değil.
İçine düştüğümüz durumu anlatması açısından…
Statüko bu denli durumu içselleştirmişken…
Ne yapılabilir ki?

Futbol camiası kenetlenmeli
Geriye ne kalıyor?
Futbol camiasının birlik ve beraberliği.
Hasan Sertoğlu’nun imzası bize gerçeği gösterdi.
Tek çıkış yolu budur.
Ya KOP üzerinden ülke futbolu dünyaya açılacak…
Ya da “Pirili değerinde futbol” oynayamaya devam edeceğiz.
Yüzümüze tokat gibi çarpan gerçek budur.
İstediğiniz kadar FIFA’yı suçlayın…
İstediğiniz kadar UEFA’yı…
KOP ya da TFF’yi…
Bizim durumumuz bu kadar acınacak noktadadır.
Daha kötüsü bizim siyaset adamlarımız da dahil…
“Futbolseverlerin” dışında kimsenin umurunda değildir.
Hiçbir şey yapmadıysa Sertoğlu bu süreçte…
Sadece bu imza ile bizi yüzleştirdiği gerçek yeter.

Hade “gılına dokunun” bakalım…
Birileri ısrarla Sertoğlu’nu hedef gösteriyor…
– Memleketi sattın
– İmza atma yetkin yok, imza attın
– İstifa et
– Evine git…

Üzerine üzerine gidiyor birileri…
Hani Hasan Sertoğlu’nun kimseye ihtiyacı yoktur…
Yüreği patlaktır…
Cevabını da verir…
Ama hadi biri “gılına” dokunsun…
Buna kimse izin vermez.
Fikriniz varsa tartışın…
Sözünüz varsa söyleyin…
Efelenmelere gerek yok…

 

***
“Ne zaman bulduk CTP’yi yanımızda…”

Meclis Başkanlık koltuğuna geçici bir süre TDP Mağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli oturdu dün.
Kürsüde Zorlu Töre…
Hedefinde Hasan Sertoğlu ve KTFF…
Derken indi…
“Sataşma var” diyerek Ferdi Sabit Soyer söz istedi…
“Sataşma yok” dedi Hüseyin Angolemli…
Söz vermedi.
Kalyoncu müdahale etti, “Adam ismimizi anar, sen bize söz hakkı vermen. Sevdin o koltuğu. Yarın bir şey olursa, CTP’yi bulamaycan yanında…”
Kalyoncu bunu diyince, Angolemli hiç düşünmeden, “Ne zaman bulduk CTP’yi yanımızda” der…
Kısa bir sessizlik…
Kendinin de aklına “ara seçim” gelmiştir belki de…
Angolemli evinden meclise gelirken, Mağusa’da CTP oyları yok muydu?
Nitekim Soyer, “Bari sen söyleme Hüseyin bey” dedi.
Siyaset işte…