KKTC’de sosyal medya kullanımı çok yaygın olduğu bilinen bir gerçek… Gerçi nerde yaygın değil ki? Dünyada internetin gittiği her yerde sosyal medya kullanımı var. Sorun sosyal medyanın kullanımı değil, sorun sosyal medyanın doğru kullanılıp kullanılmadığıdır.
Görebildiğim kadarı ile KKTC’de sosyal medya kullanımı 7’den 77’ye kadar yaygın. Hatta bunun 7’den 77’ye olması gençlerin sürekli sosyal medya platformlarını değiştirmesine neden oluyor. Özellikle gençler ebeveynleri tarafından sosyal medya üzerinden takip edilmeyi sevmezler ve genellikle farklı platformları kullanmayı tercih ederler. Ebeveynler de bu takibi sıkı bir şekilde sürdürmek isterler. Bu takibi sürdürürken de çok sayıda hata da yaparlar.
Uzmanların bu konudaki en ciddi uyarıları arasında çocuklarımızın fotoğraflarının sosyal medya üzerinden paylaşılmasıdır. Bu konuya çok fazla dikkat ettiğimizi sanmıyorum. Aksine özellikle çocuklarımızın fotoğraflarını sosyal medyadan paylaşıyoruz. Bu paylaşımlardan dolayı başımıza olumsuz bir şey gelmemiş olabilir ancak gelmeyeceği anlamına da gelmez.
Çok iyi biliniyor ki dijital ortamda suç şebekeleri çocukların fotoğraflarını çocuk pornografisi, dolandırıcılık, çocuk istismarı için malzeme elde etmek amacıyla kullanıyor. Ebeveynlerin sosyal medyada paylaştığı fotoğraflar çocukların mahremiyetini ve güvenliğini tehlikeye atabilir.
Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg kendi sosyal medya hesaplarında çocuklarının resimlerini paylaşırken yüzlerini kapattığı biliniyor.
Konunun uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Barış Horzum, bu konuda şöyle diyor “Derin sahtecilik” olarak da bilinen Deepfake’i, farklı ses ve görüntülerin bir araya getirilerek manipülatif içerik üretmek için kullanılıyor. Aslında insan yararına kullanılabilecek bir teknolojiden bahsediyoruz fakat bu teknoloji günümüzde insanların güvenlik ve etik değerlerini tehlikeye atacak şekilde kullanılıyor. Ebeveynler tarafından umuma açık yapılan fotoğraf paylaşımları, çocukların internet ortamında yıllar boyunca silinmeyecek dijital ayak izlerini oluşturuyor. Bu da çocukların geleceğini, mahremiyetini ve kişisel verilerinin gizliliğini tehlikeye atıyor.”
KKTC tanınmıyor diye, iyi niyetli ve saf Kıbrıs Türk halkı da zannediyor ki sosyal medyanın sınırları KKTC ile son buluyor. Dolayısı ile bol bol çocuklarımızın resimlerini sosyal medyada paylaşıyoruz.
Hatta çoğu zaman öğretmenlerin öğrencilerinin resimlerini sosyal medya üzerinden paylaştıklarını görüyoruz. Çünkü bizler sosyal medyayı haber alma veya duyurma aracı olarak görüyoruz. Çağdaş batılı toplumlarda öğrencilerinin resimlerini sosyal medyadan paylaşan öğretmenin işine ertesi gün son verilir. Örneğin İngiltere’de izinsiz öğrencisinin resmini sosyal medyada paylaşan bir öğretmenin yaptığı skandal olarak nitelendirilir.
Tabii ki bizde öğretmenlerimiz bunu iyi niyetle veya duyuru amaçlı yaptığı için ebeveynler de memnun. Ancak sorun öğretmenin iyi niyeti ve ebeveynlerin memnuniyeti değil. Sorun karşı tarafın kötü niyetidir. Kötü niyetlilere fırsat vermemek gerekir.
Öğretmen arkadaşlar bilmelidir ki sosyal medyada “derslerimizde şunu yaptık, bunu yaptık” duyuruları bile ciddi tehlike içermektedir. Aslında Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu konunun farkında olması gerekiyor. Tüm Avrupa’da olduğu gibi öğrenci resimlerinin sosyal medya veya yazılı ve görsel medyada paylaşımı için ebeveynlerden izin alınması gerekmelidir.
Bu konu belli ki bizim ülke için yeni… Farkındalık yaratmak ve gerekli adımları atmak gerekiyor.
































