Köşe Yazarları

SİZ Mİ?

Ahmet Okan yazdı






Dini tarikatların faaliyetlerini serbest bıraktılar; cübbeli sarıklı insanlar ellerinde siyah bayraklarla her fırsat bulduklarında hilafet için yollara düşüyorlar.

Bu anlayış mı Kıbrıs Türküne laiklik dersi verecek?

Kimi imamlar açıkça laikliğin anayasadan kaldırılmasını istiyor; bunların arkası iktidar tarafından okşanıyor.

Bu zihniyet mi Kıbrıslıya laiklik dersi verecek?

Sırası geldiğinde bir Ermeni için “affedersiniz Ermeni” diyen anlayış mı Kıbrıslıya ayar verecek?

Askere alımlar için irtica faaliyetlerinde bulunmanın yasak olduğu kuralını kaldırdılar.

Bunları yapanlar mı Kıbrıs’ta din işlerinin nasıl yürümesi gerektiğini öğretecek?

Düşünce ve fikir özgürlüğünün giderek paramparça olduğu; yargının tek elde toplanıp partileştirildiği bir rejim mi buradaki anayasal düzene çeki düzen verecek?

Seçimlerin içinde adaya taşınıp bir partinin seçim kazanması için seçim karargahı kuranlar, seçim yasaklarını çiğneyip açılış yapanlar, Maraş’ta resepsiyon düzenleyenler, TC bankaları üzerinden belirledikleri kesimlere maddi katkılar sağlayanlar ve kapı kapı gezip oy yönlendirenler mi buraya akıl taşıyacaklar?

Milyonlarca dürüst insanı ve siyasetçiyi tenzih ederek söylüyoruz, öncelikle kendinize bakmalısınız.

Her gün bir skandalla çalkalanıyorsunuz.

Demokrasiden uzaklaşmak bir yana,

Akıllara durgunluk veren olaylara uyanır her gün halkınız, şaşkınlık içinde.

Devlet eli ile insan kaçakçılığı yapılan bir ülke haline geldi o güzelim memleket.

Belediyeler kullanılarak insanlar gri pasaport alıp ülkeden kaçıyorlar, böyle bir şey karşısında Almanların aklı duruyor.

Tosuncuk çiftçilerin milyonlarca parasını çalıp tüyüyor.

Dünkü haberlere göre bir başkası kripto para vurgunu yaparak, iddialara göre 2 milyar doları alıp uçuyor.

Bir bakan, kendi aile işletmesinden devlete milyonlarca liralık dezenfektan satıyor.

Bir eğitim müdürü “Nutuk” u yasaklıyor.

Merkez Bankasındaki 128 milyar dolarlık rezerv para sorgulanır hale geliyor.

Bütün bunlar olurken her taşın altından bir darbe manası çıkararak muhalifler susturulmaya, neredeyse muhalefet yok edilmeye çalışılıyor.

Meclis kürsülerinden anayasa mahkemesinin kapatılmasını isteyen tek ülke haline geldi Türkiye, akıllara durgunluk; yetmedi Kıbrıs’taki anayasa mahkemesine de kılıç sallanıyor.

Bunlar yetmezmiş gibi sosyal hayat korku filmlerini aratmıyor; kadın katliamları hızını kesmeden sürüyor; bu cinayetler sürerken en gerici cemaatlerin baskısı ile İstanbul Sözleşmesi kaldırılarak dünyaya hangi siyasi rotada gidildiği gösteriliyor…

Siz mi buraya demokrasi, anayasa, laiklik, özgürlük, insanlık dersleri vereceksiniz?

 

 

 

 







Başa dön tuşu