Köşe Yazarları

Sınav dönemlerinde anne-baba tutumları






Ülkemizdeki eğitim sistemi sınav odaklı bir sistem olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne yazık ki aileler olarak da bunu kanıksamış durumdayız. Geçtiğimiz on gün orta öğretim kademesindeki çocuklar/gençler dönem sonu sınavlarına girdi. Dün de eğitim sistemimizin kanayan yarası Kolej Sınavı yapıldı.

Bu kez Kolej Sınavı’ndan da, çocuklarımızın ne eziyetler çektiğinden de bahsetmeyeceğim. Açıkçası şunu sorgulayacağım; acaba ülkemizde anne-babaların sınav dönemindeki tutumları ne kadar doğru? Çocuklarımıza yardım etmeye çalışırken zarar mı veriyoruz? Kendi egolarımızı tatmin etmek, kendi statümüzü korumak için çocuklara sınav dönemlerinde doğru davranıyor muyuz?
Aslında çevremize bir bakarsak, sınav dönemlerindeki çeşitli anne-baba tutumlarını görmeniz mümkün. Son dönemdeki en yaygın olan tutum anne-babalar da çocuklarla birlikte ders çalışıyor. Bununla da kalmayıp, çalıştığı iş yerinden izin alarak bir hafta çocukla birlikte kampa giriyor. Sınava girilecek dersle ilgili özet çıkarıyor, nelerin çalışılması gerektiğini çocuğa dikte ettiriyor. Hatta bazı anne-baba daha da ileri giderek “elinden telefonu aldım, bilgisayarı kapattım, belki ders çalışır” diyebiliyor. Niye anne babalar bu şekilde düşünüp, bu şekilde davranıyor diye kendi kendime soruyorum.
Şimdi ben 30 yıl geriye gidiyorum ve kendimi düşünüyorum. Benim annem babam niye böyle davranmazdı? diye kendi kendime soruyorum. 30 yıl önceki anne-babalar çocuklarını sevmez miydi? Çocuklarının başarılı olmasını istemez miydi?
Geçtiğimiz gün bir arkadaşımla konuşuyorum ve kendi çocuğundan şikayet eder ve şöyle der:” Yau hoca! Bizim oğlan çok iyi bilgisayar kullanır ama spor yapmaz hatta elmayı bile soyamaz” dedi. Ben da dedim ki “sen hiç elmayı çocuğa soymadan verdin mi? Elmayı dilimlemeden, bir tabağa koymadan çocuğun önüne koydun mu? Eline bıçağı verip elmayı soy dedin mi?” Adamın cevabı: “Yooooooo.”
İşte son dönemdeki en çok yanlış yapılan anne-baba tutumlarından biri de bu. Çocukların her şeylerini yaptığımız için, onlara yapacak bir şey bırakmadığımız için çocuklar beklenileni yerine getiremiyor. Zaten başında söyledik ya! Sınavlara bile onların yerine biz çalışıyoruz.
Bir çocuk veya genç öğretim hayatına nasıl başlar ve nasıl alışırsa öyle gider. Yani orta öğretime başladığı yıldan itibaren ailesi tarafından sınava çalıştırılan sürekli onlardan yardım alan, onlarsız sınav çalışamayan bir genç daha sonraki hayatında da benzer sorunlar yaşar. Sürekli anne-baba desteğine ihtiyaç duyar.
Günümüzde yurt dışında üniversitede öğrenim gören ve sınav dönemlerinde anne-babasının yardımı olmadan sınav dönemi geçiremeyen gençler vardır. Ancak bunun sorumlusu gençler değildir. Bunun sorumlusu orta öğretim döneminde onu bu alışkanlığı kazandıran anne-baba tutumlarıdır. Ben üniversitenin sınav döneminde Kıbrıs’taki işini gücü bırakıp yurt dışına çocuk çalıştırmaya giden aileler biliyorum.
Bir gerçek varsa artık çocuklarımızı kendi isteklerimize, kendi egolarımızı tatmin etmek, kendi statümüzü korumak, övünmek ve böbürlenmek için yetiştirmeyelim. Çocuklarımızı biraz kendi istekleri, onların mutlu olacağı şekilde yetiştirmekte fayda var. Bunu da yaparken ona rehber olarak, onu doğru yönlendirerek yardımcı olabiliriz.
Sınav dönemleri aileler için bir kabus haline dönüşmüşse eğer, burada yapılması gereken çocuklara nasıl ders çalışılacağını öğretmektir. Gerekirse bu konuda bir uzmandan da yardım alınabilir. Zaten uzmanlar, sadece sınav dönemlerinde yapılan çalışmanın yeterli olmadığını söylüyor. Sistemli ve her gün yapılan tekrarların daha kalıcı ve etkili bir çalışma yöntemi olduğu sürekli belirtiyor. Yeter ki anne-baba çocuğa güvensin, ona yapabilme fırsatı versin.
Kaldı ki, çocuklar okuldan ve derslerden çok mu memnun?
Çocuklar okulda çok mu mutlu? Okula koşa koşa sevinçle mi gidiyor?
Tüm bunları alt alta koyduğumda en masum çocuklar kalıyor.







Başa dön tuşu