Poli

Şeyh Nazım’ın Lefke’si ve inanç turizmi






 

Lefke sokaklarında son günlerde önemli bir hareketlilik göze çarpıyor. Bunun sebebi, ölümsüz Şeyh, Nazım Kıbrısi El Hakkani’nin üçüncü ölüm yıldönümü olan 7 Mayıs’ta onu anmak için akın akın Lefke’ye gelen sevenleri… İnanç turizminin etkisiyle, bölgedeki tüm konaklama tesisleri ve misafrihaneler dolmuş durumda… Şeyh Nazım, bedenen Lefke’de olmasa da yarattığı olumlu etki hiç bitmeyecek gibi…

 

İnanç Turizmi

Günümüz dünyasında, insanların en önemli boşluğunun, ‘iç huzur’ olduğunu düşünüyorum. İşte bu nedenledir ki, bu boşluğu doldurmak veya inanç sıçramalarını yakalamak için, turizm’in yükselen trendi durumundaki, ‘İnanç Turizmi’, alternatif bir turizm hareketi olarak, tüm dünyada büyük bir hızla yayılıyor.

Kudüs ziyaretleri, Mekke ve Medine yolculuğu, Budist tapınakları ziyaretleri, Konya’da Mevlana’nın yaratmış olduğu etki ve ‘Aziz Paul’un ayak izlerini takip etmek gibi inanç akımları, milyonlarca kişinin seyahat ettiği dinamik bir turizm hareketiyle, her geçen gün büyüyor.

Kıbrıs Adası, inanç turizmi açısından çok elverişli olup, yüksek tarihi değeri bulunan birçok kiliseye, camiiye, manastıra ve bazilikaya ev sahipliği yapıyor. Kıbrıs’ın din yolları üzerindeki konumu, hem Hıristiyan hem de İslami eserler bakımından çok zengin bir potansiyeli oluşmasına vesile teşkil etti. Lakin bu zengin değerlerin, inanç turizmi anlamında yeterince kullanamadığını da üzülerek belirtmek isterim.

Kıbrıs’taki İnanç turizmi açısından değer taşıyan başlıca çekim noktalarını incelersek karşımıza şu değerler çıkar:

Aziz Barnabas Manastırı, Larnaka’daki Hala Sultan Tekkesi, Çatalköy’deki Hz. Ömer Türbesi, Kırklar köyündeki Kırklar Türbesi, Mağusa’daki Kutup Osman Tekkesi, Lefkoşa’daki Mevlevihane, Salamis, Baf, Kourium ve Soli gibi Antik Kentlerindeki inanç durakları, Dipkarpaz’daki Apostolos Andreas Manastırı, Lefke’deki Camiiler, Şeyh Nazım Kıbrisi’nin Türbesi, Vezir Osman Paşa Türbesi, Güzelyurt’taki Aziz Mamas Kilisesi, Larnaka’daki Aziz Lazarus Kilisesi, Baf’taki St. Paul Pillar ve Aşk ve Güzelllik Tanrıçası Afrodit ismi ile anılan noktalar…

LEFKE’DE İNANÇ TURİZMİ HAREKETİ VE ŞEYH NAZIM

Kıbrıs Adasının batısında yer alan, Lefke, tarih süreci boyunca, temiz havası, huzurlu ortamı, yeşilliği, bol su kaynakları ve çevresindeki bakır maden yataklarından dolayı birçok medeniyet tarafından tercih edildi. Lefke, tabiatın ona bahşettikleriyle, bulunmaz bir cevher niteliğinde…

Yeşil Lefke sakinliğini Kasım 2015’te üye olduğu, uluslararası cittaslow (sakin şehir) payesi ile taçlandırdı. Tarih, kültür ve doğa değerleri yanında Lefke Nakşibendilerin merkezi olma özelliği ve Şeyh Nazım Kıbrisi’nin yaratmış olduğu inanç turizmi etkisi ile de anılmakta…

Nakşibendi Tarikatının ölümsüz şeyhi, Şeyh Nazim’ın, yaratmış olduğu dini etki ile Lefke, her yıl çok farklı dil, kültür ve renkten binlerce kişiyi buluşturuyor. İç huzur arayışı ile maneviyat turizmi ne katılan müridler için Lefke, barındırdığı doku ile biçilmiş kaftan durumunda…

7 Mayıs 2014’te hakkın rahmetine kavuşan Şeyh Nazım Kıbrisi, hiç tartışmasız Kıbrıs’lı Türkler içerisinde, en tanınmış isimlerin başında geliyor. Yaşadığı dönemde, sıcakkanlı davranışları, espirili yaklaşımları, yüzünden nur akan ona has bakışı ve gözlerindeki ifade ile Şeyh Nazım, çok farklı bir şeyh görüntüsü çizerek, binlerce insanı etkisi altına almıştı…

Şeyh’in yaratmış olduğu güçlü etki, Lefke’ye yılın farklı zamanlarında, eskisi kadar olmasa da halen çok sayıda konuk gelmesine yetiyor. İslam ülkelerine mensup çok sayıda üst düzey devlet yetkilisi, sultanlar, Amerika’dan, Almanya’ya, Malezya’dan Türkiye’ye çok sayıda yetkilinin yolu Lefke ile kesişti. Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Pervez Müşerref, Malezya prensi ve dünyaca ünlü sanatçı Cat Stevans (Yusuf İslam) ilk akla gelen isimler arasında. Beş sene önce, Şili’deki bir maden kazasına uğrayıp göçük altında kalan ve şeyhin yazdığı muskalarla, karanlıktan kurtulduklarına inan Şilili madencilerin, Lefke’ye gelip Şeyh Nazım’a teşekkür etmeleri günlerce basında gündem yaratmıştı. Beş sene önce Kıbrıs’ı ziyaret eden, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16.Benedict’in, Şeyh Nazım ile görüşmesi, yine önemli bir gündem olmuştu. Uzun seneler önce, Mağusa Hisarlarında her gece duyulan ve adeta bir şehir efsanesine dönüşen ses konusunda, şeyhin yaptığı açıklamalar halen konuşulmakta….

 

İNANÇ TURİZMİ TANITIMINDA KULLANILMALI: “ŞEYH NAZIM’IN LEFKESİ”

21 Nisan 1922 Larnaka doğumlu Şeyh Nazım’ın soyu, Mevlana’ya kadar uzanıyor. Bir başka önemli tesadüf de, Şeyh Nazım’ın doğun tarihinin Hazireti Muhammed ile aynı güne denk gelmesi. Şeyh Nazım Kıbrısi, Şeyhi Abdullah Dağıstani’nin vefatı sonrasında, 1973 senesinde Nakşibendiliğin merkezini, Şam’dan, batıya Kıbrıs Lefke’ye taşıdı. Kıbrısi, Lefke’yi seçerken, kasabanın Osmanlı hüviyeti ve sakinliğinin etkili olduğunu birçok konuşmasında vurguladı Son nefesini verdiği, 7.Mayıs. 2014’e kadar Nakşibendi Şeyhi olarak büyük saygı ve kabul gören Şeyh Nazım, İslam aleminde derin bir iz bıraktı. İnançlarından dolayı, dönem dönem ağır bedelelr de ödedi. Kıbrıs’ta ezanın Arapça okunmasının yasak olduğu dönemde, ezanı Arapça okuduğu için kısa bir süre hapis de yattı. Dünyanın farklı ülkelerinde merkezleri bulunan tarikat oldukça örgütlü ve güçlü bir konuma sahiptir.

Şeyh Nazım Kıbrısi El Hakkani’nin ölümü sonrasında, oğlu Şeyh Mehmet, yeni Nakşibendi Şeyhi olarak misyonu devam ettiriyor. Lefke Turizm Derneği Yönetim Kurulu olarak, Şeyh Nazım Kıbrisi’nin vefat ettiği döneme çok yakın olan, Lefke Ceviz Festivalimizi Şeyhimize saygı babında iptal etme kararı almıştık. Bu düşünceyle Dergaha bir ziyaret gerçekleştirmiştik. Bizleri çok iyi bir konukseverlikle karşılayan yeni Şeyh Mehmet’in bizlere vermiş olduğu yanıt, hepimizi çok etkilemişti; “Arkadaşlar hayır. Bu festivali iptal etmeyiniz. Babam, hayatta olsa buna çok üzülürdü. Babam, bizlere devamlı olarak, Ceviz ve Hurma festivalinin tarihlerini sorardı. Ürünleri ile aylarca, festivale hazırlanan üreticilerin, zanaatkarların kayba uğramasını o da istemezdi. Festivalinizi yapınız. Ancak sizden ricamız, yüksek sesle müzik konusuna ve ezan saati müzik yapılmaması hususuna dikkat etmenizdir. Üreticiler, ürettiklerini satmalı.” Bunun üzerine, festivali gönül rahatlığıyla yapmıştık…

93 yaşında hayata veda eden, Şeyh Nazım, Mehmet Nazım Adil, El-Hakkânî, Sultan ve El-Kıbrısî olarak da biliniyor. İnanç turizmi anlamında, Şeyh Nazım, hem Kıbrıs, hem de Lefke için çok önemli bir değer… Nasıl ki, “Konya’nın Mevlanası” imajı turizm anlamında kullanılıyor, inanç turizmi tanıtımında da “Şeyh Nazım’ın Lefke’si” imajı, bölge turizme hazırladıktan sonra kullanılmalı…

Şeyh Nazım, yaşadığı dönemde, sıcakkanlı davranışları, espirili yaklaşımları, yüzünden nur akan, ona has bakışları ve gözlerindeki ifade ile çok farklı bir şeyh görüntüsü çizerek, binlerce insanı etkisi altına almıştı… Bu etki, halen devam ediyor… Dergahındaki bir Hurma ağacının altındaki türbesini, her sene binlerce kişi büyük bir saygıyla ziyaret ediyor. Onu, iyi hatıraları hatırlayacağız…

Şeyh Nazım, hoşgörü demek… Kıbrıs’lı sıcakkanlığının tezahürü demek… İslama adanmış bir hayat demek…

 

Not: Fotoğraflar Lefke İlçesinin değerli muhabiri Gürsel Karagözlü tarafından, Şeyh Nazım Kıbrısi’nin 93. Doğum günü kutlamalarında çekilmiştir. Katkı için Havadis Gazetesi Lefke muhabiri Gürsel Karagözlü’ye çok teşekkür ederim…







Başa dön tuşu