Köşe Yazarları

Seminer’tesi

Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği olarak her yıl düzenlediğimiz "Sporun Vizyonu Eğitim Semineri"ni bu yıl da yüksek bir katılım ile geçtiğimiz hafta sonu Antalya'da gerçekleştirdik.

Kimilerini memnun ettik kimilerini ise edemedik ki bir organizasyonda herkesin özel olarak tek tek memnuniyetini giderememek her daim muhtemeldir.
Kitlesel gerçekleşen bu olayda amaçta zaten çoğunluğa hitap etmek.
Herkes 10 numara 5 yıldız derse de inanmayın, bilinki orada bir "gombina" vardır.
Seminer ertesinde üyelerin çoğunluğu bardağın dolu tarafına bakabilirken ki yönetim olarak bizi memnun kılan durum bu olsa da tamamen boş bakmak isteyen de var tabi ki.
Olumu veyahut olumsuz yapılan eleştiriler de bana göre her zaman olması gereken bir noktadır.
Hiç yoktan, anlarız ki ortada bir eleştiri varsa eş zamanlı olarak orada bir "iş, emek ve uğraş" ta vardır.
Ve bu efor harcanırken eksik, hata ve aksaklıkların olması kadar da doğal birşey yoktur.
Hatta ve hatta doğruyu bulma yolunda eğitimin en önemli unsurlarından da birisi değilmidir, "hata"lar.
Ancak bazı noktalardaki eleştirilerinde kabul edilebilir olması için, bir sınırı, adabı, sayıgısı ve kişinin üye olduğu kurumla da alakalı bir pozisyonu olmalı.
Varmak istediğim nokta şu ki, seminer dönüşü birçok yazarımızın değerlendirmelerini okudum. Haklılık noktaları var. Hatalarımız ve eksikliklerimiz olabilir. Olacaktır da. Tecrübe, deneyimle birlikte kazanılır. Dikkate de alacağız.
Ancak sadece bir kişinin yorumuna akıl, sır erdiremedim. Bu ne kin, bu ne acı, bu ne sevgisizlik, bu ne saygısızlık.
Dernekle alakalı neredeyse hiçbir aktiviteye katılım göstermeyen ve üyelikle ilgili spor yazarlığı görevinin gereklilerini dahi yerine getirip getirmediği belli olmayan biri, ne gariptir ki yılın en cazip organizasyonu olarak gördüğü ve fırsat kaçar mı cinsinden ne de olsa beleşe yurt dışı tatili deyip gerçekten hak edip de orada olamayanların yerine bi güzel seminerin yolunu gözlüyor büyük iştahla.
Seminer dönüşünde de görevini hatırlayıp, çekiyor sivri uçlu kalemini ve bir güzel kusuyor, yerden yere vura vura bakıpta görmek istedikleri şeyleri.
Koskoca köşende seminerle ilgili olumlu tek bir cümle yer almazken, insanlarda sormazmı size şimdi;
Size göre herkes yedi, içti, eğlendi. Evet yemek ve eğlence vakitlerinde yapılabilir, peki ya siz ne yaptınız bu sırada demez mi?
Size göre herkes gezdi, tozdu, alış veriş yaptı. Evet insanlar boş vakitlerini değerlendirebilir, sevdiklerine birşeyler alabilir, siz neden yapmadınız, gezmeyi sevmiyor musunuz, seveniniz yok mu diye sormaz mı?
Size göre konuşmacılar kılık, kıyafete uymadı. Hava şartlarının uçak seferlerini etkilemesi nedeniyle seminere katılabilmek için İstanbul'dan Antalya'ya kendi aracıyla gelirken, arabasını takım elbise ve kıravatla sürmediği, seminere son anda yetişip hazırlanacak vakti olmadığını duyanlar size yargısız infaz yaptınız demez mi?
Size göre "Sporda Sağlık" konulu oturuma da anlam veremediniz. Hatta  kendinizi asistan bile yapıp tıpı küçümsediniz. Ama merak etmeyin biz sizi anladık.  Doğrudur sporla ilgilenmediğiniz ve haber dahi yazmadığınız için, dünyanın şu an dopingle sarsıldığının, doping olaylarının her şeyiyle birlikte sporcu sağlığı, sporcunun nasıl bir sakatlık yaşadığı, ameliyat durumu, rehabilitasyon süreci gibi konuların sizin umrunuzda olmadığını ancak bu haberlerin ve olayların spor muhabirleri için önemli olduğunu söylemezler mi?
Üstü kapalı ve açık, insanlara, yöneticilere ve bir çok kişiye hakaret ederek kilosuya, sağlığıyla dalga geçtiniz, "Animatör"lük yakıştırması yaptınız, derneğin size sunduğu bu fırsattan dolayı üye olduğunuz kurumun geçmişine de, gününe de saygısızca laflar ettiniz çok da ayıp ettiniz demezler mi?
Ne yazık ki hal böyle ancak hayatta kin, nefret, acı, öfke, yalnızlık ve sevgisizlikle beslenen insanlarda mevcut.
Bireyler toplumlarda dışlanmışlık hissine kapıldığında dönüp bir ayanaya bakmalı, kendini sorgulamalı ve bakış açısını değiştirmelidir.
O nedenle bakış açınızı değiştirirseniz neye nasıl baktığınıza ve ne görmek istediğinize daha iyi karar verirsiniz.
İçinde fitne, fesat dolaşan bakışlarla baktığınız sürece göreceğiniz tek şey şu an ki gibi etrafınızda sadece sizin gibi düşünenler olacağıdır.
KTSYD Eğitim Sorumlusu olarak ben ve benim gibi genç arkadaşların dinamizmi ve büyüklerimizin de tecrübeleriyle üstlendiğimiz bu görevlerin, her geçen gün değişen ve gelişen dünyamızda vizyon ve misyonumuz açısından ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun bilincindeyiz.
Derneğimizin kuruluşundan bu yana her dönemde "Eğitim"e büyük önem verilmiştir. Bizde bunu yeni dönemde farkındalığı arttırarak ne kadar daha ileriye taşıyabiliriz'i hedeflemekteyiz.
Teknolojinin hayatımıza girmesi ve hızla ilerlemesi sonucunda içinde bulunduğumuz Bilgi ve Bilişim Çağı'na paralel tabikii "Medya"da da artık büyük değişimler yaşanmakta.
Bizde buradan yola çıkarak, göreve geldğimiz günden bugüne gerek ülkemizde yaptığımız "Teknoloji Kullanımı, Sosyal Medya", Haber ve Yorum Yazma" ve "Spor Fotoğrafçılığı" konulu hizmet içi sınıfına girecek seminerlerimiz gerekse de Antalya'da gerçekleştirdiğimiz "Spor Medyasındaki Değişim", "Sporda Sağlık" ve "Radyo/Tv Spikerliği, Yorumculuğu" ile 3 ayrı oturumdan oluşan "Değişen Medya Yeni ufuklar" konulu seminerimizde sizlere bir nebze de olsa faydalı olmuşuzdur. Doğruyu bulmak ve yaratabilmek için hata yapmaktan korkmadan çalışmaya devam edeceğiz.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı