Yeni öğretim yılı bayramın hemen sonrasında 19 Eylül Pazartesi başlıyor. Ama nasıl başlıyor? Gelen haberler pek iyi değil… Özellikle üç büyük şehir(Lefkoşa, Mağusa, Girne) okullarındaki yoğunluk eğitimin kalitesini ciddi oranda etkileyecek. Bu şehirlerdeki birçok okulda sınıflarda öğrenci sayısı 35’i geçti. Hani var ya bir şehir efsanesi bu ülkede, her öğretmen başına 9-10 öğrenci düşer diye… Bu ülkenin gerçekleri ile pek örtüşmüyor.
Girne’deki nüfus artışı ile birlikte okullar tıka basa doldu. Son 10 yılda Girne’ye yeni bir okul yapılacağını neredeyse koltuğa oturan her eğitim bakanı söyledi. Girneliler hala bekliyorlar. En sonunda 36 örgütün oluşturduğu “Girne’ye Okul İnisiyatifi” kuruldu. Okul yapılması için mücadele etme kararı alındı. Geçtiğimiz Ağustos ayı sonunda da yayımladıkları bildiride “Girne Bölgesi’nin hem merkezindeki hem de civarındaki okullar, artan öğrenci sayılarına cevap veremez noktaya gelmiştir. 23 Nisan İlkokulu, Girne Maarif Anaokulu, Hasan Cafer İlkokulu, Çatalköy İlkokulu, Karaoğlanoğlu İlkokulu, Alsancak İlkokulu, Lapta İlkokulu, Anafartalar Lisesi, Oğuz Veli Ortaokulu, Lapta Yavuzlar Lisesi pedagoji kurallarının kabul edebileceği öğrenci sayılarını çoktan aşmıştır. Sınıf ve okul sayıları çok kalabalıklaşmıştır. Öyle ki bazı okullarımız fazladan tek bir öğrenci bile kabul edemez noktaya gelmiştir” deniliyor.
Yani anlayacağınız bıçak kemiğe dayanmıştır. Okul müdürleri velilerle karşı karşıya bırakılmakta, birçok öğrenci okullara alınmama tehlikesi ile karşı karşıyadır. Girne 23 Nisan İlkokulu’nda geçen yılki öğrenci sayısı bini aşmıştı. Bu yıl yine bu okula yoğun bir talep var. Öğrenci sayısı yine binin üzerinde olacak.
Genel olarak üç büyük şehirde de durum aynıdır. Lefkoşa’da 9 Eylül İlkokulu ve Şht. Ertuğrul İlkokulu’na yoğun bir talep var. Mağusa’da da Polatpaşa İlkokulu, Alasya İlkokulu ve Şht Hüseyin Akil İlkokulu, yoğunluktan dolayı talepleri karşılayamaz durumdadır.
İşin ilginç tarafı tüm bu yoğunluğa rağmen, çocukların ilkokula yazılabilmeleri için okul yönetimlerine siyasi baskı bile yapıldığı biliniyor. Hal bu noktada iken önümüzdeki hafta yeni öğretim yılına başlanacak. Hiç şaşmayın okullara yazılamayan çocukların velileri 19 Eylül günü okullarda eylem yapsınlar…
Her köşeye bir cami yapılacağına veya 2 milyona mal olan bakan arabaları yenileneceğine okul yapılsa daha iyi olmaz mıydı? KKTC’de son 15 yılda 38 cami yapılmış. Biraz daha az cami yapılıp buraya aktarılan paranın bir kısmı okul yapımına kullanılsaydı daha iyi olmaz mıydı?
Mersedeslere harcanan 2 milyon ile dört tane okul yapılırdı diyor sendika başkanları… Haksız mılar?
Geçtiğimiz gün bir Girneli dostumun söylediği bir cümle çok önemliydi. Girne’ye okul yapılması ile ilgili konuşurken şöyle dedi; “ Hoca nedir dediğin? Girne’de peşkeş çekilmeyen devlet arazisi kalmadı ki, boş yer yok, okulu nere yapacaklar”. Eğer durum böyle ise gerecekten düşündürücü. Son günlerde Girne için çıkarılan emirnameler ve yaşanan tartışmaları düşündüğümde bu dosta hak vermemek elde değil.
******
Şehir okullarında bu tartışmalar yaşanırken, köy ilkokullarında sınıflarda öğrenci sayıları 20 civarındadır. Hatta bazı şehir okullarında da öğrenci sayısı düşüktür. Özel okullar bir yana, kamusal eğitim içerisinde de ayrıcalıklı okullar yaratılmıştır. Devlet de buna fırsat vermiştir. Şimdi eğitimde yaşanan bu sorun devlet yetkililerinin kamusal eğitime daha demokratik, daha eşitlikçi bir bakış açısı ile yaklaşmaması, okullara yapılan yatırımların ahbap çavuş ilişkisi ve siyasi rant kaygısı ile yapılmasından kaynaklanmaktadır. Bu sorun her geçen gün katlanarak büyümektedir. Umarım eğitimi yönetenler bunu erken fark eder ve sorunlar büyümeden çözülür. Aksi taktirde altında kalkılamaz hale gelecektir.
































