Köşe Yazarları

SEÇİMLERDE EKSİK OLAN








Ocak ayının 23ünde yapılacak seçimlere çok az bir zaman kaldı. Buna rağmen, seçime katılan Partilerde genel ifadelerin yanında, özel politikalarda netleşme hala yok.




Seçimler sırasında KKTC’de ekonomik ve siyasi sorunların ana kaynağı konusunda berrak bir görüş hala oluşamadı. Görüldüğü kadarıyla bu beklenti de gelecek yıllara kalacak.



Gideceğiniz hedef belli değilse ve üstelik bu hedefe varmak için gerekli araçlarınız yoksa, hedefin uzağında çabalamaktan başka yapacağınız pek bir şey kalmaz.

Kuzey Kıbrıs’ta, ekonomik yıkım , üretken olamayan bir yapının yanı sıra, TL nin devamlı değer kaybından kaynaklanmaktadır.

Halkın üretim yapabilmesi için gerekli hammaddeler tamamıyla dışa bağımlıdır. Dışa bağımlılıkta ise ana bağımlılık Türkiye ekonomisiyledir.

Kuzey Kıbrıs’ın ürettiklerini Türkiye’ye satabilmek de neredeyse imkansızdır.

Türkiye dışındaki ülkelere  ihracat ise, Devlet olma konusundaki ısrar nedeniyle uygulanan ambargolarla  tıkanmış durumdadır.

Tüm bu sorunların çözümlenebilmesi için, Kıbrıs Sorununun mutlaka çözümlenmesi ve Kuzey Kıbrıs’ın AB ile Kısaca AB toprağı olan Kuzey Kıbrıs’ın AB ile doğru ilişkiler kurması için, Kıbrıs Sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.

Siyasi Partiler en öncelikli çelişme olan, Kıbrıs Sorununu çözme hedefini, programlarında neredeyse SON SIRAYA koymuşlardır.

Bu çelişme çözümlenmeden, Kuzey Kıbrıs ekonomisini, TL nin esas olduğu bir yapıda düzeltmek, boşuna kürek çekmekle eşdeğerdir.

1974’tte  200 bine yakın Rumun bıraktığı kaynaklar üzerinde güçlü bir ekonomi kuramamanın özeleştirisi yapılmadan, ekonomik mucizeler yaratabileceğini söyleyenlere nasıl inanılır?

Artan hayat pahalılığından Kuzey’deki yaşam koşulları nedeniyle, çıkış yolu bulamayan emekçiler, Güney Kıbrıs’a çalışmaya yönelirken, seçimlerde bu konu üzerine yönelmemek nasıl açıklanabilir?

Hayatta insanlar karşılaştıkları sorunların ana nedenini tesbit edemezlerse, aynı problemler içerisinde boğuşmaya devam ederler.

Kuzey’deki çarpık yapı, bazı kesimleri aşırı zenginleştirmiştir.

Kumarhaneler etrafında örgütlenen kanunsuz yaşam,birçok kişiye farklı olanaklar sağlamaktadır.

Ancak azınlığın mevcut şartlarda rahat yaşaması ve birçok partiyi kontrolüne alması yanında, çoğunluk çok zor koşullarla karşı karşıyadır.

İşsiz gençlik ekmeğini ya Rumun yanında  ya da YURT DIŞINA göç etmekte arıyorsa,  bu konuların siyasal partiler tarafından daha açık bir şekilde tartışılması öncelikli konu olmalıydı.

Partileri  ülke gerçeklerine çekmenin yolu, halkın taleplerini daha yüksek sesle savunmak olmalıdır. Bu seçim dönemi, politikleşmeyi doğru bir şekilde kullanmak için, muhalefet partileri sorunların kaynaklarını daha açık bir şekilde halka taşımalıdır.

Kıbrıs sorununu çözmeyi hedef almayan bir politik mücadelenin, halka daha iyi bir yaşam verme şansı yoktur.









Başa dön tuşu