Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Seçimi kazanmanın maliyeti

435 sandalyeli Temsilciler Meclisine girebilmek için bir adayın harcaması gereken ortalama para 1,2 milyon dolar. Rakibinden daha fazla para harcayan adayların %94,2’si seçimi kazanmış.

* * *
100 sandalyeli Senato’ya girmek için ise 8,6 milyon dolar harcamak gerekmiş. Senato seçimlerinde rakibinden daha fazla para harcayanların %81,8’i Senato’ya girmeyi başarmış.
* * *
4 Kasım’daki ara seçimlerin üzerinden bir hafta geçmeden, seçim kampanyalarının nasıl finanse edildiğiyle ilgili bilgiler en ince detaylarına kadar kamuoyuna sunulup analiz edilmeye başlandı. Amerika’da adaylar seçim kampanyalarına yapılan para bağışlarını Federal Seçim Komisyonu’na tek tek bildirmek zorunda. Özellikle Sorumlu Politika Merkezi gibi gözetleme örgütleri bu konuda çok iyi iş yapıyorlar. Bilgiye ulaşma kanunları Amerika’da bu tür örgütlerin işlerini kolaylaştırıyor; rahatlıkla Federal Seçim Komisyonu’ndan bilgileri alabiliyorlar.
* * *
Sorumlu Politika Merkezi’nden Russ Choma’nın hazırladığı rapora bakılırsa seçimlerin finansmanı ve maliyeti konusunda birçok şey değişmemiş. Örneğin, “her seçimde, bir öncekinden daha fazla para harcanıyor” kuralı bu ara seçimde de bozulmamış. Ara seçimde toplam 3,67 milyar dolar harcanmış. 1,75 milyar dolar harcayan Cumhuriyetçiler Demokratlardan 110 milyon dolar daha fazla harcamışlar ki bu da şaşırtıcı değil.
* * *
Değişen bir şey paranın nereden geldiği: Her ne kadar iki partinin toplam harcamaları birbirine yakınsa da, para kaynağı, yani bağışlar çok farklı. Demokratlara yapılanların çoğu “küçük”, 200 doların altında bağışlar; Cumhuriyetçilerinkiler ise “büyük”, 123 bin doların üstünde. Nisan ayında Anayasa Mahkemesi “bir şahıs toplam 123 bin dolardan daha fazla bağış yapamaz” kuralı anayasaya uygun değil diye karar vermişti. Bu karardan sonra 123 bin doların üzerinde bağış yapanların sayısı hızla artıp 498’e çıkmıştı. Bunların büyük bir çoğunluğu ise Cumhuriyetçi partiye bağış yapan son derece tutucu zenginler. Bu paralar kritik seçim bölgelerinde reklam satın alma, seçmen mobilize etme kampanyası, rakibi yıpratıcı araştırma yapma ve benzeri aktivitelere harcanıp, seçim sonuçlarını etkilemekde kullanılmış.
* * *
Amerika’da bilgiye ulaşma kanunlarının iyi olması ve Sorumlu Politika Merkezi gibi gözetleme örgütlerinin iyi çalışması, seçimlerin finansmanı ve maliyeti konusundaki bilgileri en ince detayına kadar gözler önüne seriyor. Bu güzel haber. Kötü haber ise, daha fazla para harcayanın seçimi kazanacağının neredeyse kesin olması.
* * *