Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sayın Akıncı, Onları Sakın Yarı yolda Bırakmayın!!

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, geçen gün Gürpınar’a (Ayia Marina) yaptığı ziyarette çok ilginç açıklamalarda bulundu. Üç aya kadar köye yerleşimin açılacağını duyurdu. Bu sanırım onun ikinci ziyaretiydi bu köye. Geçen sene Haziran ayında, Ayia Marina dahil, askeri bölge olarak kullanılan üç Maroni köyünü ziyaret etmiş ve Maroni Muhtarlar ve köylüler tarafından mersin dallarıyla karşılanmıştı. Daha önce, Ayia Marina Maronileri kendisini seçim zaferinden hemen sonra ziyaret etmişler ve tebrik ettikten sonra, köylerine dönmek için ona bağladıkları umutlarını iletmişlerdi.

 

Sayın Akıncı Maronilerin geri dönüşüne destek verdiğini defalarca Maroni ileri gelenlerine iletmiştir. Bu doğrultuda sabah akşam çalışan Ayia Marinalı köylülere yardım edeceğini söylediği bilinmektedir. İşte dünkü ziyaretinin nedeni de biraz daha önce verdiği sözlerinin ne kadarının yerine getirildiğini görmek içindi. İki yıl önce Askeri bölgeden geçilerek köye özel izinle ulaşılabilirdi. Şimdi ise yeni yapılmış bir asfalt yol ile askeri bölgeden geçmeden köye ulaşılabiliyor. Bölgedeki askeri birliğin yardımıyla Maroni mezarlığının temizliği yapılmış ve eski mezarların kimlik tespitleri yapılmıştır. Dört yıl önce köyün 1963’ten beri yıkılmış duran Türk mezarlığı da toparlanmıştı. Yine köyün en eski kilisesi iki toplumlu eski eserleri koruma komitesi tarafından öncelikler listesine alınmış ve 6 ay önce restorasyonuna başlanmıştır. Üç ay önce ise köyün 1963 yılında yıkılmış küçük camisinin yerine yeni bir cami inşaatına başlanmıştır. Bu arada geçen hafta askerler kayıp olan kilisenin çanını bulup Maroni din adamlarına iade etmişlerdi. Caminin ve kilisenin (restorasyon için)  temel atma töreninde köyün Maronilerini ve Türklerini birlikte temel atarken görmek gerçekten göz yaşartıcıydı. Ellerinde küreklerle temele çamur atarken, uzun süre sonra birbirlerini tekrar bulmuş akrabalar gibi şendiler.

 

Köy 1963 yılına kadar karışık bir köydü. Bildiğimiz kadarıyla köyde dinler arası evlilik yoğun bir şekilde yaşanıyordu. Sevgili dostum Ayia Marinalı  Şapel, iki yıl önce mezarlık toparlanmadan önce bana şöyle demişti: “Bir mezarlıkta bir dedem, diğer mezarlıkta ise diğer dedem yatıyor. Türk mezarlığı toparlandı ve dedemin mezarı ortaya çıktı, şimdi inşallah Maroni mezarlığını da tamir ederler ve Maroni dedemin mezarını da ortaya çıkartırız.” Ve Tanrıya şükür bu yıl o da gerçekleşti.

 

Evet sayın Akıncı bu insanlar parçası olmadıkları Kıbrıs sorunu tarafından yıllarca rehin alınmış bir vaziyette köylerine dönmeyi bekliyorlar. Bu stresli bekleyişe ayrıca güneyde dağınık bir şekilde kalmalarının getirdiği asimile olma korkusu da eklendi. Ancak köylerine ve bin yıldan beridir yaşadıkları topraklarına dönerlerse yok olmayacaklarına inanıyorlar. Köylerine dönebilmek için eski Türk köylüleriyle birlikte elbirliğiyle çalışıyorlar. Fakat daha önce defalarca hayal kırıklığına uğratıldılar ve Rum siyasetçiler tarafından, Türklerle yaptıkları yakınlaşma faaliyetlerinden dolayı da çok eleştirildiler. Ama artık şimdi son umutları sizsiniz. Bir taraftan size güveniyorlar, diğer taraftan daha önceki güven artırıcı önlem olarak yapılması gereken şeylerin bir türlü gerçekleşmediğini de görüyorlar. Fakat sizin açıklamanızda diğerlerinin gerçekleşmemesinin adresi olarak güneyi gösterdiniz. Burada her şey sizin elinizde.

 

Lütfen Sayın Akıncı, ONLARI SAKIN YARI YOLDA BIRAKMAYIN!!!!