Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şaşırtıcı benzerlik

Halkın Sesi gazetesinin 1 Eylül 1945 tarihli sayısında Kıbrıs Türk Halk Partisinin Baf koluna bir imam tarafından yazılan mektuba yer verilir. Mektupta şunlar yazar:

“…Bahusus son yirmi senedir, Evkaf Dairsinin bütün Türk ve Muhammet ümmetine karşı tekmil ihmallerde bulunduğu gün gibi nümayandır. Camilerimiz yıkılmış, hayrat aç ve bilaç kalmıştır. Yapılan arizalar ceridelerde yazılan feryatnameler sem’i itibara alınmamıştır. Bu da kafi gelmiyor gibi merhum cennet mekan Atatürk Türkiye’de ibadetlerde Türkçe kullanılmasını emir ve irade buyurdukları zaman burada Evkaf Dairesi bir tamim çıkararak Türkçe okunmasını yasak etmiş ve emri bize zorla imza ettirmiştir. Onun için şimdi Türkçe ibadet yapmıyoruz ve öğrenmedik. Dahası var efendi oğullarım. Bugüne bugün Evkaf Dairesi hala daha eski Arap harflerini kullanmaktadır…” (Ahmet An, Kıbrıslı Türklerin Siyasal Tarihi 1930-1960, s. 195.)

O dönemlerde bu meselenin bir geri planı olmalıydı.

Dönem İngiliz Sömürge Dönemi olduğundan, Evkaf henüz Türklerin eline geçmemişti,

İngiliz ayak sürtmekte,

Kıbrıslı Türkleri ümmetçi çizgide ve Atatürk devrimlerinden uzak tutmaya çalışmaktaydı.

Diğer bir sürü mesele yanında ezan Arapça okutulmakta, Türkçesi istenmemekteydi…

İngiliz, ezanı Arapça olarak niye istesindi?

Evkaf resmen 1956 yılında Kıbrıslı Türklere devredilmişti ki büyük miting ve

coşkulara sahne olmuştu Lefkoşa…

Evkaf Dairesi Kıbrıslı Türklerin hem sosyal kültürel, hem ekonomik, hem de her alanda en önemli kuruluşuydu.

Bu çerçevede İngilizler Evkaf üzerinden Kıbrıslı Türklerin toplumsal kimliğini dizayn etmeye çalışmakta,

Sosyal ve kültürel gelişmelerini din kimliği ile kısırlaştırmak istemekte,

Bunları yapabilecek yerli işbirlikçiler de bulabilmekteydiler…

Tuhaftır,

Şaşırtıcı bir benzerliktir.

Aynı Evkaf bugünün imamları, ampulleri tarafından da çok önemli.

Tıpkı İngilizlerin verdiği önem gibi.

Evkaf ve din meselelerinin ellerinde olması hayati bir mesele.

Tıpkı İngilizler gibi.

Birçok şeyi Evkaf üzerinde yapmak istemekte,

Tıpkı sömürgeci İngilizler gibi ada Türklerini dini bir kimlik içinde tutma niyeti taşımakta,

Etnik kimlikten çok dini kimlik oluşturmaya ve Müslüman kimliği ön planda tutmak için olabildiğince gayret sarf etmekte,

Bunun için ta Ankara’dan buraya diplomatlar marifeti ile elden gelen yapılmakta,

Her siyasi dönemde bu dairenin ellerinde kalmasına özen göstermektedirler.

Her iki dönem arasındaki benzerlikler şaşırtıcıdır…