Kıbrıs

Saner: Oy simsarlığı yapmaya çalışıyorlar







“5 AYDIR NEDEN ARAŞTIRMAYI BİTİRMEDİLER?”:  Bayındırlık ve Ulaştırma eski Bakanı Ersan Saner, şu anki Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kaşif’in yaptığı eleştirilere yanıt verdi. Saner, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın yaklaşık 5 aydır DP-UG’nin elinde olduğuna dikkat çekerek “Biz ihaleyi 9 ayda tamamlarken onlar  5 ayda araştırmayı tamamlayamadı mı?” diye sordu




Ulusal Birlik Partisi Gazimağusa Milletvekili ve Bayındırlık ve Ulaştırma eski Bakanı Ersan Saner’den Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif’in eleştirilerine yanıt geldi.
Saner, Demokrat Parti yetkililerini halkın duyguları ile oynayıp oy simsarlığı yapmaya çalışmakla suçladı. Demokrat Parti Ulusal Güçler Parti Başkanı Serdar Denktaş’ın da sarf ettiği sözlerin fazla bir anlam ifade etmediğini düşündüğünü kaydeden Saner, yaklaşık 5 aydır bakanlıkta olmadığını ve bu süre boyunca Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın DP-UG’de olduğuna işaret etti.
Saner, “Bizim 9 ayda hazırladığımızı projenin araştırmasını 5 ayda çoktan bitirebilmeleri gerekirdi” dedi.



“Bizimle birlikte karar alan bir abimiz”
Saner ayrıca Ercan İhalesi’yle ilgili karar alınırken Ahmet Kaşif’in de dönemin Sağlık Bakanı olarak Bakanlar Kurulu’nda yer aldığını belirtti. Bu karada Ahmet Kaşif’in de onayı olduğunun altını çizen Saner, “Birlikte karar aldığımız bir abimiz. O zaman bizden hukuk araştırması istemedi. Keşke o dönemden bunu ifade etseydi” dedi.

“Tüm dünyayı gözlemedik”
Saner bu ihaleyi hazırlarken tüm dünyayı gözlemlediklerini belirtti ve bu konuda tekel yaratıldığını düşünenlerin konu ile ilgili bilgi noksanlığı olduğunu savundu. Güney Kıbrıs’ı, Malta’yı bu proje hazırlanırken incelediklerini kaydeden Saner Güney Kıbrıs’ta iki havalimanı bulunduğun ve ikisinin de çalıştırıcısının tek olduğunu belirtti. Saner Malta’da da havalimanının özelleştirilip devletin yüzde 20 hissesi olduğunun altını çizdi.

“Biz dünyayı yeniden keşfetmiyoruz”
Saner, bu ihale hazırlanırken dünyadaki tüm gelişmelerin göz önünde bulundurulduğunu ifade etti ve İzlanda, Malta ve Güney Kıbrıs’taki sistemleri inceleyerek hazırladıklarını kaydetti. Burada “monopol oluştu” düşüncesini doğru bulmadığını belirten Saner şu şekilde konuştu:
Sadece Ercan, AKSA değil DAİ, DAK ihaleli ihalesiz tüm projeleri hepsini araştırmaya açsınlar. Bizim bu konuda bir korkumuz yok. Netiz. Biz bu ihaleyi hazırlarken dünyayı gözlemledik. Biz dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. Biz dünya ile aynı dili konuşuyoruz. Farklı bir dilde konuşmaya kalkarsak bizi sadece bizimle aynı dili konuşanlar anlar. Bu ihale 350 milyon Euro’luk Anavatan’dan gelecek su projesinin karadaki altyapısından da büyük bir ihaledir. Gelsin herkes bu ihaleyi nasıl taçlandırırız onu konuşalım. Hükümet zaten ortaya çok fazla bir şey koyamıyor. Bu gündem değiştirmek için ortaya atılan konulardan bir tanesidir. 

“Yatırımcıların güveni sarsılabilir”
Ercan konusunun seçimlere malzeme yapılmasının doğru olmadığını belirten Saner, “Bunu seçimlere malzeme yaparak ülkeye yazık ediyoruz” dedi. Saner ülkede uygulanan sistemlerle artık dünya ile ayni dili konuşmak gerektiğini savundu ve “Bizim hükümette olduğumuz dönemde Bafra’da bir su arıtma tesisi vardı. Su üretmemeye başladı. Toplam değeri 1 milyon bile değildi. Bazı sıkıntılar yaşandı. Devletin bu konuda el koyma hakkı var. Ancak biz bakanlar kurulu olarak dışarıdan gelen bir yatırımcının buradaki yatırımına el koymanın yeni gelecek yatırımcılar içinde korkutucu olacağını düşündüğümüz için böyle bir uygulamadan kaçındık. Çünkü böyle bir uygulamada ülkeye gelecek yatırımcılarda daha başlanamadan güvensizlik oluşacaktı” şeklinde konuştu.  

“Elimden gelen desteği vermeye hazırım”
Yeni hava yolu şirketi kurulması konusunda hükümette oldukları süre boyunca ciddi çalışmalar yaptıklarını kaydeden Saner, ancak özel sektör yatırımcılarının gerekli iklim şartlarının oluşmadığını gözlemlemesi nedeniyle gerçekleşmediğini söyledi. Bu konuda gerekli desteği vermeye hazır olduklarını kaydeden Saner,   “Devlette para mı vardı da ben yapmadım? Maliye Bakanlığı gerekli parayı aktardı da ben mi yapmadım?” sorularını sordu.

“Tahmin edildiği kadar karlı bir iş değil”
Havacılıkta ciddi bir rekabet olduğunu kaydeden Saner, ikinci ve üçüncü uçuş izni verilen şirketlerin bile şu anda bundan kaçınmasına dikkat çekti. Saner devletin artık bu tip işletmeleri yürütmesinin pek mümkün olmadığını kaydetti ve şu ifadeleri kullandı:
Güney basınından takip ettiğim kadarıyla Cyprus Airwaves’in durumu da hiç değil. Kısa süre önce bir grup çalışına işten durdurdu. Şimdi bir gazete bir grup çalışanın daha işten durduracağını iddia ediyor. Gazetede yazılanlara yeni bir şirket kurulacak ve çalışanlar özlük haklarından taviz vererek orada çalışmaya başlayacak.









Başa dön tuşu