Sakal ve Kol

44
Ahmet Okan

Galeri Kültür Yayınları arasında yer alan yeni yayınlanmış bir kitabı okuyorum.

Konu, 1571 fethi ve bunun etrafında dönen olaylar.

Bilmediğimiz hususları buradan okuyoruz.

Venedikli kadınların Osmanlı kadırgaları karşısında neler yaptığına tanık oluyoruz bu kitapta.

Kitabı ve bu konuyu, bu haftaki Poli’ye sakladık…

Bu bilgileri elde etmeye çalışırken,

Memleket seçim havasında.

Partiler programlarını yayınlıyorlar.

Birinin manifestosunda marijuana konusu var.

Buna geleceğiz…

Kıbrıs Osmanlılar tarafından alındıktan sonra 1573 yılında Sokullu Mehmet Paşa Venedik Konsolosu Barbaro’ya şu sözleri söylemiş:

“Biz sizden Kıbrıs Krallığını alarak kolunuzu kestik. Siz ise donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez. Tıraş edilen sakal daha gür büyür.”

Bu sözlerin daha önce deniz savaşları sırasında Venediklilere esir düşen Eğriboz Sancak Beyi Mehmet Paşa tarafından bazı Romalılara “Siz bizim sakalımızı kestiniz ama sakal yeniden çıkar. Fakat Venedikliler, bizim kesmiş olduğumuz organı devletlerinin gövdelerine yeniden yerleştiremezler” şeklinde söylendiği anlaşılıyor.

Bunu Galeri Kültür yayınları arasında çıkan “Kıbrıs Savaşı” adlı kitaptan öğreniyoruz.

Kimi tarihçiler bu sözlerin bir benzerini Sokollu’ya mı yakıştırmışlardı?

Bir siyasal parti (DP) seçim manifestosunu yayınladı.

Bu partimiz, Mete Hatay’ın dediği gibi sağ parti ya da ne demişti? Daha muhafazakar olmasına rağmen, bu konu hakkında bir adım atmış.

Partinin manifestosunda “Uyuşturucu ile Mücadele Yöntemlerinde Yeni Vizyon” başlığı altında bu mücadelenin ülkemizde başarısızlığından söz edildikten sonra şunlar belirtiliyor:

“Farklı ülkelerdeki farklı yöntemleri özgürce tartışmamız gerektiğine inanmaktayız. Bu özgür tartışmalar denetimli serbestlik uygulamasını da içermeli, Marijuana gibi doğal bitkinin kullanımına denetimli serbestlik getiren ülkelerin tecrübe ve bilgi birikimlerinden yararlanmalıyız.

Gelecek nesillerimizi zehirden kurtarmak adına özgürce her konuyu tartışmalı, uygulanması gereken tüm politikaları çekinmeden konuşmalıyız.

Demokrat Parti buna bağlı olarak seçim sonrasında oluşturacağı bir komisyonla konuyu şeffaf ve demokratik tartışma ortamına getirmeyi hedeflemektedir.”

Özetle marijuana’ya denetim altında özgürlük vaat ediliyor…

Bu partinin başkanı şu anda Başbakan Yardımcısı.

Yani Serdar kardeşimiz.

“Keşke”lerle başlanan sözler hiç sevilmez fakat,

Keşke hükümetiniz sırasında bunun üzerine iyice gitmiş olsaydınız, demek geliyor insansın içinden ama demiyorum!

Her şeye rağmen bunun cesaretli bir adım olduğu teslim edilmeli…

Manifestoda birçok şey daha var ama bizim sütunumuz güncel iç politikaları ellemeye pek uygun değil!

Marijuana’ya özgürlük önemli bir olaydır; bir tabu yıkılabilir; uyuşturucu mafya ve baronlarının keyfi bozulabilir.

Bu konuda birçok yazı yazdığımızdan, yaklaşımımızın bilindiğini var sayıyor ve konuyu uzatmıyoruz…

Başka bir uyuşturucu ile mücadele daha olması gerekiyor!

O da nüfus politikası!

Hangi partinin nüfus politikası olacak bunu da özel olarak gözlemlemeye çalışacağız.

Çünkü ada insanının sakalını tıraş etmiyorlar, kolunu kesiyorlar!