Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Sağlık

Sağlıkta esas sorun “SİSTEMSİZLİK”

1000 KİŞİYE 4.2 YATAK: KKTC sağlık sektörü incelendiğinde, özellikle en önemli karşılaştırma parametresi olan hastane yatak sayısının, son yıllardaki artışına rağmen, OECD ortalamasının altında kaldığı görülüyor. KKTC’de bin kişiye düşen yatak sayısına bakıldığında rakamın 4.2’de kaldığı görülüyor. OECD ülkelerinin ortalaması ise 4.8.

DOKTOR SAYISI DA AZ: Rapora göre 2015 yılında aktif doktor sayısı 500 olarak belirtiliyor. Buna göre 1000 kişiye düşen doktor sayısı 2015 yılı için 1,68 olarak hesaplandı. 2025’te OECD standardını yakalamak için gelecek on yılda 1197 doktora ihtiyacımız var

YATIRIMLAR LEFKOŞA’YA: Sağlık alanında en fazla yatırım yapılan bölge diğer alanlarda olduğu gibi Lefkoşa olarak ön plana çıkıyor. Lefkoşa’da bin kişiye düşen yatak sayısı 8.5’lere ulaşırken diğer ilçeler için bunu söylemek mümkün değil. KKTC geneli ortalamasının 4.2’de kaldığı bin kişiye düşen yatak sayısında bu rakam Mağusa’da 2.3, Girne’de 1.6, Güzelyurt’ta 1.3 ve İskele’de ise 0

Bertuğ TOPAL

Girne Araştırma Enstitüsü’nün araştırmalarına ve dünya verilerine göre ülkemizde bin kişiye düşen doktor sayısı sadece 1.7. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)’nin ülke ortalaması ise her bin kişiye 3.1 doktor olarak belirlenmiş durumda.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu rakamın düşük oluşu sağlık sisteminin yeterince gelişmediği ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi oluşturulamadığını bir göstergesi.
Türkiye’de ise bu rakam KKTC’den daha da düşük. Türkiye’de her bin kişiye 1.6 doktor düşüyor.
OECD ülkelerinde en yüksek rakam ise 6.1 ile Yunanistan’da.
Girne Araştırma Enstitüsü, Sürdürülebilir Sağlık raporu adı altında bir rapor hazırlayarak ülkedeki sağlık sistemini ve sağlık sektörünün hangi bölgelere yoğunlaştığını sebepleriyle ortaya koydu.
Yapılan rapor ile özellikle sağlık sektörünün özel sağlık kuruluşları dahil bir çoğunun Lefkoşa’da konuşlanmış olduğu ifade edildi.

Tüm hastaneler araştırıldı
Girne Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, Girne Amerikan Üniversitesi ve Özel Hastane Yatırımcıları Birliği (Özel Hastaneler Birliği) işbirliği ile yapıldı. Raporda, KKTC sağlık sektörünün önceliklerinin belirlenmesi, öncelik belirleme sürecinde makro düzeyde yer alan temel faktörlerin mevcut görünümünün saptanması, mikro düzeyde sağlık yatırımlarının KKTC geneline dağılımı, sorunların ve iyileştirme alanlarının tespiti ile çözüm önerileri geliştirilmesi amaçlandı.

OECD verileri ile karşılaştırıldı
Raporda, OECD ülkeleri sağlık verileriyle ülkemizin sağlık verilerini kıyaslayarak, 2011 yılında yapılan son nüfus sayımı verileri ışığında analizlerle desteklendi. Mevcut sağlık yatırımlarını ve kaynaklarını daha verimli kullanmak suretiyle sağlık sektöründe kalite ve standartları artıracak, genel bir standardizasyonla sağlık sisteminin kontrollü büyümesine yardımcı olacak verilerin analizi amaçlandı.

“Temel sorun yatırımda değil”
Rapora göre temel sorun, yatırım olup olmamasında değil, yatırımların ekonomik ve demografik veriler ışığında yapılmaması olarak saptandı. Raporda ayrıca sorunun kaynağına yönelik çözümlerin iyi planlanmaması olarak gösterildi.

“Sağlık talepleri yüzde yüz karşılanamaz”
Raporda “bir nüfus ne kadar sağlıklı olursa olsun, sağlık ihtiyaçları ve talepleri mevcut sağlık hizmetleri miktarından her zaman daha fazla olacaktır. Toplumların epidemiolojik, sosyo-ekonomik, demografik profilleri ile sağlık sistemlerinin finansman ve organizasyon yapılarındaki bazı değişiklikler sağlık hizmetlerinde önceliklerin belirlenmesi ihtiyacını ve zorunluluğunu artırmaktadır. Sağlık hizmetlerinde öncelik belirleme konusu artan bir öneme sahiptir ve ülkelerin sağlık hizmetlerinde öncelik belirleme sürecini daha sistematik şekilde ele alma çabaları sonucunda konu ile ilgili akademik çalışmalarda da bir artış söz konusudur. Sağlık hizmetlerinde öncelik belirleme konusunda yapılan akademik çalışmalarda, hastalık yükü ve maliyet-etkililik çalışmaları gibi teknik yönü fazla olan araştırmaların yanında daha çok kalitatif ve tanımlayıcı araştırmaların ön plana çıktığı görülmektedir” denildi.

“Sistem tam anlamıyla kurulamadı”
Raporda KKTC açısından sağlık hizmetlerinde öncelik belirleme konusunun sistematik ve sürekli bir şekilde ele alınmadığı ifade ediliyor. Konunun ne akademik düzeyde ne de toplumsal düzeyde gündeme yeterince getirildiği getirilmediği belirtiliyor.

“Yabancı ülkelerden akın var”
Girne Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı araştırmada ülkedeki nüfus da irdelendi. KKTC’de 2006-2011 yıllarında yapılmış olan her iki nüfus sayımları kıyaslandığında 5 yılda yüzde 11,5’lik bir nüfus artışı gözlemleniyor Yıllık nüfus artışı %2,3 olarak hesaplanan ülke için, yıllık doğal nüfus artışının %0,9 olduğu düşünülürse, %11,5’lik nüfus artışının yaklaşık %50-55 yakın oranı yabancı
ülkelerden çalışmak veya eğitim almak üzere gelenlerden oluşuyor.

“Devlet talebi karşılayamıyor”
Rapora göre sağlıkta önceliklerin belirlenmesi, kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve yatırımların ülke geneline eşit ağırlıkta yayılması nüfus hareketleri ile doğrudan bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Özellikle üç büyük kent olan Lefkoşa, Girne ve Mağusa’nın her alanda ki ihtiyaçları artmış ve taleplere yetersiz kalındığı ifade edilen raporda “devlet, artan ihtiyaçların karşılanabilmesi için, yatırımlarını özellikle üç büyük kente yaptıkça bu kentlerin nüfusları daha da artış göstermiş ve sorunların çözümü için gerekli olan yeterli kaynağı yaratamayacak duruma gelmiştir” denildi.

“Nüfus hareketleri kontrol altına alınmalı”
Raporda yapılması gerekenler de irdelendi. Yapılması gereken en doğru yaklaşımın nüfus hareketlerini kontrol etmek olduğu kaydedilen raporda yatırımların eldeki veriler ışığında bir nüfus planlaması dahilinde yapılmalı ve daha önce yatırım yapılmayan bölgelere kaydırılmasını şart olduğu belirtildi.

1000 kişiye 4.2 yatak
KKTC sağlık hizmet sunumu sektörü incelendiğinde, özellikle en önemli karşılaştırma parametresi olan hastane yatak sayısının, son yıllardaki artışına rağmen, OECD ortalamasının altında kaldığı görülüyor. KKTC’de bin kişiye düşen yatak sayısına bakıldığında rakamın 4.2’de kaldığı görülüyor. OECD ülkelerinin ortalaması ise 4.8.
Hasta yatak kapasitesi baz alınarak 2006-2015 yılları arasında devlet ve özel sektör sağlık yatırımları karşılaştırıldığında, devletin sağlık alanında yatırımlarını yaklaşık 9 yılda %4 oranında artırdığını, buna karşın özel sektörün %350 gibi ciddi oranda artırdığı gözlemleniyor.

Hasta Yatağı Kapasitesi artıyor
Aynı şekilde hastanelerin sayısı da son on yılda sağlık harcamalarında gözlemlenen artışa paralel olarak arttı. Rapora göre Sağlık Bakanlığı’na bağlı kamu hastanelerinin sayısında artış olmamasına karşın özel hastanelerin sayısında ki artış dikkat çekici olarak nitelendirildi. Bu artışa paralel olarak hastane yatak kapasitesinde de artış görülüyor.

1000 kişiye düşen doktor sayısı OECD ülkeleri ortalaması 3,1, KKTC’de 1,7
Rapora göre 2005 yılında ülkemizde aktif hizmet veren doktor sayısı 470 iken, bu rakam 2015 yılında 500 olarak belirtiliyor. Buna göre 1000 kişiye düşen doktor sayısı 2005 yılı için 1.8, 2015 yılı için 1,68 olarak hesaplandı. Geçtiğimiz on yılda, yıllık nüfus artışını %2,3 olarak hesaplarsak bugün KKTC nüfusun 314,000 civarlarında olduğu düşünülüyor. Bu veriler 1000 kişiye düşen doktor sayısında azalma olduğunu ve 2025 yılı için bir projeksiyon yapılacak olursa, OECD standardını yakalamak için gelecek on yılda 1197 doktora ihtiyacımız olacak anlamına geliyor.

Nüfusa göre dağılım şart
Raporda yapılan sağlık yatırımlarının KKTC geneline dağılımı ve ülkede sınırlı olan kaynakların verimli ve etkin dağılımının önemli olduğu kaydedildi. Önemli olanın “Çok doktor veya çok hastane” değil her alanda ihtiyaçların doğru belirlenip, ihtiyaç doğrultusunda artırılması olduğu kaydedildi.
“Genel olarak bakıldığı zaman KKTC’de özel ve devlet eliyle yapılan sağlık yatırımlarının KKTC geneline göre yapılmadığı ve sadece Lefkoşa bölgesine göre yapıldığı görülüyor. Hükümetlerin devlet politikalarına yön verirken ülkenin genel yapısına ve ihtiyaçlarına göre uygulamalar yapıp yapmadıkları, hangi sektör olursa olsun yatırımların ülke geneline eşit ağırlıkta ve aynı standartlarda yapılması ile ölçülebilmektedir. Tüm yatırımları sadece Lefkoşa bölgesine yapmakla sağlık parametrelerini makro düzeyde OECD ülkelerin seviyesine getirsek bile, genel dağılım konusunda hassas davranmadığımız ve belli standartları ülke geneline göre belirlemediğimiz için sağlık sektöründe bir başarı düşünülemez.” 

Hemşire sayısında da geriyiz
KKTC olarak OECD ülkelerine göre bin kişiye düşen hemşire sayısı ortalamasının da altındayız. OECD ülkelerinin ortalama bin kişiye düşen hemşire sayısı 8.4 iken KKTC’de bu rakam 2.7’lere kadar gerilemiş durumda. Türkiye’de ise durum da 1.5 rakamına kadar düştü.

Yatırımlar Lefkoşa’ya
Sağlık alanında en fazla yatırım yapılan bölge diğer alanlarda olduğu gibi Lefkoşa olarak ön plana çıkıyor. Rapora göre bu durum hiç bir şekilde sağlık alanındaki sorunların önüne geçmediği gibi, sorunun kaynağı durumuna da geldi. Yapılan yatırımlar sebebiyle Lefkoşa çekim merkezi haline getirildi ve nüfusun bu bölgeye kaymasına sebep oldu.
Lefkoşa’da bin kişiye düşen yatak sayısı 8.5’lere ulaşırken diğer ilçeler için bunu söylemek mümkün değil. KKTC geneli ortalamasının 4.2’de kaldığı bin kişiye düşen yatak sayısında bu rakam Mağusa’da 2.3, Girne’de 1.6, Güzelyurt’ta 1.3 ve İskele’de ise 0.

Nedeni yanlış nüfus politikası
Sağlık alanında yaşanmakta olan sorunların temelinde ise yanlış kurgulanmış olan nüfus dağılım politikaları olduğunun ifade edildiği raporda Lefkoşa bölgesine yapılan başta sağlık ve diğer yatırımlar, bölge nüfusunun kontrolsüz artmasına sebep olurken diğer sorunları da beraberinde getiriyor.
Araştırmaya göre sağlık yatırımlarından en büyük payı alan Lefkoşa ilçesi olmakla birlikte, bu ilçenin içinde bile sağlıksız bir dağılım olduğu saptandı. Toplam 502km2’lik bir alana sahip olan Lefkoşa ilçesinde sağlık yatırımları 5km2 alana sıkıştırıldı.
KKTC ilçelere göre bin kişiye düşen doktor sayısına bakıldığında ise bu rakamların Lefkoşa’da 3.1 olduğu görüşüyor. KKTC ortalamasında ise bu rakam 1.7. Lefkoşa dışındaki diğer 4 ilçede ise durum içler acısı. Lefkoşa hariç hiçbir ilçede bin kişiye bir doktor bile düşmüyor.

4 ilçe ciddi sağlık yatırımına muhtaç
Raporda şu sonuç çıkarıldı: “Bugün ortaya çıkan gerçek Lefkoşa dışındaki bölgelerin ciddi anlamda sağlık yatırımlarına ihtiyaç duyduğudur. Tabi ki yapılacak yatırımların önceden belirlenecek ihtiyaçlar doğrultusunda yapılması ve bölgesel bazda önemli oranda sağlık ihtiyaçlarının o bölgedeki yatırımlarla karşılanıyor olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu, ancak bölgelerin nüfusları ve ihtiyaçları doğrultusunda planlamalar dahilinde, eşit oranda ve eşit zamanlamayla çözülürse gerçek anlamda karşılanabilir. Bu planlama KKTC Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer devlet kurumlarının koordineli yapacağı çalışmalarla mümkün olabilir.
Araştırıldığı zaman ülkemizde yeni sağlık yatırımı yapmak isteyen bir yatırımcıya yön verecek hiç bir planlamanın olmadığı görülmektedir. Yatırımcılar, yapmış oldukları ve/veya yapmayı planladıkları yatırımları tamamen kendi insiyatifleri doğrultusunda yaptıkları için yapılan yatırımlar zaman içerisinde bir başka yatırımcının yatırımı ile kesişmekte ve yıllar içerisinde verimsiz yapılara
dönüşmektedirler. KKTC’nin yüzölçümü ve nüfusu dikkate alındığı zaman kolay gibi görünen yatırım
planlamalarını, nüfusun büyüklüğü veya küçüklüğü ile doğrudan ilişkili olmadığı görülmektedir.”

Genel Sağlık Sigortası
Raporda 2016 yılında hayata geçmesi planlanan Genel Sağlık Sigortası ile ilgili bilgilere de yer verilmiş. Dünya genelinde yaklaşık %18’lik bir bölümünü kapsayan Genel Sağlık Sigortası uygulamasının, özellikle batı Avrupa, Kuzey Amerika ülkeleriyle, Avusturalya, Yeni Zelanda ve İsrail gibi genellikle refah devletlerinde uygulandığı belirtildi.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin Genel Sağlık Sigortasını tanımlamasına göre; Genel Sağlık Sigortası, kişilerin ekonomik gücüne ve arzulu olup olmadığına bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşın, toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden yaygın ve etkin bir şekilde faydalanmasını sağlayan bir sağlık hizmet sistemidir. Genel Sağlık Sigortasının amacı, vatandaşlar arasında sağlık hizmetine erişim ve kullanım konusundaki ayrımcılığı sona erdirmek, herkese eşit kapsam ve kalitede sağlık hizmeti sunmaktır” denildi.