Rusya Dağlık Karabağ’a ne zaman müdahale eder - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Rusya Dağlık Karabağ’a ne zaman müdahale eder

Dünyanın merak ettiği ve sorduğu soru şu: Rusya, Ermeni – Azeri çatışmasına müdahale edecek mi? Edecekse ne zaman edecek? Gelin bu sorulara yanıt arayalım (1).

Malum olduğu üzere, 27 yıl önce, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, Rusya’nın katkılarıyla Ermenistan, Azeri ordusunu bozguna uğrattı. Birkaç reyonda (ilde) Ermenilerin çoğunlukta olduğunu bahane ederek Azerbaycan’ın yedi reyonunu, ülkenin beşte birini ele geçirdi.


Rusya Çarlığı dış ülkelerden göç eden Ermenileri Dağlık Karabağ bölgesine yerleştiriyordu. Amaç Osmanlı imparatorluğu’nun Türkçe konuşan ülkelere olan bağlantısını kesmekti. (Stalin de buna benzer politikalar yürütmüştü.)

Zamanla adı bile Türkçe olan bölge, Ermeni yoğunluklu bölgeye dönüştürüldü. (Bölgenin Rusça adı “Nagorno Karabagh”dır. Nagorno da “dağlık” demektir.)

Ruslar, gönül bağı olarak, Ermenilere yakındır. Bir kere, ikisi de Hristiyan, buna karşılık Azeriler Müslüman. Anadolu’nun doğusundaki Ermenilerin Rus çarlığı ile iyi ilişkileri vardı. NATO’ya karşı Rusya önderliğinde kurulan savunma işbirliği paktına Ermenistan üye olmasına ragmen Azerbaycan üye değil. Azerbaycan’ın NATO üyesi Türkiye ile olan sıkı fıkı ilişkilerinin Kremlin’in hoşuna gittiği söylenemez.

Geçen zaman içinde koşullar değişti. Petrol ve gaz sayesinde ekonomikman Azerbaycan kalkındı. Azeri ekonomisinin gelişmesi demek, Rusya’dan satın alınan malzemenin artması demektir. Rusya kuşkusuz bu kaynağın kurutulmasını arzu etmez.

Türkiyelilerin Azerbaycan’da giriştikleri darbe teşebbüsü nedeniyle açılan yaralar sarıldıktan sonra Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler gelişti. Türkiye yöneticeleri farkettiler ki Türkçe konuşan her ülkeye KKTC muamelesi yapılamaz. İşleri eşit iki devlet olarak yürütmeye başladılar.

Azeri subayları Türkiye’de eğitim almaya, Türk subaylar da Azeri askerlerini eğitmeye başladılar. Azeri ordusu modernleştirildi. Dağlık Karabağ’da işe çok yaradıkları görülen insansız hava araçları (İHA) ve silâhlı insansız hava araçları (SİHA) satın alındı. İHA ve SİHA’lar İsrail ve Türkiye’den satın alındı. Dikkat edilirse Ermenistan veya Batı medyası İsrail’den hiç söz etmiyorlar. Döndürüp dolaştırıp Bayraktar İHA’larından söz ediyorlar.

Dağlık Karabağ, adı üstünde dağlık bir bölgedir. Dolayısıyla buralarda askeri ve askeri teçhizatı saklamak kolay oluyordu. Ama artık değil. Gök yüzünde sizi izleyen gözler olunca saklanacak delik bulmak zor oluyor. İşte, bu nedenle İHA ve SİHA’lar bu bölgede çok yararlı silâhlardır.

Birleşmiş Milletler ilke ve kararlarına göre Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’ın bir parçası olduğu kabul edilmiş olmasına ragmen benim izlediğim BBC, CNN, Euro News gibi TV kanalları, o bölgeden “disputed areas” diye söz ediyorlar. Yani “münazaalı, tartışmalı bölgeler”.

Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse bu gerçeği kabul eden ender ülkelerden biri Rusya’dır. Ruslar, epeyidir Ermenileri ikaz ediyor ve Dağlık Karabağ sorununu çözmeye çalışıyorlar. İkazları şu: “Dikkat edin, Azerbaycan ekonomisi gelişiyor ve ordusu güçleniyor. Çatışma olursa o bölgelerde tutunamayacaksınız.” Çözüm önerileri de şu: “Haksız yere işgal ettiğiniz beş reyondan çekilin. Biz de bastıralım ve Azerileri barışa ikna edelim. Bu sayede Ermenilerin çoğunlukta olduğu iki reyon size kalmış olur.” Ermeni yöneticileri Nuh diyordu peygamber demiyordu.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Putin’e telefon edip ortak savunma işbirliği çerçevesinde kendilerine yardım etmelerini istedi. Putin’in yanıtı aşağı yukarı şu oldu: “Azerbaycan, Ermenistan’a saldırırsa size hemen yardıma geliriz. Şu sıralardaki çatışmalar Azeri topraklarında yürütülmektedir.”

Son birkaç yıldır Ermenistan’I yöneten Paşinyan’ın Putin’le arası limonidir. Paşinyan, Batı sempazitanıdır. Zaten seçimleri de Ermeni diyasporasından aldığı yardımlar sonucu kazanmıştı. Dış ülkelerde yaşayan zengin Ermeniler, kendisine cömertçe katkıda bulundular. Paşinyan aynı türde ve askeri yardımın AB’den ve ABD’den de geleceğini ümit ediyordu. Ancak umduğu dağlara kar yağdı. (Buna benzer bir durum Türkiye’nin başına da gelebilir çünkü boyuna düşman edinmeyi marifet sanıyor.)

Paşinyan, bölgede ve dünyada Türk düşmanlarının sayısının az olmadğını bildiği için Türkiye’yi ileri sürerek Türkiye üzerinden sempati toplamaya çalışıyor. Bu girişimlerinde başarısız olduğu da söylenemez.

Batı’dan yardım gelmeyince aklına Rusya geldi. Putin bazı bahaneler uydurup birkaç gün telefonunlarına yanıt vermedi. Cevap verdiği zaman da Paşinyan’ın eski nakaratları tekrarladığını görünce, bazı Rus kaynaklarına göre, telefonu yüzüne kapattı.

Bunun üzerine Paşinyan “Karabağ’da taviz vermeye hazırız” demek zorunda kaldı. Ancak görünen odur ki kuş kafesten uçtu.

Benim anladığım kadarıyla Kremlin’in iki beklentisi var; biri Ermenistan’dan öteki de Azerbaycan’dan.

Ermenistan’dan beklenti, bir halk ayaklanması veya askeri darbedir. Yani Paşinyan’ın iktidardan uzaklaştırılması.

Azerbaycan’dan beklenti ise Rusya’nın sabrını taşırmamasıdır. İşgal altındaki beş reyonu ele geçirdikten sonra ateşkesi kabul edip müzakere masasına oturması.

Gelelim başta sorduğumuz soruya: Rusya ne zaman müdahale eder?

  1. Paşinyan iktidardan uzaklaştırılırsa müdahale eder. Dolayısıyla Azerbaycan’ın elini çabuk tutması gerekir.
  2. Azerbaycan, Rusya’nın çizdiği kırmızı çizgiyi geçerse müdahale eder. Azerbaycan’ın Ermeni topraklarına saldırmaması gerekir. Ermenilerin çoğunlukta olduğu reyonlara muhtariyet verilmesini kabul etmeli. Yüce gönüllü olduğunu göstermelidir.

XXXXX

  • Bu yazı Perşembe günü yazıldı. Bir gün sonra Rusya Dışişleri Bakanı Lavrof, Dağlık Karabağ’da ateş kes ilân edildiğini açıkladı.

 

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar