Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ruslar geliyor

Venedik döneminde bir ara nüfus 200 Bine kadar yükselmiş.

Ama adada birçok dil kullanılıyormuş.
Bazı tarihçiler bu dilleri şöyle sıralar:
Latince, İtalyanca, bozuk Yunanca (Rumca), Ermenice, Kopt, Yakubi, Maronit, Süryani, Hindi, İberia, Arnavut, Mısır dilleri, Fransızca, İbranice.

Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında üç resmi dil var.
Türkçe, İngilizce, Yunanca.

Güney Kıbrıs’ta 50 bin civarında Rus nüfus olduğu söylenir.
Bizde de giderek Rus nüfus artmaktadır.
Memlekette Pakistanlı, Nijeryalı, Sudanlı, Tayvanlı var, hatta son zamanlarda Vietnamlılar da çoğalmakta.

Memnuniyet verici.
Ama Ruslarla aramız bir başka…

Yabancılar arasında en çok nüfusa sahip olan Rusların olduğu anlaşılıyor.
Ruslar, bir ülkeden bir ülkeye nüfus aktarma işlerinde uzmandırlar.
Kendiliğinden yayıldıkları gibi, bir politikanın gereği olarak da yayılabiliyorlar.
Ukrayna’da, Kazakistan’da yaptıkları gibi.

Acaba Kıbrıs’taki durum ileride bu nüfuslara göre şekil alır mı?
Rusların Güney Kıbrıs’taki yatırımları 2012 rakamlarına göre 78 milyar, bankadaki mevduatları 22 milyar.
Rumlar Rusça öğrenmekte.
Biz de çok şey öğrenmeye başladık doğrusu…

Ruslardan korkulur mu?

1966 yapımı “Ruslar Geliyor” filmi, bir komedi savaş filmiydi.
Amerika açıklarına gözetlemek için gelen bir Rus denizaltısı karaya oturunca, İngilizce bilen birkaç kişi kendilerini çekebilecek bir bot almaları için Amerikan kıyısındaki bir kasabaya çıkarlar.
Ama Amerikalılar Rus korkusu ile o kadar donatılmış ki, kasaba halkı Ruslar tarafından işgal edildiğini zanneder.
Ve komedi sürer.

Bir zamanlar Ruslar başka ülkelerin komünistleri tarafından önemli bir halktı.
Bir Rus’la (Yoldaşla) tanışmak gurur vericiydi.
Bizde de durum buydu.
Bu yüzden Rus diplomatlarla tanışmak, devrime yaklaşmak gibi algılanırdı.
O dönemlerde Rus ahali daha aramıza karışmamıştı.
Karışanlar komünist diplomatlardı.
Bu yüzden anti-komünistler kuzeye bir Rus geçtiğinde, şeherin işgal edilebileceği hissine kapılırdı.
Sivil polis vaziyet alırdı…

Ruslar kuzeyde de çoğalmaya başladı.
İşgal mi var?
Hayır.
Yoldaş mılar?
Hayır.
Bu kez, Ruslardan korkanlar bile onları bağırlarına bastı.
Öğrettikleri şey komünizm değildi artık.
İşe seks öğretmekle başladılar.
Sonra sıra biraz kara paraya, biraz emlak işlerine geldi.
Bize uydu.
Girne sahillerini doldurdular.
Aramıza karıştılar; evlilikler de giderek çoğaldı.

O kadar millet arasından en çok Ruslardan memnunuz…