Köşe Yazarları

RUMLARIN MERAK ETTİKLERİ







Salı günü, Güney Kıbrıs’ta yayınlanan HARAVGİ gazetesinde çalışan bir arkadaş ziyaretime geldi.




“Senle bir görüşme yapmak istiyorum. Mümkün mü” dedi.



Görüşmenin soruları ilginç olduğu için,  bilginize getirmek istedim:

Birinci soru, Kıbrıs sorununda yakın gelecekte bir hareketlenme bekleyip, beklemediğim yönündeydi.

Bu soruya cevap olarak , Türkiye –AB ilişkileri, Türkiye ABD ilişkileri gelişirse, Kıbrıs’ta hareketlenme olacağını anlattım.

Kıbrıs sorunu artık, Kıbrıslıların söz söyleyebileceği bir soru olmaktan çıkmış, Türkiye’nin dış politikasının bir aracı haline dönüşmüştür.

Türkiye, AB ile olan ilişkileri geliştikçe, Kıbrıs’ta da çözüm süreci başlayabilir.

İkinci soru Kıbrıs’ta çıkacak gaz’ın Türkiye’de kullanımı ve Kıbrıs Türklerinin pay almasıyla ilgiliydi.

Gaz sorununda, gazı sadece Rumların kontrolünde piyasaya sürmenin yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu konuda Rumların tutucu bir politikalarının olduğunu,         “BEN YAPARIM, OLUR” anlayışının tehlikelerini anlattım

Üçüncü soru, Türkiye’den Kıbrıs’a gelip yerleşenlerle ilgiliydi.

Bu konuda gerek Güney Kıbrıs , gerekse Kuzey Kıbrıs’ta birçok insan,  Türkiye’den gelen insanların önemli bir kısmının çözüm olmadığı için, gerçekte çok mağdur olduğunu her yerde kendilerini yabancı hissettiklerini anlamak istemiyor. Gerçekte bu insanların sınıfsal olarak emekçi oldukları unutuluyor.

Oysa Annan Planı sürecinde Türkiye’den gelen birçok insan Referandum’da EVET oyu kullanmıştı. Çözümsüzlük en fazla bu insanları etkilemektedir.

Kıbrıs asıllıların durumu ile ilgili sorunun cevabı ise, Kıbrıs sorunu bitirilmedikçe, Kıbrıs asıllıların bu adayı terk edeceğidir.

Hiçbir insan, tanınmamış bir yapı içerisinde ömrünü tüketmek istemez.

Kuzey Kıbrıs’ta , kumarhaneler ve gece kulüpleri ile ilgili soru , Kıbrıs Rumlarının bu konuda ayrıntılı bilgilere sahip olmadıklarının ortaya çıkmasına yaradı.

Kıbrıs sorunu çözümlenmedikçe, Kuzey Kıbrıs’ta güçlü bir ekonominin kurulamayacağı, boşlukları kara para’nın dolduracağı çok belirgindir.

Kara para’nın girdiği ülkelerde, demokratik yapının ve  normal bir yaşamın adım adım yok olacağı gerçeğini, Kıbrıs Rumları anlamakta geç kaldılar.

Kuzey Kıbrıs’taki yapıyı, en yakın komşularımızın bilememesi, ilerici olan insanların bile, günlük  yaşam konusunda berrak fikirlere sahip olamaması, gerçekten üzerinde çok düşünülmesi gereken bir konudur.

Komşunuz hakkında berrak bir fikir edinemiyorsanız, ortak bir yaşam kurmayı nasıl sağlayacaksınız?

Her iki tarafın statükocuları, insanların ortak bir yaşam kurmasını engellemek için, GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER konusunda hiçbir adım atmıyorlar.

Teknolojinin alabildiğine geliştiği günümüzde, insanları kapılarda bekleterek eziyet ediyorlar.

Kapılarda bekleyen , yığılan insanlar da, bu durum normalmiş gibi hiç mücadele etmiyor.

Böyle bir yapı içerisinde bulunan Kıbrıslılar değil karşı toplumu, kendilerini bile anlamakta zorlanırlar.

Görünen o ki Kıbrıslının daha çekeceği çok şeyler var.









Başa dön tuşu