Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Dünya

Rehinelerin sayısı bilinmiyor

Avustralya'nın Sidney kentinde silahlı saldırganlar, kent merkezindeki Lindt kafeye yaptıkları baskında, sayıları tam olarak bilinmeyen müşteri ve çalışanları rehin aldı.

Sidney polisi, kent merkezindeki Martin Place Caddesi'nde bulunan kafenin çevresini güvenlik kordonuna aldı. Yakınlardaki iş merkezleri boşaltırken, kafenin çevresine de keskin nişancılar yerleştirildi.

Kafede bulunanların sayısı tam olarak bilinmezken, iddia, rehin alınanların sayısının 13 olduğu şeklinde. 

Sıcak gelişme ise, TSİ sabah saatlerinde yaşandı. Yaklaşık 7 saattir rehin tutulan rehinelerden 3'ünün kurtulduğu açıklandı.

Biri yangın kapısından, ikisi ön kapıdan çıkan rehinelerin kendi imkanlarıyla mı kurtuldukları yoksa şüphelilerce mi salıverildikleri henüz açıklanmadı.

BAYRAK ASTIRDILAR
Bu arada, kafenin kapısını kilitleyen kişilerin başlarına Arapça yazılar bulunan bandaj taktıkları, ayrıca kafeteryanın camına, Irak Şam İslam Devleti'ni çağrıştıran bir bayrağı çalışanlara bir süre astırdıkları görüldü.

EL NUSRA İDDİASI
Avustralya medyasında yer alan haberlere göre de, rehine alma olayını El Nusra örgütü üyeleri gerçekleştirdi. Ancak bu haberler yetkililer tarafından henüz doğrulanmadı.

OPERA BİNASINDA ŞÜPHELİ PAKET
Öte yandan, rehine olayının ardından alarma geçen Avustralya güvenlik güçleri Sidney'in sembollerinden birisi olan opera binasını da tamamen tahliye edip kapattı. Opera binasında şüpheli bir paketin bulunduğu öne sürülüyor.

TEPKİLER
Rehine olayına çeşitli ülkelerden destek mesajları geldi.

Kanada Başbakanı Stephen Harper, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ''Kanadalıların düşünceleri ve duaları Avustralyalı arkadaşlarımızla beraberdir'' ifadesini kullanırken, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ''Sidney'deki olay rahatsız edici, insanlık dışı ve talihsizlik. Herkesin güvenliği için dua ediyorum'' dedi.

Avustralya Müftüsü İbrahim Ebu Muhammed ve Avustralya Ulusal İmam Konseyi de rehine kriziyle ilgili yazılı açıklama yaparak, olayı kınadı.

Açıklamada, rehin alma olayının İslam'da yeri olmadığı belirtilerek, ''Avustralya toplumu ve biz, bu suçu işleyenlerin amaçlarının ve kimliklerinin bir an önce ortaya çıkartılmasını bekliyoruz'' değerlendirmesinde bulunuldu.