Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Raporun gereği bilerek engellendi

SORUMLULUKTAN KAÇMA: Akansoy: Özkan Bey rapor konusunda “top atma, sorumluluktan kaçma oyunu” oynadığına göre açıkça konuşma zamanı geldi demektir. Raporun hayata geçmesi başkan tarafından engellendi

İTTİFAK GÜVEN BUNALIMI YARATTI: Akansoy: İttifak çabası hükümeti etkiledi, bir güven bunalımı yarattı. Özellikle CTP nezdinde bir güven bunalımı yaşattı. Halk yeni bir erken seçim istemiyor. Halk, değişim süreçlerinin hayat bulmasını istiyor

LAÜ DP’NİN: Akansoy, hükümet kurma çalışmalarında, DAÜ ve LAÜ mütevelli heyeti başkanlıklarının DP’ye bırakıldığını söyledi. Yorgancıoğlu’nu suçlayan Akansoy, “Kurultay hesabı içinde, LAÜ’yü CTP’li bir isme söz verdi. Söyleyecek bir şey bulamıyorum” dedi

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
CTP Milletvekili Asım Akansoy partideki iç sorunları kamuoyu gündemine taşıyan ve CTP’de soruşturma açılmasına vesile olan “rapor” konusunun ileriye götürülmesini başkan Özkan Yorgancıoğlu’nun engellediğini iddia etti.
Akansoy “Özkan Bey bu konuda “top atma, sorumluluktan kaçma oyunu” oynadığına göre açıkça konuşma zamanı geldi demektir” diyerek Özkan Yorgamcıoğlu’na eleştirilerde bulundu.
“Bir defa bu raporun ileriye götürülmemesinde kimin çıkarı vardı ona bakmak lazım. Kim yaşananların saklanmasından politik kazanç elde edeceğini düşünmüş ise Raporu o ileri taşımadı” diye konuşan Akansoy, “Ben rapor tamamlandıktan sonra bir ay boyunca, tüm MYK üyesi arkadaşlarımla birlikte konuyu MYK gündemine almak için çaba gösterdim. Ne yazık ki Özkan Bey bunu engelledi. Bu konuda o dönemin MYK üyeleri buralardadır, Özkan bey kendileri ile görüşüp hafızasını tazeleyebilir. Evet doğrudur, bu rapor prestijimizdi. Ve hayata geçmesi Başkan tarafından engellendi” iddiasında bulundu.

Anayasa değişikliği
CTP-BG Milletvekili Asım Akansoy, Anayasa’da değişiklik öngören 25 madde üzerinde çalıştıklarını ve bunun son şeklini Meclis Başkanlığına sunduklarını söyledi. Anayasa değişikliği konusunda 3 yeni madde eklendiğini, azınlık hakları, çocuk hakları ve bilgi edinme hakkı konusunda da çalışma yapıldığını açıkladı.
Asım Akansoy birçok konuda Havadis’in sorularını yanıtladı.

Soru: Anayasa değişikliği uzun yıllardır beklentiydi. Anayasa değişikliği neden bu kadar uzadı?
Akansoy: KKTC, 1985 yılında kabul edilen Anayasa ile bugüne kadar geldi. Bu Anayasa’nın bugünkü hayatın bireysel ve evrensel gerçeklerine uyumlu olamadı. Anayasa değişikliğinin toplumsal uzlaşı ile sonuçlanması oldukça önemlidir. Çünkü her bireyin hayatını etkileyecek değişiklikler içeren yasal düzenlemeler öngörülmektedir.
Avrupa Sözleşmesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları çerçevesinde hayatımızı daha da yükseltecek, insanların yaşam standardını yükseltecek, demokratikleşme ve sivilleşme bağlamında daha ileriye taşıyacak bu değişiklikleri uzun süredir tartışmaktayız. Bu konuda hükümet pek çok konuda eleştirilse de özellikle demokratikleşme ve sivilleşme konusunda siyasal reform yapma hedefini koymuştur.
Yerel seçimlerde özellikle Anayasa’nın 81. ve 162. maddelerinin değiştirilmesi ve bunun yanında uzlaşılacak diğer tüm maddelere dair değişiklik önerisinin hazırlanması konusunda mutabakata varılmıştı. 

Soru: 81. ve 162. maddelerin içeriği nedir?
Akansoy: 81. madde şu an Meclis Başkanlığı’na sunduğumuz ve Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Anayasaya değişikliğine ilişkin yasa önerisinde mevcuttur. Ancak 162 mevcut değildir. 162. maddenin mevcut olmamasının nedeni bu konuda partiler arasında bir uzlaşmanın sağlanamamasıdır. 162. Madde Anayasa’nın bazı maddeleri ve bölümlerinin Meclis’in büyük bir çoğunluğunun oyu ile mesela 5’de 4’ün oyu ile değiştirilebileceğine dair bir düzenlemeydi.
Anayasa’nın değiştirilebilmesini düzenleyen maddedir. 81. madde ise Cumhuriyet Meclisi’nin çalışma düzenini öngören maddedir. 81. madde ile ilgili değişiklikler şu anda mevcuttur, 162’de bir tıkanıklık olduğu için onu ileriye attık.

Soru: Dikkat çekici neler var?
Akansoy: Azınlık hakları ile ilgili bir madde eklenmiştir. Tüm azınlıkların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve kendilerini özgürce ifade edebilmeleri için şartlara kavuşturulmaları da düzenlenmiştir. Anayasa değişikliğinde önemli bir madde Ombudsman’ın daha bağımsız bir kişi olması ve konsensüsle seçilmesi hedefleniyor. Yüksek Mahkeme’nin üye sayısı yine artırılmıştır. Yüksek Mahkemenin iş yükü de göz önüne alındığında kurulacak İdare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak görev yapabilmesine ilişkin düzenlemeler de söz konusudur.
Meclis İçtüzüğü yine oldukça önemli bir konudur. Toplam 25 madde var. Bunların 3 maddesi yeni maddedir, bunun dışındakiler ise yasa değişikliği olarak değerlendiriliyor. 25 maddelik değişiklik önerisini 3 kategoriye ayırıyorum. Birinci kategori daha teknik daha hukuki olan yargının daha etkin ve verimli hale getirilmesidir. İkinci bölüm yeni maddeler dediklerimizdir. Bunlardan bir tanesi azınlık hakları ile ilgidir. Biri çocuk hakları ile ilgili, diğeri ise bilgi edinme hakkı olarak ifadelendirilmiştir. Önemli maddelerden biri de çevre maddesidir. Vatandaşların çevre adına hesap sorabilme şartlarının hukuken tanınabileceği bir düzenleme yapılmıştır. Kamu çalışanlarının siyaset yapma hakkı ile ilgili de yeni bir düzenleme getirilmiştir.

Meclis’teki her siyasi partiden temsilcilerle çalıştık
Soru: Bu çalışmada kimlerle çalıştınız? Toplumun bütününün görüş ve hassasiyetleri dikkate alındı mı?
Akansoy: Her siyasi partiden bir kişinin katıldığı bir Anayasa hazırlık grubu oluşturulmuştu. Bu grup, önce 13 madde üzerinde çalıştı, daha sonra komite olarak bu görevi devraldık, bu madde sayısını 25’e çıkardık.
Madde değişiklikleri ile ilgili çalışmada Tufan Erhürman’ın ciddi bir çabası oldu. Bu maddeler düzenlenirken konu ile ilgili çevrelerin de görüşlerine başvuruldu. Toplumun bütün kesimleri tüm maddelerle ilgili görüş üretebilecek, katkı koyabilecek. Referandum için hedef haziran…

Soru: Anayasa referandumu için haziran ayı hedef konulmuştu. Mümkün mü?
Akansoy: Hedef odur. Zemin hazırdır, çalışmalar bu hedefle düzenlendi. Bir buçuk aylık bir süreye ihtiyaç vardır, bu süreden sonra Cumhurbaşkanı’na iletebilir duruma geleceğiz.

UBP komite çalışmalarında aktif olmadı
Soru: Komite çalışmalarında istenilen düzeyde verimli bir çalışma ortaya konuldu mu?
Akansoy:  CTP’den ben, Tufan Erhürman, Ömer Kalyoncu, DP’den Ergün Serdaroğlu, Zorlu Töre, UBP’den Ersan Saner, Nazım Çavuşoğlu, TDP’den de Mehmet Çakıcı görev yaptık. Ne yazık ki, Nazım Çavuşoğlu 1-2 toplantıya katılmış, diğerlerine gerekçe ortaya koymadan hiç katılmamıştır. Ersan Saner, Meclis İç tüzüğü çalışmalarına katıldı, Anayasa çalışmalarının bazı toplantılarına katıldı.  Son 25 maddenin belirlenmesinde ve konsensüsle Meclis Başkanı’na havale edilmesinde karar sahibi olanlar CTP, DP ve TDP olmuştur.
UBP olmamıştır. Anayasa çalışmalarına UBP etkin şekilde katılmamış olmasına rağmen, kendilerinin anayasaya dönük 45 maddelik bir dokümanları olduğu ifade edilmiştir. Bir ay sonraki komiteye katılacaklarını bildirmişlerdir. Geçici 10. Madde konusunda kapsama alınmadı.

Polisin sivile bağlanması için yasa çalışması yapılacak
Soru: Geçici 10. madde konusunda bir değişiklik öngörülüyor mu peki?
Akansoy: Bu 25 maddenin içerisinde değil. Bunun hiçbir özel sebebi yoktur. Bu konuda çalışma yapabiliriz, ancak bunun konsensüs sürecini etkileyecek bir konu olduğunu öngörmem nedeniyle daha sonra görüşülmesinin daha yararlı olabileceğini düşündüm.
Konu, polisin sivile bağlanması ise biz bunun geçici 10. madde olmadan da yeni bir yasal düzenleme ile hayata geçirilebileceği görüşündeyiz. Bu konudaki yasal çalışmalarımızı da CTP olarak hazırlamaktayız.

Vicdani ret konusunda DP’nin itirazı var
Soru: Vicdani ret konusunda bir düzenleme yapıldı mı?
Akansoy: 74. madde biliyorsunuz vicdani ret konusudur. Toplumda belli bir hassasiyeti olan bir konudur. Komitenin ilk yaptığı çalışma fazla memnuniyet bulmadı, yeni bir düzenleme yaptık. Vicdani ret ile konunun Anayasa’dan çıkarılmasını ve yasa ile düzenlenmesini öngörmekteyiz. Son yapılan çalışmada vicdani ret yapan kişilerin kamuda veya askerlikte nasıl bir görev alacağı yasa ile düzenlenir dedik ve ileriye attık.
Buna da DP’nin çok net şekilde bir itirazı vardır, bunu kabul etmediklerini söylüyorlar. 25 maddenin bir maddesini DP kabul etmiyor.

Soru: Son siyasi gelişmelerle ilgili de konuşmak istiyorum. UBP-DP’nin ittifak girişimi, başarısızlığını nasıl yorumlarsınız? CTP’nin rolü ne oldu bu son süreçte?
Akansoy: DP’nin UBP ile ittifak girişimini doğru bulmadım ve hükümetin meşruluğuna kadar da götürdüm. Maddenin doğasına aykırı bir durumdu. Etik olarak benimseyemedim. DP ve UBP iki farklı sağ siyasi partilerdir, farklı beklentileri vardır. Siz bu kadar köklü partileri kendi kimliklerini göz ardı ederek birlikte hareket edelim diyerek zorlamayla yan yana getirmeniz çok mümkün değildir.
Evet, ittifaklar olur, ama bunun bir temeli ve hedefi olur. Sağın birleşmesi üzerinden bir hayal kurarak yerel seçimlerde iki ayrı yapının ittifak yapması baştan mağlubiyeti belli olan bir süreçti. Bunun yerel seçimlerde mutlaka başarısız olacağını düşünüyordum.

Hükümette güven bunalımı yaşandı
Soru: Bu süreç hükümeti nasıl etkiledi?
Akansoy: Hükümeti etkiledi, bir güven bunalımı yarattı. Özellikle CTP nezdinde bir güven bunalımı yaşattı. Şu andaki aritmetik hükümetin devamını gerektiren bir aritmetiktir. Halk yeni bir erken seçim istemiyor. Halk, değişim süreçlerinin hayat bulmasını istiyor.

Parti başkanları hükümet programının arkasında duruyor
Soru: Hükümet ortakları ne yapmalıdır bu aşamada?
Akansoy: Şu anda yapılması gereken hükümet programının arkasında durmaktır. Parti başkanları hükümet programının arkasında durmaya hassasiyet gösteriyor. Çeşitli sıkıntılar olacaktır. LAÜ’de Vakıflar Bankası’nda olduğu gibi… Bunların olması hükümeti bozacak kadar büyük bir krize yol açmamalıdır.

Soru: Ama sürekli hükümetin bozulacağına dair söylentiler ortaya atılıyor…
Akansoy: Parti başkanlarının açıklamalarına bakmak lazım. Parti içindeki bazı kişilerin yaptığı açıklamalar gövde gösterisine dönüştü.

Soru: Parti başkanlarının hükümet programının arkasında durdurduğunu söylediniz. Ama bir iletişim sorunu yaşanmıyor mu?
Akansoy: Hükümet içinde korkunç düzeyde bir iletişim sorunu vardır. Hükümet bu iletişim krizini aşmak zorundadır. Parti başkanlarına büyük bir görev düşüyor. Yapılan çalışmaların çok daha verimli çok daha yapıcı ve birlikte hareket etme dürtüsü ile gerçekleşmesi sağlanamıyor. Hükümet içindeki iletişim problemleri ve ortak karar üretememe yaklaşımları Meclis’e yansıyor.

Bazı konular bizim kurultayımız sürecinde istismar edildi
Soru: Lefke Avrupa Üniversitesi ile ilgili olarak çıkan krizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz hükümet görüşmelerinde CTP heyetinin başkanıydınız, bu konu netleştirilmemiş miydi?
Akansoy: Siyaseti ayakları üzerinden kaldıracaksak, birbirimizi ve siyaset kurumunu farklı bilgilerle yanıltmayacağız. Evet, hükümet görüşmelerinde bu konu görüşüldü ve bu konuda anlaşmaya varıldı. Ben, özel olarak üniversiteler konusundaki hassasiyetimi o tartışmada dile getirdiğim için bu konuyu çok iyi hatırlıyorum. Bu konu hükümet kuruluş çalışmalarının başkanların da katıldığı son toplantısında açık bir şekilde tartışıldı ve iki üniversite başkanının DP’de olacağı kararlaştırıldı. Ancak üzülerek belirtmek isterim, ne yazık ki bizim kurultay sürecinde bu konu istismar edilerek, başkan tarafından Lefke’den değerli bir arkadaşımıza üniversite yönetim kurulu başkanlığı sözü verildi. Ve bütün denklem bozuldu. Bu konuda söyleyecek başka bir şey bulamıyorum.

Soru: Rapor konusu çok tartışıldı. Siz genel sekreter olarak, bu raporun hazırlanması ile ilgili gerekli girişimin başını çektiniz. Bu konu partimizin prestijidir dediniz. Bu konunun sonuçlanacağına dair de açıklama yaptınız. Rapor konusu ne oldu? Bugünkü sorunların ardında bahsedildiği gibi bu Rapor mu var?   Özkan Bey, zamanında sizin de başkan kadar yetkili olduğunuzu ve isteseydiniz sizin bu raporu ile götürebileceğinizi söyledi. Neler diyeceksiniz?
Akansoy: Özkan Bey bu konuda “top atma, sorumluluktan kaçma oyunu” oynadığına göre açıkça konuşma zamanı geldi demektir. Bir defa bu raporun ileriye götürülmemesinde kimin çıkarı vardı ona bakmak lazım. Kim yaşananların saklanmasından politik kazanç elde edeceğini düşünmüş ise Raporu o ileri taşımadı.
Ben Rapor tamamlandıktan sonra bir ay boyunca, tüm MYK üyesi arkadaşlarımla birlikte konuyu MYK gündemine almak için çaba gösterdim. Ne yazık ki Özkan Bey bunu engelledi. Bu konuda o dönemin MYK üyeleri buralardadır, Özkan bey kendileri ile görüşüp hafızasını tazeleyebilir.
Evet doğrudur, bu rapor prestijimizdi. Ve hayata geçmesi Başkan tarafından engellendi. Parti içi dengeler, küçük hesaplar uğruna ileri götürülmesine izin verilmedi. Benim Sekretaryada, konu ile ilgili parti savcılarını, sekretarya üyesi arkadaşlarımla birlikte saptamış olmama rağmen Başkan konuyu MYK gündemine almadı.
8 Aralık’tan sonra Özkan Bey birkaç eski arkadaş yanında, kendi yeni ekibini kurdu. Kendisini tutan mı vardı, ben yoktum, neden bu Rapor hasıraltı edilmeye devam edildi ve edilmeye devam ediyor; hala. Bunu parti kamuoyuna açıklasın. Bu ülkede siyaset düzelecek, temizlenecek.
Yeni bir siyasi anlayış tesis edeceğiz. Bu tür ilişkilerle, dışlama, yok sayma, top atma oyunları ile yol almak, yol açmak mümkün değil. Açık, dürüst, bilgiye, program ve projeye dayalı, kaliteli bir siyasete, yeni siyasete ihtiyacı var toplumun. Bunu gerçekleştirecek kapasitemiz var. Bunu bizler yapacağız. Ve bunun öncüsü ya CTP olacak ya da CTP olacak!