USD/TL kuru 200 günlük ortalamaların geçtiği 2,0880 seviyesini yüklü fon girişleri ile aşağı kırdı. TL’de değerlenme süreci bir müddet daha korunabilir
FED Başkanı Yellen dün güvercin duruşunu yine koruyarak piyasaları sevindirdi
Gözler bugün Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz toplantısına çevrilmiş durumda. ECB’den somut bir adım gelmemesi EUR/USD paritesini 1,40 seviyesine taşıyabilir; aksi bir durumda ise EUR/TL kurunda sert bir gerileme görebiliriz
Dün güne temkinli iyimser başlayan Türk mali piyasaları, günün her iki yarısında da farklı bir eğilim kaydetti. Bir önceki gece geç saatlerde USD/TL kurua 200 günlük ortalamaların geçtiği 2014 yılını en düşük seviyesi olan 2,0880 seviyesinin test etmesi ardından dün günün ilk yarısında kurumsal alımların eşliğinde 2,0980 seviyelerine kadar yükseliş kaydetti. Günün ikinci yarısında Rusya kanadından gelen olumlu ve ılımlı açıklamaların yarattığı risk iştahının da yardımı ile yükseliş eğilimi yerini iyimserliğe terk etti. Riskten kaçış enstrümanı olarak kullanılan (güvenli liman) altın Putin’in açıklamaları ardından 1,310 dolar seviyesinden 1,280 dolar seviyesine geri çekilirken, riskli enstrümanlara olan talebin de arttığına şahit oluyoruz. TL’nin sunmuş olduğu nominal ve reel getiriden faydalanmak isteyen yabancı fon girişlerinin yardımı ile günün son işlem saatlerinde USD/TL kuru 2,0880 seviyesini yüklü TL alımlarının yardım ile aşağı yönlü kırmak suretiyle 2,08 seviysine varan bir geri çekime kaydetti. Borsa cephesi günü sınırlı geri çekilme ile tamamlarken, 24/02/2016 vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi düne nazaran 10 baz puan gerileme kaydetti.
Aslında TL ve TL cinsi yatırım araçlarında son bir kaç haftadır devam eden olumlu havanın Türkiye’deki gelişmelerden mi yoksa yurtdışındaki risk iştahından mı kaynaklandığı kesinlikle tartışmaya açıktır. Siyasi tasniyonun düşmesi ve TCMB’nin agresif faiz artırımı ardından Brezilya ile birlikte en iyi reel getiriyi sağlayan Türkiye’nin getiri peşinde koşan yabancı fonların uğrak noktası olmasını yadırgamamak gerekiyor. Olumlu havanın şu anda kesintiye uğraması için pek de bir neden göremiyoruz. Bu bağlamda özellikle USD/TL kurunda sırası ile aşağıda 2,05’e kadar bir boşluk görünüyor. TCMB’nin açıkladığı Döviz Tevdiat Hesaplarının (DTH) 18 Nisan haftasında 359 milyar dolara gerilediğini görüyoruz. Bu rakam 21 Nisan haftası 370 milyar dolar civarında idi (24 Mayıs 2013 248 milyar dolar olduğunun not edelim). Bu rakamlardan yola çıkarak son haftalarda DTH’larda bir miktar bozulmanın yaşandığı yani TL’ye geçisin hızlandığını görüyoruz. Yatırımcıların kısa vadeli iyimserlikten mutlak surette faydalanması gerektiğinin altını çizerken, orta vadeli riskler ve döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların mevcut seviyelerden risklerini kapatmalarının akıllı bir strateji olacağını düşünüyoruz. Sonuç itibarı ile TL ve TL cinsi yatırım araçlarında son günlerde görülen olumlu havanın yurtdışı risk iştahının artması ve getiri peşinde koşan paranın yarattığı bir iyimserlik olduğunu unutmamak gerekiyor.
Bugün TSİ14:45’de açıklanacak ECB olağan faiz toplantısı ve ardından TSİ15:30'da düzenlenecek basın toplantısını günün en önemli gelişmesi olarak yakından takip edilecektir. Avrupa cephesinde devam eden düşük enflasyon ve dönem dönem söz edilen deflasyon riskine karşın ECB’den beklenen genişlemeci adımın henüz atılmaması ve sadece Draghi’nin sözlü yönlendirme ile zaman kazanması netice itibarı ile EUR/USD paritesinin 1,39 – 1,40 aralığına kadar yükselmesine neden oldu. Bazı Avrupa ülkelerinde enflasyonu çok düşük hatta negatif seyretmesi (Avrupa genelinde yıllık enflasyon % 0,8, Yunansitan – %1,30 ; Portekiz – %0,37 ; İspanya + %0,40) ECB’den beklenen adımın er yada geç geleceğine işaret ediyor. Başkan Draghi ise bir tarafta tutarı € 1 trilyon olabileceğinden söz ettiği tahvil alım programı yada ECB’ye bankaların park ettiği ve reel ekonimiye gitmeyen mevduatlara negatif faiz uygulaması şimdilik sözde yönlendirmenin önüne geçemeyerek EUR’nun değer kazanmasına neden oluyor. Bu nedenle bugün toplantıdan çıkacak kararlar veya daha güçlü sözlü yönlendirme küresel mali piyasalarda yankı bulabilir. ECB’nin genişleyici yönde adım atması aslında birden çok faktörü tetikleyebileceğini düşünüyoruz. ECB’nin adım atması (1) EUR/USD paritesinin yönünü aşağıya çevirmesine (artacak EUR likiditesi) (2) Türkiye’nin cari açığının daha da düzeleceği beklentisi ile USD/TL kurunun değer kazanmasına veya EUR/TL kurunun sert bir sekilde gerilemesine (3) borsanın yükselmesine ve tahvil faizlerinin bir miktar daha gerilemesine neden olabilir. ECB’nin yeni bir sinyal vermekten imtina etmesi ve mevcut duruşunu koruması ise Türk mali piyasalarında bir miktar kar realizasyonunu beraberinde getirebilir. Bu nedenle toplantıdan çıkacak sonuç gerek EUR/USD paritesini gerekse başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülke para birimlerinin yakından ilgilendiriyor. USD/TL kurunun güne 2,08 , EUR/TL 2,90 , GBP/TL 3,53 , Sepet kurun ise 2,49, XAU/TL (altın gram) 86 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.
Kıbrıs İktisat Bankası – Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu
































