Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Protokol “tamam”… Sıkıntı Kıb-Tek’te

TC-KKTC arasında imzalanan ve 2015 yılına kadar da sürecek Ekonomik İşbirliği Protokolü tıkır tıkır işliyor.

“Revizyon” tartışmaları arasında, günlerimizi geçirirken biz…
Aslında tablo gayet nettir…
Bu cami de…
Bu İlahiyat Koleji de…
Hepsi de “bağımlılığın” eseridir.
Siz bağımlı iseniz…
Tüm bu projeleri de “batık bütçenin tamamlanması” adına hoş görürsünüz.
Maaşınızın yüzde 60’ını toplayabilirsiniz ancak…
Protokolün dayattığı denk bütçedir.
Kara deliklerin kapanmasıdır.
Protokolde yer alan birçok unsur için Türkiye ile protokole de gerek yoktur.
Kayıt dışı yaşamın kayıt altına alınması…
Çağdaş bir vergi sistemi…
Kimsenin devleti çalmaması…
Verimli bir kamu sistemi…
Hepsi…
Bunun için protokol mü ister?
Memleketini zerre kadar seven, zaten bu işlerin düzelmesi gerektiğini bilir.

Hiç tınmadık
Bizim denk bütçe, kaçağın önlenmesi, kayıt dışı yaşam…
Kimsenin umurunda olmadı.
Hele de kamuda liyakat…
Verimlilik gibi kavramları hiç tartışmadık.
“Ver yeyim, ört uyuyayım” deye deye bu günlere geldik.
Takke düştü kel göründü…
Gemi de karaya oturdu.
Her köşede bir statüko oluştu.
Kimse de kendi statükosuna dokundurmuyor.
Herkes kendi statükosuna sahip çıkarken de, ülkenin kimyası bozuluyor.

Sadece Kıb-Tek
Hükümet “revizyon revizyon” diyor ya…
İnanmayın.
Maliye Bakanı açıkladı…
“Mali açıdan revizyona gerek yok…”
Yani Maliye Bakanlığı açısından protokol tamam…
Çalışma Bakanlığı açısından da protokol tamam…
Ne kalıyor geriye?
Kara delikler…
Nedir o?
İşte Kıb-Tek…
Hükümetin “revizyon” dediği ve ismini koymadığı alan bellidir…
“Özelleştirme…”
CTP ruhuna karşıdır özelleştirmenin…
DP ise, “kendi yapmadığı” için karşıdır…
Sorun Kıb-Tek’tedir…
Kıb-Tek ciddi anlamda zarar etmektedir…
Şu nedenle ya da bu nedenle…
Borçlanarak ayakta duruyor…
Popülizm kurumu bitirdi.
Kıb-Tek, siyasilerin “aşık attığı” bir alan haline geldi.
Herkes “el malı” gibi kullandı.
Ödemeyenin elektriğinin kesilmemesi olur mu?
Camisi ödemedi…
Duygusal baktık…
Belediyesi ödemedi, “mahsuplaşsın” dedik…
BRTK ödemedi, “milletin sesi kısılmasın” dedik…
Hatırlı iş adamı ödemedi, “istihdamı var” dedik…
Onlarca iş yeri battı gitti borç taktı…
Maliyetler yükseldikçe yükseldi…
Şimdi gemi karaya oturdu.
Halen daha popülist popülist tartışıyoruz.

CTP ne yapacak?
Popülizm CTP’ye yakışmıyor.
Ne yapacak Kıb-Tek konusunda?
Özerkleştirme…
Cevap bu…
Yürüyecek o zaman…
İlk yapılması gereken süratle alacakların tahsilidir.
Bu nedenle Kıb-Tek, “çatır çatır” kesecek ödemeyenin elektriğini…
Cemaat bağıracak…
İş adamı bağıracak…
Vatandaş bağıracak…
Siyasetçi popülizm yapacak…
Ama Kıb-Tek elektriği kesecek.
Herkes de üzerine düşeni yapmak zorundadır.
Kıb-Tek kestiği için suçlanmamalı…
Özelleştirilmeyecekse…
Yaşatılacaksa Kıb-Tek yöntemi bellidir.

Dönelim yine programa
Program tıkır tıkır işlemeye devam ediyor…
Neden mi?
Önce geçiş hükümeti geldi…
“Programa bağlıyız” dedi.
Şimdi de sandıktan bir hükümet çıktı…
TC adına protokolü izleyen teknik komite başkanı, KKTC adına protokolü uygulayan “en üst düzey memura” ulaştı…
Yazılı olarak…
“Yeni bir hükümet var protokolü uygulayacak mısınız?”
Maliye Bakanı Müsteşarı da…
Maliye Bakanı ve Başbakan’ın bilgisi ile karşı yazı yazdı:
“Protokolü uygulamaya ve uymaya devam edeceğiz…”
Başbakan Yorgancıoğlu kendisi bir yazı yazmadı…
Şimdi tablo ortadadır…
Protokole devam mı?
Tamam mı?
Özkan Bey ve ekibi buna karar vermek durumundadır…