AVUKATLAR POLİSİ SUÇLADI: Avukatlar, Mehmet Vechi’nin poliste tutuklu olduğu sırada intihar etmesi olayıyla ilgili polisi suçladı. Hukuk insanları polisin sorumluluğunda olan bir tutuklunun can güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle Polis Genel Müdürlüğü’nün bedel ödemek zorunda kalacağını belirtti
%99 İHMAL VAR: Ülkenin önde gelen avukatlarından Menteş Aziz, “Katillik” şüphesiyle gözaltında tutulan bir kişi, polisin elinde nasıl bu kadar kolay canına kıyabilir” derken, bir diğer deneyimli avukat Hasan Sözmener, “Meydana gelen bu üzücü olayda polisin %99 ihmali vardır” dedi
“BARO TAKİPÇİSİ OLACAK”: Lefkoşa Mahalli Barosu ise, Vechi’nin ölümü ile neticelenen olayın sorumlularının ivedilikle ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Baro olayın takipçisi olacağını belirterek bundan sonraki süreçte Başsavcılığın, hassasiyetle soruşturma yürüteceği bir dönem olacağını kaydetti
Devrim DEMİR

Polis Müfettişi Mehmet Bayraktar cinayetiyle ilgili tutuklu bulunan ve Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde intihar eden Mehmet Vechi olayıyla ilgili ülkenin tanınmış avukatları, polisin sorumluluğunda olan bir tutuklunun can güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle polisin bedel ödemek zorunda kalacağını belirtti.
Havadis’e konuşan avukatlar Polis Müdürlüğü’nde meydana gelen intiharın ardından polisin vatandaşın güvenini yitirdiğini dile getirdi. Sorgulama aşamasında bir zanlının polis gözetimi altında yaşamına son vermesinin ardından kamunun vicdanını rahatlatacak bir açıklama yapılması gerektiğini söyleyen avukatlar, intihar olayında büyük ihmali olduğunu savundu.
Menteş Aziz: Polis hatalıdır
Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde meydana gelen intihar olayının ardından Havadis’e konuşan avukat Menteş Aziz, yaşanan olayın derin bir açıklama gerektirdiğini söyledi. Menteş Aziz yaşanan cinayet ve intihar olayının tüm ülkeyi derinden etkilediğini belirterek, “ilk veya son olsa da çok üzücü bir olay meydana geldi. Basından takip ettiğimiz kadar polis zanlı yakınları tarafından intihar edebilir diye defalarca uyarıldı” dedi. Yasada Fasıl 155 madde 5 ve 6 Ceza Usul Yasasına göre, suç nerede işlendiyse olayın soruşturması o bölgenin polisine ait olduğunu ifade eden Aziz, en büyük yanlışlardan birinin de soruşturmanın Karpaz bölge polisinden alınıp Lefkoşa Polisine verilmesi olduğunu söyledi. Aziz, “Halk şimdi polise olan güvenini tamamen yitirmiş durumda. “Katillik” şüphesiyle gözaltında tutulan bir kişi nasıl bu kadar kolay ölebilir hem de polisin elinde? Cinayetle ilgili tutuklu olan bu zanlının bir savunma avukatı var eğer iddia edildiği gibi DNA sonuçları gösterilecekse neden avukat çağrılmadı?”
“Bu iş çoğunu götürür”
Soruşturma aşamasında bir tutuklunun ölümünden sadece polisin sorumlu olduğunun altını çizen Menteş Aziz, bu olayın ardından polisin görevinde iyi olmadığını bir kez daha gösterdiğini söyledi. Aziz şöyle devam etti: Şimdi Mehmet Vechi’nin ailesi polise tazminat davası açacak ve çok kolay kazanacak. Cinayetle ilgili sonuçlar gelmiş olabilir, peki bunu zanlı konumunda bir kişiye hem de avukatı olmadan alıp göstermek yasal mı tartışılır. Bu kişi neden yeterli önlem alınmadan hücreden çıkarıldı polisin içinde olsa da canına kıyacak kadar serbest bırakılmamalıydı. Bu intiharın ardından bu iş çoğunu götürür, derin izahat isteyen bir konu. Polis Genel Müdürlüğü’nden yapılacak olan açıklama, kamuoyunu ikna edici olmalı. Görevli polisler itham altında kaldı, katil olsa bile bu olay polis için hiç iyi olmadı, görevde çok büyük bir ihmal var.”
Sözmener: Polis tutuklunun ölümünü engelleyemedi
Poliste emaneten tutulan bir kişinin canına kıymasının ardından düşüncelerini dile getiren Hasan Sözmener, “Yaşam hakkı denilen bir yasa var ve anayasada devlet bunu korumakla mükelleftir. Söz konusu yaşamına son veren kişinin ölümü ile ilgili ayrı kuşkularım vardır. Basından yakın takip ettiğim bu olayda soruşturma memuru olarak görevlendirilen ekibin şiddet ve işkence uygulayarak suçlunun psikolojisinin bozulduğu yönünde duyumlarımız olmuştur. Türkiye’den geldiği iddia edilen DNA sonuçları zanlıya avukatı olmadan neden gösterilmek istendi? Yasada kurallar açık, bu kişi neden bu kadar kontrolsüz bir şekilde hücreden çıkarıldı kelepçe takılmadan tedbir alınmadan? Etik olarak bu soruşturmanın Lefkoşa polisine verilmesi çok büyük bir yanlıştı. Bölge polisinde büyük bir güvensizlik oluştu, hakaret olarak kabul edildi” diye konuştu.
“Polisin psikolojisi bozuk”
Polisin merkezinde bir tutuklunun intihar etmesinin ardından polisin psikolojik olarak çöküntü yaşadığının gözler önünde olduğunu söyleyen avukat Hasan Sözmener, “Polis teşkilatının derinden incelenmesi gerek. Alkol ve çevre uyumsuzluğu üst safhada olan bir teşkilatın içinde meydana gelen ölüm olayı arkasından birçok soru işareti getirdi. Polisin içinde büyük bir düzenin şart oldu. Gerek poliste, gerekse cezaevinde yaşamına son veren bir kişinin tek sorumlusu polistir. Tutuklu bir kişinin intihar etme olasılığı, özgür bir insana göre daha risklidir. Hücreden alınan bu kişi hiçbir güvenliği alınmadan gelişigüzel 3. kata çıkarılıyor ve o zanlı kendini merdiven boşluğuna atıyor hem de polis gözetimi altında. Meydana gelen bu üzücü olayda polisin %99 ihmali vardır” dedi.
Erbilen: Polis ihmalkar davrandı
Avukat Erdaş Erbilen ise, bir tutuklunun başına gelen her şeyden polisin sorumlu olduğunu kaydetti. Yaşanılan intihar olayının ardından polisin içinde büyük bir sistemsizlik olduğunu dile getiren Erdaş Erbilen şöyle devam etti: İntihar olayının ardından polisin ihmali olduğu çok açık ortada. Tutuklu olan bir kişinin can güvenliği polisten sorulur. Olayda tedbirsizlik ve ihmalkarlığın olduğu ortada. Söz konusu bu ihmal kimin açıklanmalıdır. Sorgulama aşamasında bir zanlıya polis tarafından açıklama yapılacaksa neden avukatı yanında yok? Hücreden çıkarılan zanlı her türlü önlem alınarak çıkarılmalıydı birinin ölmesi gerekmiyordu. Polisin yapmış olduğu ihmal, bir canla ödendi. Aile şimdi tazminat açtığı anda % 100 haklıdır ve kazanılır.”
Esendağlı: Kabul edilmeyen bir durum
Soruşturma altında bir zanlının polis nezaretinde ölmesinin kabul edilebilir bir durum olamayacağını dile getiren avukat Hasan Esendağlı, “Poliste yaşanılan olayın kabul edilir bir tarafı yok ne yazık. Polisin hesap vermesi gerekir, ne olursa olsun bir tutuklunun ölümünden kendileri sorumluydu. Polis mahkeme emri ile huzurunda tutuklu bulunan bir kişinin can güvenliğini sağlayamadı ve ihmal sonucu bir kişi canına kıydı. Kamu vicdanını nasıl bir açıklama yaparak rahatlatacaklarını ise bilmiyorum” dedi.
Lefkoşa Mahalli Barosu: Olayın sorumlularının ivedilikle ortaya çıkarılması gerekir
Lefkoşa Mahalli Barosu Başkanı Arzu İzveren, Mehmet Vechi isimli zanlının ölümü ile neticelenen olayın sorumlularının ivedilikle ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. İzveren, Lefkoşa Mahalli Barosu’nun olayın takipçisi olacağını belirtti.
İzveren, Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde gerçekleşen ve Mehmet Vechi isimli zanlının intiharıyla neticelenen olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, olayın tüm toplum genelinde infial yarattığını kaydetti.
İzveren, Polis teşkilatının zanlıların hayat-vücut bütünlüğü ve can güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu vurgulayarak, bundan sonraki süreçte Başsavcılığın, hassasiyetle soruşturma yürüteceği bir dönem olacağını belirtti. İzveren, ivedilikle olayın sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğine dikkat çekti.
Mahkeme emri ile tahkikat amacıyla Vechi hakkında tutukluluk emri alındığını anımsatan İzveren, “onun hayat-vücut bütünlüğünden ve can güvenliğinden sorumlu olan yine aleyhine tutukluluk emri alan Polis Teşkilatı’dır” dedi.
“Ciddi ve ağır ihmal”
Polis Genel Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamanın, 3’ncü kata çıkarılıp, kendisine emarelerin gösterileceği sırada, zanlının polis memurlarını etkisiz hale getirip kendisini merdiven boşluğuna bıraktığı yönünde olduğuna işaret eden İzveren, bu söylem ve/veya bu açıklamanın ilk nazarda ciddi ve ağır bir ihmalin varlığını ortaya koyduğu görüşünü ileri sürdü.
Açıklamasında, “Polis Teşkilatı zanlıların hayat-vücut bütünlüğü ve can güvenliğini sağlamak zorundadır. Şayet bunu sağlayacak durumda değil iseler o zaman zanlı aleyhine nasıl tutukluluk talebinde bulunabileceklerdir” ifadelerine yer veren İzveren, merhumun Avukatı ile ailesinin ciddi işkence iddiaları bulunduğunu söyledi.
































