Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Magazin

“Plak Yarışı”nın gizli kahramanı: HÜSEYİN HALLAÇOĞLU

Hüseyin KANATLI

Efsanelerin efsanevi tutkuları ve tutkunları var. Ve de efsanevi kahramanları…
Başlıktan da anlaşılacağı gibi, yazımız Plak Yarışı ve Hüseyin Hallaçoğlu ile ilgili…
Çünkü başlık ve isim birbiriyle özdeşleşmiş gibi… Aslında bu başlıkla özdeşleşen bir isim daha var. 25 yıl bu programı sürdüren ve yıllardan sonra yeniden canlandırıp hala sürdürmeye devam eden kişi olarak naçizane bendeniz…
Hemen bir istirhamda bulunayım. Bunu yazarken, sakın beni bencillikle, kendini beğenmişlikle ya da kendi reklamını yapan bir kişi olarak suçlamayın lütfen…
Evet, Kıbrıs’ın en uzun soluklu Plak Yarışı gibi bir programı yıllarca yöneten bir kişi olarak elbette gurur duyarım. Ama bu gurur ancak temsili mahiyettedir.
Esas gurur ve başarı, programın uzun yıllarca devamını sağlayan dinleyicilerindir. Programa renk, heyecan ve neşe katan sayısız gençlerimiz, insanlarımızdır. Hepsi de ruh dolu, gönül dolu, müzik dolu, coşku dolu insanlarımız… Çoğu gizli kahramanlarımız…
İşte Hüseyin Hallaçoğlu da onlardan biri…

—–

Hüseyin Hallaçoğlu, aslında “gizli kahramanlardan” biri değil…
Çevresinde, iş alanında, bağlı bulunduğu kurum ve kuruluşlarda çok iyi tanınan, popüler bir sima… Sadece meslekteki başarısı, kişiliği, prensipleri, kibarlığı, çağdaşlığı bakımından değil, güzel şeylere, sosyal duruşuna, sanata, özellikle müziğe olan tutkusu, nostaljik duyguları ve koleksiyonculuğu bakımından da takdir edilen bir kişi…
Bir tür “müze” haline getirdiği işyerinde, elektrik malzemeleri deposu yanında, eski 45’lik plaklar, uzunçalarlar, eski dergiler, Kıbrıs’ta ve Türkiye’de çekilen ünlü sanatçılarla anı fotoğrafları ve nostaljik teferruattan oluşan zengin bir “hazinesi” var.
Bir şey daha var: Plak Yarışı’nın 25 yıllık tarihinde yayınlanan tüm plak listeleri… Gençlik çağlarında tüm listeleri hafta hafta defterlere geçirmiş.
Yıllar sonra Plak Yarışı’nı, nostaljik olarak yeniden yayınlamaya başladığım zaman,  kendi arşivimizde listelerin eksikliğini fark etmiştim. İmdadıma Hüseyin Hallaçoğlu’nun, büyük bir titizlikle muhafaza ettiği eksiksiz listeleri yetişti.   Hallaçoğlu’nu o zaman “keşfetmiştim.”
Hala “keşfetmeye” devam ediyorum.

—–

“Devam ediyorum” diyorum. Çünkü zamanla onda başka cevherler gördüm.
Piknik etkinliklerinde olduğu gibi… Alelade bir piknik etkinliği değil sözünü ettiğimiz… Geleneksel olarak her yıl elektrik mühendisleri ve müteahhitleri tarafından düzenlenen pikniklerde, Hüseyin Hallaçoğlu yüksek bir kaide üzerine ses tesisatı kurduruyor. Plakçalarlar, mikrofonlar yerleştiriyor. Kısacası bir açık hava stüdyosu kuruluyor.
Oraya “deposundan” kutular dolusu plakları taşıyor. Plaklar isim başlıklarına göre alfabetik olarak düzenlenmiş. Mevcut plakların listeleri piknikçilere dağıtılıyor. Ayrıca herkese birer istek formu veriliyor.
Doldurulan formlar “stüdyoya” ulaştırılıyor. Ve istekler sırasıyla çalınıyor.
Dahası var. İstek formları katlanıp bir torbaya konuyor ve çekilen kura sonunda şanslı istek sahiplerine çeşitli kurum ve kuruluşlardan toplanan zengin hediyeler dağıtılıyor. Neticede ortaya heyecanlı, müzikli bir program çıkıyor. Ve de nostaljik… Çünkü listedeki plakların hepsi de geçmiş yılların anılarını taşıyor.
Plak Yarışı yıllarını… Bir süre önce Pınarbaşı’nda düzenlenen son piknikte bulunmanın şansını yaşadım. O nostaljik duyguları piknikçilerle ve de Hüseyin Hallaçoğlu ile birlikte yaşamak, benim için tarihi bir zevk oldu.
Bu zevkim devam ediyor.
BRTK Müdürü Sayın Mete Tümerkan’ın ve değerli yönetmenimiz Cemal Yıldırım’ın teşviki ve önerisi ile ve de “Efsane Canlanıyor” sloganı ile Plak Yarışı’nı TV’ye aktarırken de Hüseyin Hallaçoğlu’nu yine yanımda buldum.
Gerek radyoda gerekse TV’de Plak Yarışı’nın canlanmasında onun çok büyük bir rolü var.
Ona ne kadar teşekkür etsem azdır.