Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

Para… Değer… Önem…

 

İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 50 dolarlık bir banknotu göstererek başladı.

200 kişiyi bulan dinleyiciye, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya başladı. Ve konuşmacı “bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım” dedi.

Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere “hala bu parayı isteyen var mı? diye sordu, eller yine havadaydı.

Bu sefer, konuşmacı “peki bu paraya şunlara yaparsam?” dedi ve 50 doları yere attı onun üstüne bastı, ezdi, pisletti ve para şimdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.

Konuşmacı şöyle dedi:

“Arkadaşlarım burada çok önemli bir şey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 50 dolar.

Hayatımız da  çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz, fakat ne olduğu veya ne olacağı önemli değil, hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmış ya da  kırılmış, bunların hiçbiri önemli değildir.

Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir.

…..

Değeri, önemi anlamak ayırt etmek adına anlamlı bir hikaye ile başlamak istedim.

Kıssadan hisse…

Hele söz konusu para olunca, konu daha da hassaslaşıyor.

Araç mı?

Amaç mı? diye  konuşur dururuz ya…

Farkında olmadan demek istiyorum; “Amaç” oluverir   hareket tarzımız.

Bütün değerlerimizin önüne geçer.

Değerler, öneme

Amaçlar da , araçlara dönüşür.

İşte İnsan olmanın güzelliği, değeri orada yitirilmeye başlar.

Farkında olmak, o ince çizgiyi net ayırmamıza yardımcı olur.

Bu bir tercih mi?

Evet; Duruşunuz adına sizin tercihinizdir.

Değerli olmak mı?

Önemli olmak mı? istiyor sunuz?

Hangi tarafta olacağınız sizin tercihleriniz  belirler.

Aslında hep birbirine yakın ve bir o kadar karışan iki kavramdır.

Aralarında çok ince bir ayrım vardır.

Değerli olmak; Onurun, varlığın korunması ile alakalıdır.

Önemli olmak; Dış etkenler ile özdeşmesi söz konusudur.

Bir kişinin değerli olması onun karakteri ile paralel iken,

Önemli olabilmesi için bir ünvana sahip olması yeterli..

Diğer bir deyişle, para ile satın alınabilecek her şeye…

Şükretmek güzel!

Ama kaderci de  olmamak lazım.

Çalışmanın, mücade etmenin, emek sarf etmenin ve sarf ettiği emeğin karşılığını almanın..

Kazanmanın, onun keyfine varmanın ve  bunun, kazandıklarının kıymetini anlamanın yolu bunu iyi ayırt edebilmektir.

Konuyu özetlemek adına,

Geleceğimizi şekillendirecek canlarımıza,  bırakacağımız  çok değerli ve kıymetli bir sözü sizinle paylaşmak istiyorum:

“Çocuğunuza zengin olmayı değil, mutlu olmayı öğretin. Böylece o  büyüdüğünde her şeyin fiyatını değil değerini bilecektir.”

Değerli kişilikler ile

Kıymetli yarınlara.

[newsbox style=”nb3″ title=”POLİ 292″ display=”tag” tag=”292″ number_of_posts=”6″ sub_categories=”no” show_more=”no” post_type=”post”]