Mart ayının havaları çılgına döndürür doğayı; bu çılgınlık aslında bir şölen; her yıl mevsiminde tekrarlanan bir ritüel.
Böyle mevsimlerde haberlerden uzak durmalı, özellikle bir “dava” ardına gizlenenlerden; lalelerin sesine kulak vermek en iyisi…
…
An gelir kül rengi bulutlar bir tül perde gibi serilir gökyüzüne, yağmur yağar durur sonra güneş açar, hava ılıman, takriben 20 santikrat derece, yağmur damlaları yapraklarda kristalleşir, her bir damlaya dünyanın bir parçası yansır; balıkgözü ile görünür o yansımalar…
…
Böyle anlarda haberlerden uzak durmalı hele de bir “dava” ardına gizlenenlerden; duysanız bile duymazlıktan gelmek en iyisi…
…
Dağların, ovaların yeşile dönüp allanıp pullandığı zamandır.
İşte, böyle zamanlardı hafta sonu geldi mi herkes ovalara koşar bin bir çeşit çiçek toplardı; güneş ufka çekilinceye kadar derlenen çiçekler demetlenir evlerin orta masalarını süslerdi; kır çiçeklerinin kokusu sardunya ve güldamlalarının kokusuna karışırdı.
O yılarda herkesin hayatı birbirine benzerdi, farklılıklar pek azdı, tek düze bir hayat görünse de aslında hareketliydi ve herkes ne yapacağını bilirdi.
Çiçekler tarlalarda yol yol olurken, tatil günlerinde insanlar da evlerinden çıkarak bir yol alır giderlerdi, en güzel elbiseleri içinde.
Parklar bahçeler dolar, yollar caddeler insan kalabalığına gömülür, kalabalıklardan rızkını çıkarmak isteyen seyyar satıcılar meydanlarda yerini alırdı ki gün gelecek bu güzel alışkanlıklar yok olacak, o bildik insanlar birbirlerinden uzaklaşacaklardı…
…
Yağmurlu mart günlerinin ardı güneşli olur.
Yağmur sessiz yağar, güneş sessiz açar.
Dağlar, ağaçlar ve çiçekler en çok böyle havaları sever; bu havalarda bulundukları yerleri rengarenk bir şölene çevirirler.
Sadece dağlar, ağaçlar ve çiçekler değil, tekmil kuşlar da öyle.
Büyük bir sabır ve özlemle beklenir bu mevsim, ve bu mevsimde yağmur da sevilir güneş de, kimselerin şikayeti olmaz.
Gül nergise güler, nergis sümbüle; papatyalar martıların gelmesini bekler…
…
İlkbaharın bu en güzel zamanında, doğanın müziğine bir parazit gibi giren seslere kulak verilmemeli.
Gerçekten doğanın müziğini ve ahengini bile bozuyor…
































