YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR: Ölümcül bir rahatsızlık olmayan panik atak, hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Bu rahatsızlığa yakalanan hasta sosyal hayattan kopup, acaba tekrardan atak geçiririm endişesi ile kendini birçok ortamdan soyutlamaya başlıyor
SAYI ARTIYOR: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde panik atak rahatsızlığıyla ilgili bilimsel bir araştırma yapılmamakla birlikte bu rahatsızlığa yakalanan birey sayısının günden güne arttığı biliniyor. Uzmanlar ender de olsa bu hastalığın 25 yaş altında da görülmeye başladığını açıkladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki “panik atak” vakaları giderek artıyor. Konuyla ilgi bilimsel bir çalışma olmamakla birlikte uzmanlar kliniklerine gelen panik atak vakalarının her geçen gün arttığını söylüyor.
Bu rahatsızlığın temelinde ise özellikle stres yatıyor. Uzmanlar bu rahatsızlığın önüne geçilmesi için kişilerin kendini stresle baş edebilecek şekilde geliştirmesini tavsiye ediyor.
Çocuk yaşlara kadar düştü…
Uzmanlar genellikle 25 yaş sonrasında görülen panik atak vakalarının artık daha küçük yaşlarda da ortaya çıktığını açıkladı. Uzmanlara göre 25 altındaki kişilerde görülen panik atak rahatsızlıklarının temel nedeni ise okul fobisi ya da sınav kaygısı.
Kalıcı tedavisi var…
Uzmanlar, panik atak rahatsızlığının kalıcı tedavisi olduğunun müjdesini veriyor. Erken fark edilen rahatsızlıklarda 10 seanslık kognitif terapi ile hem rahatsızlık tamamen tedavi edilmiş olup hem de kişi kendi kendisinin terapisti durumuna getiriliyor.
Erkal: En sık rastlanan panik bozukluğu
Klinik psikolog ve kognitif terapist Deniz Erkal, panik atak rahatsızlığının kaygı bozukluklarının en sık rastlanan türü olduğunu söyledi. Erkal, bu rahatsızlığa panik bozukluğu da dendiğini ifade ederek şu şekilde konuştu:
“Panik atak kaygı bozuklukları grubunun en sık rastlanan türüdür. Biz buna panik bozukluğu diyoruz. Kişi panik atak olacak mı olmayacak mı endişesi yaşıyor ve panik atak geçirmemek için kaçınacak davranışlarda bulunuyor. Bu belirtiler yerine geldiğinde kalp çarpıntısı, mide bulantısı, elde ve bacaklarda titreme, ishal gibi belirtiler olabiliyor. Yoğun panik atakta ölüm korkusu da ortaya çıkabiliyor.”
“Doktor doktor gezmek zorunda kalıyorlar”
Panik atak geçiren bir kişinin rahatsızlığını tam olarak bilmediği doktor doktor gezdiğini ancak yapılan tahlil ve testlerde bu hastalığın çıkmadığını söyleyen Erkal, bu durumda kişinin ikna olmadığını belirtti. Erkal, şu şekilde konuştu:
“Panik atak geçiren bir kişi genellikle tam olarak rahatsızlığını bilmediği için doktor doktor gezmeye başlıyor. Yapılan testler ve tahliller sonucunda hiçbir şey çıkmayınca doktorun söylediklerinden ikna olmuyor.”
“Yaşam kalitesini düşürüyor”
Panik atak rahatsızlığının ölümcül bir rahatsızlık olmadığını kaydeden Erkal, ancak bu hastalığın yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtti. Erkal, panik atak geçiren bir kişinin tekrardan geçirme endişesi ile atak geçirdiği yerlere gitmekten kaçınmaya başladığını ve kendisini birçok ortamdan soyutladığını söyleyerek şu şekilde konuştu: “Panik bozukluğu genellikle tek başına tehlikeli bir rahatsızlık değildir. Ancak uzun süre tedavi edilmemesi kişinin hayatını kısıtlar. Örneğin kişi uçakta panik atak geçirmişse uçağa binmekten kaçınmaya başlar, kendini sosyal yönden kısıtlar. Bu nedenle eren tevdi edilmesi önemlidir.”
“Günden güne artıyor”
Ülkede panik atakla ilgili bir bilimsel bir araştırma olmamakla birlikte kliniklere giden hasta sayısından bu vakanın arttığının gözlenebileceğini kaydeden Erkal şu ifadeleri kullandı:
“Ülkede bilimsel bir araştırma yapılmamakla birlikte bu rahatsızlığı yaşayan kişi sayısının arttığını biliyoruz. Bize gelen hasta sayısı da günden güne artıyor. Ayıca çok ender olsa da yaş gurubunun giderek düştüğünü görüyoruz. Sınav kaygısı, okul fobisi, ciddi bir olay yaşama e ergenlik erken yaşta panik atağa neden olabiliyor.”
“Tedavi ilerledi”
Erkal, panik atak rahatsızlığındaki tedavinin ilerlediğine dikkat çekerek özellikle kognitif terapi yöntemi ile bu rahatsızlığın kalıcı bir şekilde tedavi edilip kişinin kendi kendisinin terapisti durumuna getirilebileceğini belirtti. Erkal, panik atağın erken fark edilmesinin büyük önem taşıdığına işaret ederek, “Erken fark edilmesi durumunda 10 seansta bu rahatsızlık kalıcı olarak tedavi edilebilir” dedi.
“Stresle baş edebilmek önemli”
Panik atak geçirmemek için kişilerin kendisini stresle baş edebilecek şekilde geliştirmesi gerektiğini kaydeden Erkal, stresin herkesin hayatında olduğunu bu nedenle önemli olanın stresle baş etmek olduğuna vurgu yaptı. Erkal, şu ifadeleri kullandı:
“Panik atak rahatsızlığının ortaya çıkmasında genetik geçiş önemli rol oynuyor. Kişinin bu rahatsızlıktan korunması için kendine iyi bakması spor yapması ve kendini stresle baş edebilecek durumda geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca kendimizi tanımakta önemli. Sorunlarla yüzleşmek ve sorunlardan kaçmamak gerekiyor. Keyif verici etkinliklere katılmak ve hayatı iyi dengelemek gerekiyor.”
“Terapiler, tedaviyi hızlandırıyor”
Erkal, diğer hastalıklarda da psikolojik terapi alınmasının tedavi sürecini hızlandıracağına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Sadece panik atak durumunda değil diğer rahatsızlıklarda da doktorların hastalarına psikolojik tedavi önermesi gerekiyor. Kişi psikolojik destek alarak daha çabuk iyileşiyor. Hayatlarının zor dönemlerini atlatıyor. Zaten birçok hastalığın temelinde de psikolojik sorunlar yer alabiliyor.”
































