Köşe Yazarları

Pandeminin dünyada yarattığı yeni koşullar…






Bu yazıyı Bayramın 3.günü yazarken bu Bayram tatilinin de geçen yıl  covid19 başlangıç zamanına rastlayan  tamamen kapalı ortamda olmasa bile, kısıtlı bir dönem içinde geçirmekteyiz. Çok şükür ki sağlıklıyız diyerek toplum olarak sağlığımıza dikkat etmek birincil önceliğimiz olduğunu hatırladık. Sağlık olmayınca hiçbir şeyin olmayacağını da yalnız biz değil tüm insanlık öğrenmektedir.

Dünyada Devlet Yöneticileri bir yıldan beri sağlık konusunda her türlü tedavi önlemleri yanında, araştırmalara, aşılara, ilaçlara öncelik verirken bir kenarda tuttukları para ve kıymetli maden ve kıymetli kâğıtlar gibi rezervlerini de hem halkına yaşamak için elzem gıda, geçim ve iş hayatını öldürmemek için gerekli ekonomik ve mali önlemleri almaktadır.



İlerisini düşünmeyen ülkeler de daha çok sıkıntı çekmekte ve sağlık koşullarını riske atmak durumunda kalarak ekonomik ve mali durumu biraz düzeltmek için yine de kimisi akılcı önlemler alırken, kimi ülke Yönetimleri de halkının genel iyiliğini ve menfaatini halâ düşünmeden kendi tercihleri doğrultusunda halk sağlığını da riske atarak ağır aksak sağlık ve ekonomik ve mali açıdan akıl dışında nokta atışı ile devlet Yönetmeye çalışmaktadır.

Bu pandemi döneminde geçen ve bu yıl Bayramda evlerde daha ziyade aile görüşmeleri ile geçirilmesi bize aile yakınlaşmasını daha fazla sağladığı için olumlu bir adetimizin tekrar yerine gelmesini hatırlattı. Bir şeker, bir çikolata bir kahvenin tadı aile ile, sevdiğiniz kişilerle geçirmenin yerini hiçbir şey sağlayamaz düşüncesindeyim.

Yıllardır, her bayram aileler paramparça farklı yerlere seyahatlerle geçirmenin tercihinde iken, ‘evde kal’  mecburiyeti belki aile hayatlarına olan önemin önceliğine her yönden daha çok farkındalığı  yaratmıştır sanırım.

Pandemi’nin her yönden tüm olumsuzluklarına rağmen, aile hayatına dönük getirdiği olumlu yanı, aynı evde yaşayan insanların bir aile bir Yuva sahibi olduklarının, sorumluluklarının ve birbirlerine olan ihtiyacı arttırdığı gerçeğini daha çok anlaması açısından da yararlı olmuştur sanırım. Aynı şekilde hepsinde değilse de halkın çoğunluğunda sosyal yardımlaşma duygusunu da hatırlattığı ve hatta desteği arttırdığı bir gerçektir. Ki bu halk her dönemde biz çocukluğumuzdan başlayarak ve milli mücadelemiz günlerinde kimse kimseyi muhtaç etmeden ekmeğini, olan yemeğini ve diğer ihtiyaçlarını paylaşarak başarı kazandı..

Gerçi sorumluluk duygusu farklı, doğuştan ve aile terbiyesinden kaynaklanan çok özel bir vasıftır ki son dönemlerde bu vasıflarda maalesef, KKTC’de gelişen yeni hayat tarzı ve ani parasal büyümenin verdiği görgü dışı gösterişler ve bencillik, kaynağı belli olmayan kayıt dışı para kazanma yollarının artması ile sağlam karakterin, dürüstlüğün, terbiyenin, alışılmamış olaylarla  çok zafiyetlere uğrandığı maalesef herkesin malûmudur.. Pandemi bu insanları biraz olsun törpülemiştir umarım. Biraz yardımlaşma ki bu genel olmalıdır, münferit kişilerin değil, dayanışma ve paylaşma.

Pandeminin olumlu etkisi aileleri yakınlaştırırken, menfi etkisi ise tabiatıyla sosyal faaliyetlerin ve sosyalleşmeyi zayıflatmış olmasıdır ki psikolojik olarak insan ihtiyacıdır.

Dünyada İş hayatına etkisi; Pandeminin bundan sonraki dönemde yarattığı yeni İş hayatı ise, evde ve digital ortamda çalışma alanının otomatik olarak çok daha fazla artarak devam edeceğidir. Bu hem iş sahiplerine daha az yatırım ve masraf, hem de çalışana da çok çeşitli yönden daha avantajlı ve zaman ve yol masraflarından tasarrufla ayrıca evde daha rahat bir çalışma ortamı yaratacağı ile ilgilidir.

Nitekim bu konuda şimdiden bir çok alanlarda bir başlangıç vardır, ve bu gittikçe dünyada ciddi şekilde genişleyerek yayılacak bir iş alanı olacağı, bu çeşitli yönden avantajları dolayısıyla kesin gibi görülüyor.

Her alanda örneğin tarım’da, turizm’de  yukarıda söylediklerim geçerli olmasa da, bu alanlarda ancak sağlık alanında düzelme oldukça  canlanmanın mümkün olacağı görülüyor. Bu konu sadece Hükümetlerin alacağı kararlarla da tek yönlü yürüyecek bir şey olmayıp, insanların seyahatleri ile ilgili kendi sağlıklarını düşünerek yapacakları tercihler de kısıtlayıcı psikolojik faktörler rol oynayacaktır.

Esasında gerek hava gerek kara gerekse deniz ulaşımında da talep faaliyeti çoğaltır veya yavaşlatır veya durdurur. Ulaşım kolaylıkları ve çoklukları ile de geçerlidir turizm.

Dünyada normalleşmenin, sağlığın ve sağlık koşullarının yaratacağı imkânlara bağlı olarak ve ekonomik imkânlar ve psikolojik nedenlerin aşılması ile gelişeceğini dünya insanları daha iyi anlayacaktır.

Sağlıklı gelecek dileyelim. Ve sorunların aşılması için sağlık sektörüne önem verelim.

 

 







Başa dön tuşu