Mayıs ayı, Kıbrıs’ta yeni bir dönem başlatacak mı?
6 Mayıs’ta, Türk ve Rum müzakereciler, BM KONTROLÜNDE 5 saatten fazla bir görüşme yaptılar.
Bu görüşme, daha önce yapılan görüşmelerden çok daha farklı bir zeminde yapılmaktadır.
Bu farklılıklardan en önemlisi, artık anında, tartışılan konularla ilgili belgeler ve karşı öneriler sunulmasıdır.
Salı günkü görüşmelerde, Mülkiyet, Kamu Hizmetleri Komisyonu ve Federal Yetkiler konularında yeni öneriler verildi, alternatifler tartışıldı.
Önerilerin sunulması alternatiflerin tartışılması, AL-VER sürecinin adım adım geldiğinin habercisidir.
Toplumlararası görüşmelerde, hiçbir taraf, istediklerinin tamamını alamaz. Öncelikle olaya bu çerçeveden bakmak gerekmektedir.
Uzlaşma, her iki tarafın kamuoyunun devreye girmesiyle başarılabilir. Her iki tarafın sivil toplum temsilcileri ve siyasi partileri, kendi toplum temsilcilerini, uzlaşmada , daha esnek olmaları konusunda TEŞVİK edecek bir yol izlerlerse, Kıbrıs’ta 1950lerden beri devam eden bölünme ortadan kaldırılabilir.
Salı günkü görüşmelerde, TOPRAK AYARLAMASI ile ilgili konularda da bazı görüşmelerin yapıldığı bilgisi gelmekle birlikte, bu konu hakkında fazla açıklama yapılmamıştır.
Özlü görüşmeler, gerçekten de çok önemli konuları, birinci günden tartışma masasına yatırmıştır.
Federal Hükümetin yetki ve sorumlulukları, kurulacak olan ortaklığın temelidir.
Her iki tarafın kamuoyu, bu noktalarda, fazla taleplerde bulunmanın MANTIKSIZLIĞI’nı mutlaka anlamalıdırlar.
Kıbrıs bir AB ülkesi olacağına göre, AB hukuku, YENİ DEVLET’in her alanında geçerli olacaktır.
Bugün, Rum tarafının yaşamında, AB hukuku ve standartizasyonu, temel belirleyici hukuktur.
İnsan haklarında olsun, enerji politikalarında olsun, isterse, küçük işletmelerin çalışma koşullarında olsun, AB HUKUKU ve standartizasyonu belirleyici konumdadır. Siz AB’ye girmek koşulunu kabul ettikten sonra, AB normlarının dışında kalamazsınız.
Dolayısıyla, kurulacak olan yeni Federasyonda, tarafların birbirine karşı üstünlük ve ayrıcalık kazanma şansı, bu çerçeve içerisinde mümkün değildir.
Toprak ayarlaması ile FEDERAL HÜKÜMETTEKİ temsiliyet oranı, gerçekte birbiriyle ilişkili konulardır.
Kıbrıs Türk tarafının elinde bulundurduğu Rum topraklarını iade oranı ile temsiliyette elde edeceği avantajlar arasında görünmeyen ancak güçlü bir bağ vardır.
Çözüm karşıtı çevrelerin toprak ayarlaması ve harita konusunda, şimdiden yaptıkları KARA PROPAGANDA, federasyon kurulurken, federasyon içerisinde elde edeceğimiz yönetim haklarına şimdiden darbe vurmaktadır.
AL-VER ne demektir? Önce bu konuda uzlaşmak gerekmektedir. Sizde fazla olanın bir kısmını, karşı tarafa, gönüllü olarak vermeyi kabul ederek, karşılığında, başka bir şeyi almak, AL-VER sürecinin temel mantığıdır.
Müzakereciler, artık sürecin en önemli noktasındadırlar. Her iki tarafın müzakerecilerinin, yeni sürece olumlu yaklaşmaları ve AB ve Amerika’nın bu yeni sürece olan ilgisini yakından bilmeleri, önemli bir iyimserlik noktasıdır.
Her iki tarafın müzakerecisini, ta Afrikalara kadar götüren ve oradaki Zenci-Beyaz kıyımının uzlaşmasını incelemelerini sağlayan güç üzerinde, Kıbrıs’ta hiçbir tartışmanın yapılmaması çok ilginçtir.
Güney Afrika’daki Zenci-Beyaz çatışması yanında, Kıbrıs Sorununda yaşananlar çok küçük kalmaktadır.
Mavroyyannis ve Özersay’ı, Mandela’nın ülkesine gönderen dinamik, her iki tarafa da, gerçekte büyük bir ders ve uyarı göndermiştir.
Özlü görüşmeleri başlatmak için adaya gönderilen BM Genel Sekreterinin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Jeffrey Feltman’ın, adaya gelir gelmez liderlerle görüşmesi ve Anastasiyadis-Eroğlu arasında imzalanan protokolün dışına çıkılmamasına özellikle vurgu yapması, BM’nin oyuna kuvvetli bir şekilde katıldığının da kanıtıdır.
Müzakereciler, AB, Amerika Türkiye ve Yunanistan’ın çizdiği yolda, ilerlemek zorunda oldukları bir sürecin ilk adımlarını 6 Mayıs’ta atmışlardır.
Görüşmelerden hemen sonra, Mayıs ayının sonunda, Özersay’ın Atina’ya, Mavroyannis’in ise Ankara’ya yeniden ÇAPRAZ GÖRÜŞME için gideceklerini açıklamaları, dış güçlerin etki ve ilgisini açıkça göstermektedir.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























