Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Özgürgün’den Kıbrıs Sorunu Açıklaması!

Özgürgün, Rum-Yunan ikilisinin önce garantörlük şimdi de Türk Askeri’nin adadan çekilmesini ön şart olarak göstermesinin müzakere sürecine olumsuz yansıyacağına vurgu yaparak gelişmeleri bilinen “Rum-Yunan oyununun yeni versiyonu” olarak gördüklerini belirtti.
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Rum Lideri Anastasiadis’in Hürriyet Gazetesi ve CNN Türk’de yaptığı açıklamalarını şöyle değerlendirdi;
Görülmektedir ki Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin yarım asıra varan süreçte Rum tarafının tutumunda olumlu sayılabilecek bir gelişme olmamıştır. Bir süre önce Kıbrıs Rum Liderliğince koro halinde Yunanistan ile eş zamanlı başlatılan “garantörlük” tartışmasını bugün de “Türk Askeri ve kuzey göçmenlerinin geri dönmesi” talepleri izlemektedir.

Müzakerelerin ön şartını garantörlüğün kalkmasına, çözümün ön şartını ise Türk Askeri’nin adadan çekilmesine bağlayan zihniyet hangi olumlu havanın habercisidir.

Liderlerin İlk günlerde ara bölgede kahve içmeleri, Limasol’da tiyatro oyununu birlikte izlemeleri, Rum Liderliğinin kırk yıl önce döşenen mayınların yerlerini belirtmesi ve giriş kapılarında vize formlarının kaldırılması ya da yeni kapılar açılması girişimi ile yaratılan olumlu havanın, Rum Liderinin pervasızca yaptığı açıklamalarıyla berhava edilmesini talihsizlik olarak nitelemekteyiz.

Kıbrıs konusunu çözüme taşıyan yolda, sadece Anavatan Türkiye’yi muhatap alan bir tavır sergileyen Anastasiadis’in niyeti, Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı ile sürdürdüğü müzakerelerden sonuç beklentisi olmadığına işaret etmekse ya her sıkıştığında terk ettiği masada, dün olduğu gibi bugün de samimiyetsizdir, ya da kendi halkına karşı sahte kahramanlık sergilemektedir.

Kıbrıs Türk Halkının güvencesi Türk Askerinin bir tekinin bile çözüme kadar bu adadan gitmeyeceğini, Kıbrıs Türkü’nün Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceğini, bu toprakları vatan bilen, kendi devletinin vatandaşlığa kabul ettiği, BM gözetimindeki Annan Planının Referandumunda oy kullanan tüm vatandaşlarına sahip çıktığını, birilerinin Anastasiadis ve onun gibi düşünenlere hatırlatması gerekiyorsa hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki Ulusal Birlik Partisi bunu görev bilir ve halkıyla birlikte gereğini de yapar.

Öte yandan Yunanistan’ın ekonomik olarak çökmesine ve AB ile sorun yaşamasına rağmen, ısrarla AB’yi Kıbrıs meselesine çekmesi de dikkatlerden kaçırılmaması gereken bir diğer konudur. Darbenin bir gün sonrasına, 20 Temmuz’un arifesine denk gelen 16 Temmuz’da AB Komisyonu Başkanı Juncker’in adayı ziyareti ve müzakere sürecine dahil edilmeye çalışılması da asla kabul edilebilir bir durum değildir.

Halkı ile birlikte Ulusal Birlik Partisi’nin, Rum tarafının Kıbrıs Meselesini BM zemininden kaydırma çabalarına kesinlikle sessiz kalmayacağının da bilinmesini isteriz.