İşte Özgürgün'ün açıklamasının tam metni:
Ulusal Birlik Partisi olarak, bu yılın başından buyana Kıbrıs konusunun çözümüne ilişkin müzakerelerin başlamasına, Güney’deki liderlik seçimleri ve ekonomik kriz nedeniyle bir türlü yanaşmayan Rum Lideri Anastasiades’in Türk tarafının iyi niyetli tüm önerilerine ayak sürümesini dikkatle ve hayretle izlemekteyiz.
Çözüme yönelik müzakerelerin, en geç Ekim ayında başlamasına ilişkin başta BM olmak üzere tüm ilgili tarafların ön hazırlıklarını tamamlamasına rağmen Rum Lideri Anastasiades’in, şimdide “ortak açıklama” ısrarıyla masadan kaçmasını, hoşgörüyle karşılayan Başbakan Yorgancıoğlu ve Dışişleri Bakanı Nami’nin Güney Kıbrıs’taki işbirliği arayışlarına anlam vermek mümkün değildir.
Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakerelerin, yasal görüşmecilerinden biri olan Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu ile işbirliğine gerek duymadan temaslar yürütenlerin, bu temaslarını hangi düzeyde, hangi sıfatla ve hangi amaca hizmet için yürüttüklerini, halkımız adına sorgulamak, Anamuhalefet partisi olarak Uusal Birlik Partisi’nin en doğal hakkıdır diye düşünüyorum.
Rum tarafının isteklerini öne çıkarılacağı, bağlayıcı ön şartlar içeren bir metin ile müzakerelere başlamak için “bin dereden su getiren” Rum Liderinin, partisi DİSİ ile ortak çalışmalar planlayan Başbakan Yorgancıoğlu’nun, öncelikli sorumluluğu gereği ülke sorunlarına çare olacak icraatlar yerine, bilinen CTP Genel Başkanı gibi davranmasını anlasak da, “haddini aştığını” söylemekten de geri duramayız.
Ulusal Birlik Partisi olarak, BM Özel Temsilcisi Downer’i aşağılamaktan çekinmeyen Güney Başpiskoposunun elini öpen Anastasiades, Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu’na küfretmesi karşısında “sessiz kalan” KKTC Başbakan ve Dışişleri Bakanı’nın tavırlarına hoşgörüyle bakmamız asla beklenemez, beklenmemelidir.
Dahası, Sayın Yorgancıoğlu’nun çözümün ana unsurlarından birinin iki halkın eşitliğine dayalı tek egemenlik, tek kimlik, tek vatandaşlıktan oluşması gerekliliğine inandıklarına ilişkin açıklaması karşısında da Ulusal Birlik Partisi asla sessiz kalmaz, kalamaz.
Ulusal Birlik Partisi’nin, müzakere masasında Kıbrıs Türk halkının haklarını eşitlik temelinde savunan, çözüme ilişkin her türlü samimi yaklaşımı sergileyen Sayın Cumhurbaşkanına güvenini yineler, desteğini tazelediğini beyan ederim.
Böylesi bir düşüncenin sahibi ve düşüncelerini hayata taşıma sevdalısı hükümetin, 30. kuruluş yıldönümü onurla, coşkuyla kutlamaya hazırlandığımız KKTC’nin gelişmesine, refah ve mutluluğuna bu perspektifle nasıl katkı koyabileceğini halkımızın takdirine bırakıyorum.
































