Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Özersay: Hemen iş birliği yapabiliriz

TARAFLARIN İRADESİNE ZARAR VERİLMEMELİ: Özersay: 12 yıllık tecrübemle herkesi temin ederim, bir 50 yıl daha devam edebilir. O yüzden üçüncü tarafların, belirli düzeyde tarafların iradesine zarar vermeyecek şekilde, teşvik, yönlendirme, ellerinden gelen çabayı ortaya koyma gibi bir sorumlulukları var

Amerika’nın Sesi’nden Alparslan Esmer’in sorularını yanıtlayan Kıbrıslı Türk Müzakereci Kudret Özersay, nihai çözümü beklemeden adadaki tarafların somut işbirliği alanlarında harekete geçmesinin önemini vurguladı.
Önce, Kıbrıslı Türk ve Rum Cumhurbaşkanlarının yayınladığı ortak açıklama, ardından Türk ve Rum 40 yılı aşkın bir süredir ilk kez karşılıklı olarak garantör devletlerden Türkiye ve Yunanistan’a yaptığı ziyaretler, adanın yeniden birleşmesi yönünde umutları arttırdı.
Ayrıca taraflar arasında enerji alanında iş birliği olasılığı da Kıbrıs sorununun çözümü yönünde çok taraflı işbirliği olasılığını güçlendiriyor.
50 yıldan sonra ilk kez Atina’ya resmi ziyarette bulunan Kıbrıslı Türk yetkili olan Müzakereci Kudret Özersay, bir süre önce Amerikalı yetkililerle de temaslar yürütmek üzere Washington’daydı.

Somut iş birliği için…
Amerika’nın Sesi’nden Alparslan Esmer’in sorularını yanıtlayan Özersay, nihai çözümü beklemeden adadaki tarafların somut iş birliği alanlarında harekete geçmesinin önemini vurguladı.
Kıbrıs’ta uzun bir süredir durma noktasına gelen görüşmeler son üç aydır yeniden hareketlendi. Türk ve Rum liderlerin ortak açıklamalarıyla görüşme süreci yeniden başlayacak.
Müzakereci Kudret Özersay, Rum toplumundaki bu değişimi, Güney Kıbrıs’ta yaşanan ekonomik krize bağladı.
Özersay şöyle devam etti:

“Kıbrıs Rum toplumuyla Kıbrıs Rum siyasi liderliğini bence birbirinden ayırarak değerlendirmek gerekir.
Bana göre 2004 ile mukayese edildiğinde Kıbrıs Rum toplumunda özellikle ekonomik krizin getirdiği umutsuzluk, banka hesaplarından yapılan kesinti, işsizlik oranındaki ciddi artış, bir miktar bile olsa, bir değişime neden olmaya başladı. Bir süreç başladı en azından.
Nasıl bir değişim bu? Adadaki statükonun sürdürülebilir olmadığı yönünde algıya sahip olan kişi sayısı giderek artıyor Rum tarafında. Burada kritik olan şey, Kıbrıs Rum toplumundaki bu değişim, ne oranda Kıbrıs Rum siyasi liderliğine yansıyacak onu önümüzdeki dönem gösterecek.
Kıbrıs Rum siyasi elitinin, statükonun sürdürülebilir olmadığını görmesini sağlayacak adımlar atması gerekir. Bir yandan bu yapılabilir, diğer yandan da Kıbrıs Rum toplumunda başlayan değişim sinyalini, farklı ekonomik alanlarda yapabilecekleri işbirliğiyle, eğer somuta indirgeyebilirsek, kapsamlı çözüm sonucunda bu işbirliği sonucunda her iki toplumun da bundan fayda sağlayabileceğini gösterebilirsek, soyut değil, somut bir biçimde hissettirebilirsek, o zaman Kıbrıs Rum toplumunun da kendi siyasi liderliğini ve siyasi elitini değişim için zorlaması mümkün olabilir.
Birkaç koldan bu değişimin, bu algı farklılığının yaratılabilmesi için çaba sarf etmeye değer diye düşünüyorum.”

Özersay içerik paylaşmadı
Washington’da Amerikalı yetkililerle görüşen Kudret Özersay, yapılan görüşmelerin içeriğini hemen paylaşmayı doğru bulmazken, bunun diplomasinin gereği olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası ilgi, ya da müdahiliyet, teşvik hangi düzeyde olursa olsun günün sonunda akılda tutulması gereken şey, bu sorunun çözümünü Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların bulmak zorunda olduğudur.
Ancak bu şekilde kalıcı bir çözüm elde edebiliriz. Ama, tarafları, geçmişte olduğu gibi, bırakalım taraflar diledikleri gibi müzakere etsinler, çözüm bulurlarsa bulsunlar diyerek bir kenara bırakırsak, Kıbrıs müzakere süreci, 12 yıllık tecrübemle herkesi temin ederim, bir 50 yıl daha devam edebilir. O yüzden üçüncü tarafların, belirli düzeyde tarafların iradesine zarar vermeyecek şekilde, bir teşvik, bir yönlendirme, ellerinden gelen çabayı ortaya koyma gibi bir sorumlulukları var diye düşünüyorum.
Eğer Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm istemekte samimi iseler. Bunun içinde yalnızca ABD yok. BM’nin kendisi de var, çünkü Güvenlik Konseyi’nin sürekli olarak vurguladığı, BM genel Sekreterliği’ne verilen bir görev var. Bu görev Kıbrıs’ta uyuşmazlığın müzakereler yoluyla sürdürülmesi değilse eğer, Kıbrıs’ta uyuşmazlığın müzakereler yoluyla çözülmesi göreviyse, o zaman BM genel sekreteri de dahil, BM kurumlarını bir inisiyatif üstlenmesi gerekir.”

Müzakereci Kudret Özersay, adanın kuzeyi ve güneyi arasında nihai çözümü beklemeden somut iş birliği alanlarının hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Enerji kaynakları konusunda Kıbrıslı Türklerin yok sayılamayacağını vurgulayan Özersay, bu adımın çözüme katkı sağlamadığını belirtti.
Özersay şunları söyledi:
“Enerji konusunda, taraflardan biri, Kıbrıslı Türkler, bunu herkes kabul ediyor. Ama Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm olmadan da, Kıbrıslı Türklerin rızasını almadan da, Kıbrıslı Türklerle bunu paylaşmadan da ben bu enerjiyi çıkarırım, uluslararası piyasalara aktarırım, satarım diyorsa ve uluslararası aktörler de buna göz yumuyorsa o zaman Kıbrıs Rum tarafının neden kapsamlı çözüm istediğini birinin bana izah etmesi gerekir.
O yüzden enerji konusu da dahil, pek çok konuda, bu konularla doğrudan bağlantılı olan aktörlerin akılcı bazı adımlar atması önemlidir.
Yani enerji konusu da dahil olmak üzere, eğer biz bütün bu hususlarda tarafların birlikte hareket etmeleri durumunda ancak somut bazı gelişmeler olmasını sağlarsak, ama birlikte hareket etmekten kaçındıklarında, onlara mani olur, sorun çıkarırsak, o zaman taraflar da çözüm bağlamında işbirliği yapma yoluna giderler.
Bu başlangıçta bazı konularda iş birliğiyle başlar, ama günün sonunda kapsamlı çözüme kadar ulaşır.”