Osmanlı refleksi - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

Osmanlı refleksi

Türkiye ile Yunanistan, siyam ikizi gibidir. Birçok açıdan birbirlerine çok benzer bu iki ülke.

Ayrıştıkları noktalar, daha ziyade ulusal ve dini anlatıların temas ettiği noktalardır.


Bu noktalar, Türkiye ile Yunanistan’ı ara ara birtakım çatışmalara sokar. Ama bazen de uzlaşmaya zorlar.

Şu son dönemde ibre, çatışmadan uzlaşmaya dönmüşken hemen herkes merakını celbeden bir konu var: Bu “uzlaşma” ya da moda tabirle “normalleşme”, Kıbrıs’a yansır mı?

Eğer iki taraf da buna zorlanırsa -daha önce olduğu gibi- neden olmasın? Elbette olur. Ama şimdilik bu tarz bir “zorlama” gözlemlenemiyor.

***

İki taraf da Kıbrıs’ı önemsiyor. Nedenleri ayrı gibi durabilir ama temelde aynı: Kendi “ulusal anlatı”ları onlara bunu emrediyor.

Burada da başlıktaki meseleye geliyoruz: Osmanlı refleksi, sadece merkez ülke Türkiye’de değil, “periferi” olan Yunanistan gibi ülkelerde de gözlemleniyor. Böylece sadece Kıbrıs’ta değil, Balkanlar’da, Asya’da ve Orta Doğu’da da “Osmanlı refleksi kapışmalarına” şahitlik ediyoruz.

Bu, emperyalizmin adının pek anımsanmadığı bir çağda garip gelebilir. Çünkü “adlı adınca” emperyalizm, ortadan kalktı… Sanıyorsunuz.

Öyleymiş gibi yapılıyor ama kazın ayağının öyle olmadığını hali hazırda süren global ölçekteki çatışmalardan anlayabiliyoruz.

Bu da bizi “herkesin emperyalizmi kendine” noktasına getiriyor.

***

Sahiden, herkes “miş gibi” yapmıyor mu?

Birileri ‘çözüm’ istermiş gibi yapıyor, diğerleri ‘bağımsızlık’… Birileri savaş istermiş gibi yapıyor, diğerleri barış… Birileri muhalifmiş gibi yapıyor, diğerleri muvafık… Birileri müzakere edermiş gibi yapıyor, diğerleri mücadele… Birileri memnunmuş gibi yapıyor, diğerleri rahatsızmış gibi… Birileri aydınmış gibi yapıyor, diğerleri öyle değilmiş gibi!..

Birileri çemberin içindeymiş gibi yapıyor. Ya diğerleri? Ben en çok onlara gülüyorum, statükonun çemberine basa basa onun dışında olduğunu iddia edenlere.

 

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar