“KAR DEĞİL ZARAR EDERİZ”: Üreticiler Türkiye’den gelecek su ile birlikte yaşanan pazar sorununun büyüyeceği görüşünde. Su gelmesi ile birlikte üretimin artacağına dikkat çeken üretici birlikleri başkanları ürünlerin üreticinin elinde kalmaması için yetkilileri yurt dışında pazar arayışına başlaması konusunda uyardı

Türkiye’den gelecek su bir yandan üreticinin yüzünü güldürürken öte yandan da endişelendirdi. Üreticiler, gelecek su ile ülkedeki retim artacağını düşünürken bunun pazar sıkıntısını da beraberinde getireceği görüşünde
Havadis’e konuşan üretici birlikleri başkanları devlet yetkilileri çağrıda bulunarak yurt dışında pazar bulunmasını istedi. Birlik başkanları pazar bulunmaması durumunda Türkiye’den gelecek suyun faydasından fazla zararı olacağı görüşünde.
Doğan: Bilgi verilmedi
Maraş Seracılar Birliği Başkanı Mahmut Doğan, Türkiye’den adaya gelecek su ile ilgili bilgi verilmediğini söyledi. Tek bilinenin suyun Geçitköy Barajı’na akacağı ve oradan da içme suyu olarak dağıtılacağı olduğunu kaydeden Doğan şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’den adaya gelecek su ile ilgili ortalıkta konuşulanlar dışında bize bilgi verilmedi. Tek bildiğimiz bu suyun Geçitköy Barajı’na akacağı ve oradan da ilk önce içme suyu olarak ve ardından da Güzelyurt’ta sulama olarak dağıtılacağıdır. Benim düşüncem bu suyun gelmesindeki amaç içme suyu olarak kullanmak ve siyasi olarak kullanmaktır.”
“Master plan hazırlanmalı”
Doğan, Türkiye’den gelecek suyun tarım için kullanılacak olması durumunda master plan hazırlanması gerektiğini söyledi ve böyle bir çalışma yapılmadan suyun dağıtılması durumunda ülkede yaşanan pazar sıkıntısının daha da artacağı yönünde uyarı yaptı. Doğan şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bu su üretimde kullanılacak olursa öncesinde gerekli master planın hazırlanması gerekir. Devlet yetkilileri üreticiyi ne üreteceği konusunda yönlendirmelidir. Zaten ülkede Pazar sıkıntısı var. Bu su ile birlikte üretim artacaktır ve yurt dışına ürün gönderemediğimiz için Pazar sıkıntısı daha da artacaktır. Bu nedenle devletin su dağıtılmadan önce üreticiyi hangi bölgede hangi ürün yetiştirileceği konusunda uyarması gerekir. Örneğin bir bölgede hayvan yemi bir bölge de yulaf bir bölgede domates yetiştirilmesi gerekiyor.”
“Fiyat da önemli”
Doğan ayrıca Türkiye’den gelecek suyun satılacağı fiyata dikkat çekerek, pahalıya satılması durumunda üreticiyi kurtarmayacağını söyledi. Üreticinin ekonomik yönden zorluklar yaşadığına işaret eden Doğan şu şekilde konuştu:
Ayrıca suyun fiyatı da önemli rol oynuyor. Su suyun sadece maliyetinin ton başına 3 TL olduğunu öğrendik. Bu da üreticiyi kurtarmaz. Eğer üretimde bu su kullanılacaksa devletin bunu süspansiye etmesi gerekir.”
Kargı: En büyük sıkıntı pazar
Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı Mithat Kargı, seracıların yaşadığı en büyük sıkıtının pazar sıkıntısı olduğunu söyledi ve bu soruna çözüm bulunmadığı sürece suyun gelip gelmemesinin bir şey değiştirmeyeceğini kaydetti. Kargı şu ifadeleri kullandı:
“Bizim en büyük sıkıntımız pazar sıkıntısı. Ülkede su bulunsa petrol bulunsa Pazar olmadıktan sonra hiçbir şey değişmez. Devletin bu konuda çalışmalar yapması gerekiyor. Daha önce biz Tatlısulu seracılar olarak ürünlerimizi yurt dışına pazarladık. Devlet neden bunu yapamıyor. Ayrıca gelecek su ile üretim bir o kadar daha artacak ve Pazar sıkıntısı büyüyecektir.”
Naimoğluları: Planlama yapılmalı
Hayvancılar Biriliği Başkanı Mustafa Naimoğluları Türkiye’den su gelmeden önce üretim sektörü için devletin gerekli planlamayı yapması gerektiğini söyledi. Naimoğluları şu şekilde konuştu:
“Türkiye’den gelecek su ile ilgili sadece ilk başta yapılan bazı açıklamalar var. Bu da gelecek suyun üçte birin tarım için kullanılacağı yönündedir. Bu su gelmeden önce gerekli planlama yapılmalıdır. Şu anda ürettiklerimizi pazarlayamıyoruz. Gelecek su ile birlikte üretim daha da artacaktır. Bu nedenle gerekli planlama şimdiden yapılmalıdır. Ancak ne belediyeler ne devlet ne de Tarım Dairesi bu konuda henüz bir çalışma yapmadı. İlgili mercilerin birliklerle bir araya gelerek suyun nasıl ve hangi şartlar altında dağıtılacağını belirlemesi gerekir.”
“Yem üretimine başlanmalı”
Naimoğluları ayrıca suyun gelmesi ile birlikte yurt dışında getirilen ve hayvan yemlerini n ham maddesi olarak kullanılan bazı bitkilerin ülkede yetiştirilebileceğini söyledi. Devletin bu konuda üreticiyi yönlendirmesi gerektiğini kaydeden Naimoğluları şu ifadeleri kullandı:
“Ayrıca bu suyun gelmesi ile birlikte hayvan yemlerinde özellikle ham madde olarak kullanılan ay çiçeği gibi bitkiler yetiştirilmeye başlanabilir. Zaten bunları şu anda Avrupa’dan ve Rusya tarafındaki ülkelerden getiriyoruz. Bunun maliyeti, de bize çok pahalıya geliyor.”
































