GECE TATLI BAŞLADI: Vehbi Boğa, perşembe gecesi, kuzeni ve onun arkadaşı ile eğlenmek için Girne’ye gitmeye karar verir. Üç arkadaş bir yerde buluşur. Kuzenin arkadaşı olan Hüseyin Soygazi onlara katılır. Asker ve o gece izinli olan Soygazi’nin ısrarıyla aracına binerek Girne’ye giderler
İÇKİ SOYGAZİ’Yİ DEĞİŞTİRDİ: Bir eğlence yerinde birkaç içki içen 4 kafadar, Soygazi’nin alkol aldıktan sonraki davranışlarından rahatsız olur. Vehbi Boğa ve diğer iki arkadaşı Lefkoşa’ya dönmek ister. Soygazi, “Girne’de dolaşalım döneriz” der ve olaylar başlar
“YAVAŞ SÜR” İKAZI SORUN OLUR: Vehbi Boğa, daha önce geçirdiği kazanın da etkisiyle Soygazi’yi uyarır. Uyarı fayda etmez ancak tehlikeli ve maceralı bir sürüşün ardından 4 kafadar sağ salim Lefkoşa’ya varır. Boğa ve 2 arkadaşı Soygazi’den ayrılır
BELADAN KURTULAMADILAR: Hüseyin Soygazi, kendisinden ayrıldıktan sonra Ortaköy’de Lemar önünde araçları içinde oturarak çay içen Vehbi Boğa ve arkadaşlarının yanına gider kavga başlar. Soygazi bıçağını çekerek Boğa’nın göğsüne saplar. Yoğun bakımda geçen iki günün ardından gözlerini açan Boğa, alkolle başlayan gecede yaşananları diğer gençlere ibret olsun diye Havadis’e anlattı
Devrim DEMİR
Hızlı ve alkollü araç kullandığı için uyardığı Hüseyin Soygazi tarafından göğsünden bıçaklanan ve hayati tehlikeyi atlatan Vehbi Boğa, yoğun bakımdan çıkışının ardından yaşananları Havadis’e anlattı.
Cuma gününün ilk saatlerinden Lefkoşa’da gerçekleşen olayı anlatan Vehbi Boğa, “her şey kuzenim ve kuzenimin iki arkadaşı ile dışarı çıkıp eğlemek için sözleşmemizle başladı” dedi.
Kuzeni Orhan ve kuzeninin arkadaşı olan Hüseyin Soygazi ve Fırat ile Kermiya bölgesindeki sosyal konutlarda bir araya geldiklerini anlatan Boğa, “Girne’ye gitmek için buluştuk. Sonuç olarak asker olan ve o gece izinli, olduğu için bizimle geleceğini öğrendiğim Hüseyin Soygazi’nin arabası ile Girne’ye gidilmesi kararlaştırıldı. Soygazi’nin kullandığı annesinin arabası ile Girne’ye gittik. Biz hep birlikte bir şeyler içtik. Hüseyin da 4 bardak şarap içti ondan sonra garip hareketler yapmaya başladı. Ben rahatsız oldum. Gitmek istedim. Araba Hüseyin’nin olduğu için biraz daha Girne’de dolaştık. Sürekli tehlikeli sürüş yaptığı için onu uyardım” diyerek gerilimin o anda başladığını söyledi.
Vehbi Boğa, daha önce trafik kazası yaşadığı için, süratli araba kullanmayı doğru bulmadığını belirterek, Soygazi’yi birkaç kez uyardıktan sonra ağız dalaşının başladığını, bunun üzerine Girne’de dolaşmaya son vererek Lefkoşa’ya doğru yola çıktıklarını söyledi.
Gerilim yolda da devam etti…
Girne’den Lefkoşa’ya dönerken yol boyunca yavaş sürmesi için uyardığı Hüseyin Soygazi ile tartışmaya devam ettiklerini ifade eden Vehbi Boğa, Hüseyin’nın görev yaptığı birliğe St. Hilarion’a gitmek istediğini, kendisinin buna karşı çıktığını ancak sözünü dinletemediğini söyledi.
Karşı çıkmak işe yaramadı…
İtiraz ve karşı çıkışlarının işe yaramadığını ve Hüseyin Soygazi’nin, alkolü olmasına rağmen tehlikeli virajları olan St. Hilarion’a yöneldiğini belirtti. Karşı çıkışlarının fayda etmemesi sonucu tırmanışa geçtiklerini ifade eden Boğa, sonrasında yaşanan diyaloğları şu şekilde anlattı: “Hüseyin alkollü olduğu için garip garip hareketler yapmaya devam etti. Görev yaptığı birliğe gittiğimiz zaman kendinden sonra askere giren ve aynı birlikte görev yapan askerin birine küfürlü emirler yağdırmaya başladı. Biz yapma etme dedik ve zorla oradan ayıldık. Yeniden yola koyulduk.”
Lefkoşa’ya sağ salim geldiler…
Yol boyunca “Yavaş sür… Dikkat et…” şeklindeki ikazlarla sağ salim Lefkoşa’ya ulaştıklarını anlatan Boğa, “Lefkoşa’ya geldik. Devlet hastanesinin önüne gelince Hüseyin arabanın el frenini çekerek arabayı çemberin önünde durdurdu. Bizim arabamız Kermiya bölgesinde bulunan sosyal konutların önündeydi. Tekrar sürdü ve oraya gittik. Ben yeğenim ve arkadaşı arabadan inerek arabamızın olduğu yere doğru yürüdük. Hüseyin ile orada ayrılmış olduk” dedi.
“Peşimize düştü ve kavga başladı”
Boğa yeğeni ve arkadaşı, sosyal konutlar önündeki arabalarını alarak, Ortaköy’e doğru hareket etti. Burger City önünde durdular ve sohbet etmeye başladılar. Boğa “işte ne olduysa ondan sonra oldu. Hüseyin bizi takip etti. Yanımıza geldi. Arabanın camına vurarak bizi taciz etmeye başladı. Bana buraya geleceğinizi neden söylemediniz dedi. Yanımdaki Fırat isimli arkadaşa saldırdı. Ben olayı yatıştırmak için araya girdim. Dönüp yüzüme yumruk attı. Asker olduğu ve alkollü olduğu için ona karşılık vermedim. Yine üstüme geldi ve iki kez daha intikam alırcasına yüzüme yumruk attı. Elimde çay fincanı vardı dayanamadım ve fırlattım” dedi.
“Beladan kaçtık o kovaladı”
Olay büyümesin diye yeniden arabaya binerek oradan uzaklaştıklarını anlatan Boğa, Hüseyin Soygazi’nin yeniden peşlerine düştüğünü ve durdukları yere gelerek tacize devam ettiğini öne sürdü.
“Olduğumuz yere geldi, arabanın kapısını açarak ön koltukta oturan Orhan’ın kafasını el frenin olduğu yere bastırdı. Elindeki bıçağı göğsüme sapladı. Ben ne olduğunu anlamadım şok geçirdim ve montumla göğsümü bastırmaya çalıştım. Arkadaşım Fırat ise dehşete kapılarak beni hemen Lefkoşa Devlet Hastanesi Acil Servis’e götürdü” diyen Boğa, Acil servise varışının ardından yaşananlara ilişkin hiçbir şeyi hatırlamıyor.
Pazar günü hayata döndü
Arkadaşları tarafından hastaneye zor yetiştirilen Boğa yapılan ilk müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde müşahede altına alındı. Vehbi Boğa, pazar günü yoğun bakım servisinden çıkarılarak kalp ve cerrahi servisine yatırıldı.
Vehbi Boğa, “Yaşananları anlatmak istedim böyle başlayan bir gecenin nereye varabileceğini herkes bilsin ve daha dikkatli olsun. Ben Soygaziyi sadece geçmişte yaşadığım bir trafik kazası nedeni ile arabayı yavaş kullanması için uyardım. Olay bu hale geldi. Kimse alkollü araç kullanan birinin arabasına binmesin” dedi.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























