Çocuklar ne ister? Nelerden hoşlanırlar? Meraklarını çeken olay ve olgular nelerdir? Çocukluk dünyalarının gereği olarak yapmaları zorunlu hatta fizyolojik ihtiyaçlar kadar gerekli olan şeyler nelerdir? Bu sorular çocuklara sunulacak öğretimin içeriğini de kesinlikle etkiler.
Okulöncesi ve ilkokul çocuklarının gelişim dönemleri gereği merakları yetişkinlerden çok farklıdır. Çevrelerini anlamak için merak duyarlar. Merakları onlar için çok önemli bir motivasyondur. Kendilerini harekete geçiren merakları sayesinde çevrelerinde olup bitenleri anlamaya çalışırlar. Merak okulöncesi kuruma gelirken beraberlerinde getirdikleri en önemli öğrenme malzemesidir. Merak kullanılıp öğrenme onun üzerine yığılmalı.
Ancak Türk kültüründe önce ailede sonra da okulda çocukların merakları törpüleniyor. Meraktan hareket edilip istendik davranışlar kazandırılacağına tam tersi bir tutum mevcut. Ailede çocukların çevrelerinde olup bitenlerle ilgili sorularına doğru ve tutarlı yanıtlar verilmiyor. Okulda da bu durum devam ediyor. Halbuki merağı harekete geçirecek yöntem ve tekniklerle çocukların öğrenmeden elde edecekleri kazanımlar artırılabilir.
Merağı destekleyen en önemli yöntemlerden bir tanesi de oyundur. Oyun sayesinde çocukların merakları ve ilgileri açığa çıkar. Yapılandırılmış veya yapılandırılmamış oyunlar sayesinde çocukların merakları tespit edilebilir. Buradan hareketle de öğretim yeniden yapılandırılabilir.
Günümüz gelişmiş ve çağdaş ülkelerde oyun okulun ayrılmaz bir parçası olarak görülmektedir. Oyun öğrencilerin merak ve ilgilerini doyurdukları en başta gelen etkinliktir. Okuldaki oyun etkinlikleri çocukların fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal olmak dört açıdan gelişimlerini sağlar*. Fiziksel gelişimde güçlü sağlıklı vücut yapısı, küçük ve büyük kas gelişimi, koordinasyon, fiziksel güven, stres yönetimi, çeviklik kazandırır. Bilişsel gelişimde bilimsel ve matematiksel düşünme gücü, araştırma ve inceleme becerisi, bağımsız düşünme, okuma ve yazma becerisi kazandırır. Sosyal gelişimde işbirliği, müzakere etme, birlikte çalışma, sosyalleşme, kurallar bilgisi ve çatışma çözümlemesi becerisi kazandırır. Duygusal gelişimde ise mutluluk, empati, esneklik, sebat, kendini düzenleme, özgüven, dürtü kontrolü kazandırır*.
Okullar oyunu öğretim sürecine entegre ettikleri taktirde, çocuklara yukarıda aktarılan ve yaşamlarında kullanacakları çok önemli yeterlikler kazandıracaktır. Bu sayede de toplumsal düşünme gücüne de katkı yapılmış olacaktır. Ancak KKTC eğitim sisteminin okulları bundan çok uzak. Bir kere kolej olgusu ortadan kalkmadığı sürece, oyun çağında olan çocuklara bu tür yeterlikleri kazandırmak imkansız. Bu yeterliklerden de yeni nesiller eksiklikler yaşayacaktır.
İlkokul 4 ve 5. sınıf kolej giriş sınavları nedeniyle oyuna kapalı. Kolej olgusu çocukların hiç bir gelişim alanına hizmet etmiyor; sadece test çözmeye yarayan ezber gücü çalıştırılıyor. Anlamlı öğrenme gerçekleşmediği için de ezberlenen bilgiler, sınavın hemen sonrasında unutuluyor.
İlkokul birinci devre ise düz anlatıma dayalı geleneksel eğitim nedeniyle yine oyuna kapalı. Hayat bilgisi dersleri bile öğretmen merkezli işlenmekte. Ağır öğretim programı nedeniyle öğretmenler baskı altında. Bu nedenle oyuna yer yok. Geriye bir tek okulöncesi kalıyor.
Okulöncesine büyük işler düşmekte. Yukarıda aktarılan becerilerin sadece okulöncesindeki okul etkinlikleriyle çocuklara kazandırılması hemen hemen imkansız. Okulöncesindeki birçok okulun olanaksızlıklar nedeniyle oyuna yer vermedikleri gözlenmekte. Okulöncesindeki oyunlar daha çok yapılandırılmamış ve yarı yapılandırılmıştır. Gerek yapılandırılmamış gerekse yarı yapılandırılmış oyun etkinliklerinde ilgi köşelerinin yeterli araç-gereçlerle donatılmış olması gerekmektedir. Okulöncesinde pek çok okulda ilgi köşelerinin literatüre uygun düzenlenmediği ortaya koyan bilimsel çalışmalar mevcut (Güçeri, 2011). Yapı-inşa, evcilik, blok, küçük ve büyük kas geliştirici açık ve kapalı oyun alanlarında hareket ve el becerileri, spor, dans, drama, müzik, sanat, yaratıcılık, bilim, öz bakım becerileri gibi ilgi köşe veya alanları bunlardan bazılarıdır. Ne yazık ki söz konusu köşeler de oyun için yeterli değil. Oyun etkinlikleri de gereği gibi yapılamamakta. Oyun yoksa merak da sönmeye mahkum. Birçok olumlu davranış açısından çocuklar da yetersizlik yaşıyor. Toplumsal olarak olumlu davranışlardaki yetersizliğin bir nedeni olarak da oyun yoksunluğu karşımıza çıkıyor.
*https://www.thestrong.org/about-play/play-school

Önceki Haber
Sonraki Haber

























