Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ödeyenler enayi

Kuzey Kıbrıs’ta yükümlülüğünü yerine getirenler resmen enayi yerine konuluyor.

Yasaları çiğneyen, yükümlülüklerini yerine getiremeyenler ise ödüllendiriliyor.

Seyrüsefer harçlarımeselesi bu konuda yaşanan son örnek.

Harcını günü gününe ödeyen binlerce insanı hükümet resmen ahmak yerine koyan bir karar aldı.

Vatandaşa “harcını, borcunu, vergini gününde ödeme nasıl olsa bir gün birisi af çıkarır” mesajını bir kez daha verdi.

Bu tabii ki ilk değildi.

Kuzey Kıbrıs’ta siyaset bu şekliyle yapıldığı sürece de son olmayacak.

Yapanın yanına bir şeyler kar kalmaya devam edecek.

Aslında 1974 sonrası adanın Kuzey tarafında sistem kurulurken insanlar kural tanımamaya resmen teşvik edilmişti.

Kapıya tekmeyi vurup giren, girdiği evde önce gaspçı sonra da bir şekilde yapılan düzenlemelerle hak sahibi diye oturdu.

Arsalar ve tarlalarda da farklı bir durum yaşanmadı.

Alanın yanına kaldı.

Eşdeğeri yoksa mücahit puanı çıkarıldı. Tahsis denildi, başka isimler konuldu ama yasa, kural, hukuk diye bekleyenler boşu boşuna bekleyip durdu.

O günlerde yaşanan ganimet düzenini yazacak değilim.

Anlayış yapanın yanına kar kalması üzerine kurulduğu için o gün bugün farklı alanlarda benzer şeyler yaşayarak yola devam ediyoruz.

Yaşamın her alanında bunun örneklerini görüyoruz.

Tutanın, alanın, yapanın yanına kar kalıyor.

Hak, hukuk hiçe sayılıyor.

Yasaları uygulamakla görevli olanlar bunların çiğnenmesine çanak tutuyor.

Siyaset buna göre şekilleniyor.

Hesap sorma ya da hesap verme diye bir durum söz konusu değil.

Çok laf, her alanda popülizm, düzenin korunup kollanması, gör beni göreyim seni anlayışı ülkeyi bozmuş vaziyette.

Düzelecek gibi de değil.

Hak, hukuk ve düzen peşinde koşanlar, vatandaşlık görevlerini hakkıyla aksatmadan yerine getirme hassasiyeti ile yaşamlarını sürdürenler bu ülkede kaybediyor.

Kural tanımayanlar ise her zaman kazanan tarafta yer alıyor.

Memleketteki durum özetle bu.

Siyasette gelen bu işleri düzeltecek diye geliyor, ama gideni hep aratıyor.

Siyaset sahnesinde eskilerin yaptığı yanlışları değiştireceği umudu ile seçilenler yanlışlara yenilerini fazlası ile ekliyor.

Bozuk düzen kökleşerek devam edip gidiyor.

Şikayet edenlerin seslerini duyan yok.

Ülkede bir şeylerin gerçek anlamda değişmesini isteyen bir çoğunluk da yok.

Görünen o ki alan memnun, satan memnun.

Memnun olmayanlar için ise kapı açık.

Onlar gitsinler, bir başka diyarda gelecek arasınlar.

Ya da seslerini çıkarmadan düzenin bir parçası olsunlar.

Nasıl olsa gidenin yeri bir şekilde doluyor.

Bu durumdan şikayet edenler bile düzene başka nedenlerden dolayı sahip çıkıyor.

Sonuçta birileri kısa günün karını elde edecek diye ülke kaybediyor.