Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ödev başarıda etkili midir?

Ev ödevi daha çok geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin ısrarla uyguladıkları bir öğretim tekniğidir. Ödev öğrencilere okulda öğretilmeye çalışılan yeni bilgileri evde tekrarlamak veya hazırlık amaçlı olarak verilen görevler olarak kabul edilmektedir. Peki ödevin öğrenci başarısı üzerinde etkisi var mı? Tartışılması gereken esas soru bu. Herhangi anlamlı bir etki varsa sorun yok. Eğer anlamlı bir etki yoksa, öğrenciler tarafından büyük bir dert olarak algılanan ödevde ısrar edilmemelidir.
Avustralya Aile Çalışmaları Enstitüsü’ne göre ödev eğitimsel ilerlemede zararlı olabilir. Dünya genelinde 10000 öğrenci ile yapılan bilimsel çalışmada, ödev yükü altında olan öğrencilerin başarıları düşük bulunmuştur. Aynı çalışmada genel olarak ödevlerin öğrencileri mutsuz yaptığı da belirlenmiştir. Bir başka çalışmada da mutsuz öğrencilerin daha düşük performanslar ve kazançlar elde ettikleri saptanmıştır*. O halde ödeve şüpheyle yaklaşmakta fayda var.
Literatürde ödevlerin öğrenci başarısı üzerinde etkisi olduğunu ortaya koyan çalışmalar da mevcut örneğin; Keith (1986), Walberg, Pascal & Weinstein (1985), Wolf (1979), Cool (1991) (Akt. Kapıkıran ve Kıran)**. Kapıkıran ve Kıran’ın bilimsel çalışmasında ise ilkokul 3. sınıfta matematik dersinde hiç ödev verilmeyen, üç adet ödev verilen ve 15 adet matematik ödevi verilen öğrenci gruplarında anlamlı fark bulunmamıştır**. Yani ödevin miktarının başarı üzerinde etkisi olmadığı bulunmuştur.
Diğer yandan ödev ile başarı arasındaki ilişkinin şimdilik tanımlanmadığı da alan yazında belirtilmektedir***. Bilinen diğer bir olgu da Finlandiya’da öğrencilere neredeyse hiç ödev verilmediğidir. Ancak Finlandiya PİSA sınavlarında her zaman başarılı olan ülkeler arasındadır. Yeni açıklanan 2012 PISA raporunda Finlandiya ‘Okuma alanı’ ile ‘Fen Bilimleri’nde ilk 10 ülke arasında. TC ise çok fazla ödev verilen bir ülke olmasına rağmen 65 ülke arasında okumada 41, fen bilimlerinde ise 45. sırada yer aldı.
Yukarıda aktarılan verilere göre verilecek ödevlerin çağdaş eğitim yönelimleri de dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmesi kesinlikle şart. Kaldı ki geleneksel eğitim yaklaşımlarının hüküm sürdüğü ülkemiz eğitim sisteminde, ödevlerin nitelikleri de geleneksel. Daimici ve esasici eğitim akımlarının anlayışına uygun verilen ‘mekanik ödev’lerle öğrenciler mutsuz kılınmaktadır.
Okulda öğretilen yeni bilgilerin sürekli tekrarına dayalı mekanik ödevler, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini kazanmasında bir engeldir. Bunun yanında öğrencilere başarabileceklerinin üzerinde zor ödevler de verilmektedir. Bu tür ödevler de aile yardımı ile yapılmakta ve öğrenci bu tür ödevlerden hiç bir kazanım elde edememektedir.
Çağdaş eğitim yönelimleri öğrenciye merkeze alan bir anlayışa sahip. Bu nedenle ödevlerin de bireysel farklılıklar dikkate alınarak verilmesi gerekmektedir. Öğrenciler kendi öğrenme stillerine göre, kendilerine sunulacak olan alternatif ödevler arasından seçim yapma şansına sahip olmalıdırlar. Kendi ilgi ve ihtiyaçlarına uygun ödevler, öğrencilerin öğrenmesini ve başarılarını yükseltecektir.
Okul öğretiminin devamı olarak ev ortamının kullanılması da ayrı bir sorun. Öğrencilerin evdeki zamanlarının çoğunu ev ödevleriyle geçirmesi aile ile iletişimlerinde engel yaratmaktadır. Aileyle daha farklı etkinlikler yapması, okulda kazandırılamayan sosyal davranışları kazanmaları için kullanılmalıdır. Tiyatroya, müzeye, kütüphaneye gitme gibi sosyal etkinlikler yanında birlikte zaman geçirme olumlu kişilik özelikleri kazanmaları açısından öğrenciler için bulunmaz bir fırsattır. Başarıda etkisi tartışılan ödevler verilirken yukarıda değinilen noktaların dikkate alınmasında yarar var. Ödev öğrencileri mutsuz etmek için verilmemeli çünkü eğitim öğrencileri mutlu kılmak içindir.
*https://www.usatodayeducate.com/staging/index.php/pulse/warning-this-homework-may-cause-negative-effects
**https://pauegitimdergi.pau.edu.tr/Makaleler/
***https://everydaylife.globalpost.com/homework-greater-negative-positive-effect-students-12303.html