İsim ve cisim bakımından “Önemli” kadro derinliğine sahip olmalarına rağmen, gerek oyun kurgusu ve gerekse de bunun tabelaya yansıması bakımından, taraftarını mutlu ettiği iddia edilemeyecek düzeyde performans sergileyen Yenicami ile, kaliteli; yağ, un ve şekere sahip olmalarına rağmen bir türlü gerçek “Helva” kıvamını tutturamayan Türk Ocağı’nın, futbolun “Out”, mücadelenin ise “İn” olduğu dün geceki karşılaşmada, Yenicami, Türk Ocağı’nı evinde tek golle yendi.
Galibiyete şiddetle ihtiyacı olan her iki takım da oyuna kontrollü başladı. Yenicami’nin; ortada Adil ve Ünal, kanatlarda da Moses ve Mehmet Altın ile oyunu kontrolünde tutma gayretine karşın, Coşkun’u santrafor, Ertaç’ı da stoper olarak görevlendiren Türk Ocağı, diğer stoper Mustafa Avcı ile Jhon’u bloke etmeye çalıştı. Ocak’ın ayrıca, James, Burak ve Muhammet Ali Uçar ile de, orta alanı kalabalık tutup, “Atamazsam-yemeyelim” düşüncesi, oyunun, tarafların uzun süre birbirlerine üstünlük sağlayamadığı “Yavan” orta alan mücadelesi şekline dönüşmesine neden oldu.
Organize ataklarla rakip kalede gol pozisyonu üretmekten ziyade, kalelerini gole kapatmak üzerine yoğunlaşan, gerek Ocak ve gerekse Yenicami takımları, uzun süre en kolay yolu seçerek, savunmanın arkasına atılacak uzun toplarla, rakip savunmasının hata yapmasına yönelik yapay baskı kurmaya çalıştı.
- dakikadan sonra sergilemeye başladığı pozitif futbol ile oyun inisiyatifini yavaş yavaş eline alan Yenicami, Ocak ceza alanı içerisinde daha fazla gözükmeye başladı. Ve bunun semeresini de, Uçar kardeşlerden Adil’in ortasına, uçarak kafa vuran Halil’in attığı kafa golü ile gördü.
Yenicami’nin tek golle önde bitirdiği karşılaşmanın ikinci yarısı, sanki devre olmamış gibi, aynı tempo ve anlayış içerisinde başladı. Ancak, skoru korumak iç güdüsü ile oyunu kendi alanında kabul edip, özellikle Hascan’ın oyuna girmesinden sonra organize kontra ataklarla Jhon ile rakip kaleye giden Yenicami’nin bu oyun düzeni, Türk Ocağı’nın oyunda belirgin bir hakimiyet kurmasına neden oldu. Ancak, ikinci bölge oyuncularının rakip ceza alanı çevresinde çoğalamaması ve olumlu final pasları üretememesi, Ertaç’ın da forvete geçmesine rağmen, gol pozisyonlarında etkili olamamaları, skor üretmelerini önledi. Hal böyle olunca da gol, organize ataklardan ziyade, duran top kullanma becerisinin yanı sıra, karambol pozisyonlarından beklenir oldu. Ve Ocak birkaç serbest vuruşun yanı sıra, karambol pozisyonlardan da yararlanamayarak, sahadan boynu bükük ayrıldı
































