Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

O yumruk hiç inmeyecek

Ölüm gerçek…

Her şey yalan ama… Mutlak sonuç bu.
Kabul etsek de… Etmesek de…
Aylardır bize, “Ben öleceğim ama…” diyerek o kadar çok şey anlattı ki…
Etkilenmemek mümkün değil.
Gün gün takip ettik.
Birçoğumuzun, “geçmiş olsun” demeye dili varmazken…
O, “kanserim hem de ölebilirim” diyebilecek kadar açık açık paylaştı her anını toplumla…
Bir an olsun kendisinden ayrılmayan, “bir gün daha fazla yaşasın” diye, canını dişine takan, eşi ve kardeşlerinden “sizi üzdüysem, aldığım aşırı ilaçlardandır, kusura bakmayın, özür dilerim” diyebilecek kadar duygusal…
“Ben bu maçı alırım” diyecek kadar, en ağır kanser türüne karşı gelecek kadar da cesur…
Yusuf Yönlüer…
Ölürken, “öğretti”…
O kadar çok şey öğretti ki…
Ölmeyeceğine inandırdı hepimizi…
Mücadelesi ile…
Azmi ile…

“Bir gün daha fazla yaşatmak için…”
“Kaybettiğimizin değerini ancak öldükten sonra anlarız” deriz ya…
Aslında formül nedir bilir misiniz?
“Bir gün daha fazla yaşasın diye ne yaptınız?”
Bu soruya cevabınız varsa, ölenin “ruhu şad olmuştur” inanın…
Sizden yana “razı” göçmüşse…
“Hakkım helal olsun” dediğinizde gerçekten “helal edecek bir hakkınız” varsa…
Tamamdır…
Yusuf Yönlüer, “kızlarımı düşündükçe” diyerek, inadına bir gün daha fazla yaşamak istedi.
Eşi, çocukları ve kardeşleri, dostları ve sporcuları…
“Bir gün daha fazla yaşasın” diye Yusuf Yönlüer’i bir an olsun yalnız bırakmadı…
“Hakkını helal et” deseler bana, ne hakkım olabilir ki Yusuf hocaya?
Ama onun bize son bir yılda yaşattıkları?
Kanser hastalarına verdiği cesaret…
O yumruğu sıktığı zaman saldığı enerji?
Yusuf hocayı izlerken bizler, hem nasıl mücadele edileceğini öğrendik, hem de etrafındakilere verdiği gücü…
“Ağlayıp sızlamaktan” hastanıza bakamaz hale de gelebilirsiniz, dört elle sarılabilirsiniz de…
Yusuf hoca bunu aşıladı…
Hepimiz de, bildiğimiz kadarı ile dua ettik, şifa diledik, mesaj yolladık. Esas, Yusuf bizlere “hakkını helal etsin…”

Hocam o yumruk hep sıkılı kalacak
Hocam, için rahat olsun…
O yumruk hep sıkılı kalacak…
Yusuf hoca, hep yaşayacak…
Eliz Maloney zaferden zafere koşarken, aldığı her sayıda sıkacak yumruğunu, “Bu da Yusuf hocam için” diyecek…
Yaşayacaksın…
Aklına her geldiğinde kardeşin Ahmet’in, sıkacak yumruğunu, “Yusufum böyle öğretmişti” diyecek, yaşayacaksın…
Başı her sıkıştığında Fahri’nin gökyüzüne bakacak, sıkacak yumruğunu, yaşayacaksın…
“Rahat etsin Yusuf’um” diyerek, hastalığında bir an olsun seni yalnız bırakmayan eşin, her aklına geldiğinde sıkacak  yumruğunu, seni özlemle anacak, yaşayacaksın…
Ve kızların… Her babaya ihtiyaç duyduklarında, her başları sıkıştığında, sıkacaklar yumruklarını, güç alacaklar bu hareketten, yaşayacaksın…
Ve hocam…
Yüzlerce tenis öğrencin… Büyüyecekler, zaferden zafere koşarken, her galibiyette sıkacaklar yumruklarını, yaşayacaksın…
Rahat uyu koca Yusuf…
Yusuf Yönlüer…
Şimdiden özledik seni…
Ve hocam…
Ayağımız taşa takılsa dünyanın en büyük felaketi sanan bizler… En zorlu anlarda, “Ölüme meydan okurken bile, yumruğunu sıkıyordu, güç alıyordu” diyeceğiz, yumruğumuzu sıkacağız…
YAŞAYACAKSIN…