Kıbrıs

Nikos ve Mustafa aynı yolu yürüyor







AYNI YOL: İki liderin çözüme inandığını ve birbirine güvendiğini söyleyen Rum sözcü Nikos Hristodulitis, “Nikos Anastasiades ve Mustafa Akıncı aynı yolu yürüyor ve birbirlerine inanıyor. Sosyal buluşmalara devam edecekler Bunu inandıkları için yapıyorlar” dedi




GARANTİLERDE ANAHTAR AB: Nikos Hristodulitis:  Günümüzde modern devletlerin herhangi bir garantöre ihtiyacı yok. 1974’de yaşananlardan dolayı, öncesinde yaşananlardan dolayı Kıbrıslı Rumlarda ve Kıbrıslı Türklerde endişeler vardır. AB bu konularda  mksimum koruma sağlayabilir



EN KISA ZAMANDA ÇÖZÜM: Nikos Hristodulitis: Biz çözüme mümkün olan en kısa zamanda ulaşmak istiyoruz. Bu nedenle hızlı bir süreç talep ettik. Bu nedenle iki lider daha sık bir araya geliyor. Bunu yapmaya da hazırız. Bunu yapmaya hazır olan iki liderin varlığı çok değerli

DİREK ÇÖPE: Müzakerecilerin şu anda müzakere etmediğini söyleyen Hristodulitis, “Önlerinde, 11Şubat ortak açıklaması var. 11 Şubat ortak açıklamasına uygun olmayan belgeleri ve pozisyon kağıtlarını direk olarak elimine ediyorlar” dedi

Esra AYGIN
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından hız kazanan müzakere sürecinde, liderlerin peşi sıra attığı adımlar, çözüm sürecine pozitif etki yapmaya devam ediyor.
İki liderin çözüme inandığını ve birbirine güvendiğini söyleyen Hristodulidis, “Nikos Anastasiadis ve Mustafa Akıncı aynı yolu yürüyor ve birbirlerine inanıyor. Sosyal buluşmalara devam edecekler. Bunu inandıkları için yapıyorlar” dedi.
Rum Sözcü Nikos Hristodulidis, zor bir süreç yaşanacağını ifade ederek, “Buna karşın, Kıbrıslı Rumlar, Annan Planı sürecine göre şimdi çözüme daha yakın” ifadesini kullandı. 
Müzakerecilerin, liderlerin kontrolünde, şu anda “gelinen noktayı belirleyecek” bir süreç yürüttüğünü anlatan Hristodulidis, “Müzakerecilerin şu anda müzakere etme görevi yok. Önlerinde, 11 Şubat ortak açıklaması var. 11 Şubat ortak açıklamasına uygun olmayan belgeleri ve pozisyon kağıtlarını direkt olarak elimine ediyorlar” diyerek, müzakere masası ile ilgili bilgi verdi.
Anastasiadis- Akıncı yakınlaşmasının topluma da pozitif yansıdığını söyleyen Hristodulidis, “Bu tür sosyal buluşmalar devam edecek. Liderler bunu tiyatro olsun diye değil, inandıkları için yapıyorlar” ifadesini kullandı.
Garantiler konusunda da kısa bir açıklama yapan Rum sözcü, “Günümüzde modern devletlerin herhangi bir garantöre ihtiyacı yok. 1974’te yaşananlardan dolayı, öncesinde yaşananlardan dolayı Kıbrıslı Rumlarda ve Kıbrıslı Türklerde endişeler vardır. AB bu konularda  maksimum koruma sağlayabilir” dedi.
Rum sözcü, gelinen aşamayla ilgili sorulara şu yanıtları verdi:

Esra AYGIN: Müzakerelerde farklı bir atmosfer hissediyor musunuz?
Nikos HRİSTODULİDİS: Müzakerelerde şu anda çok olumlu bir ortam var ve bu çok önemli. Şu anda, aralarında kimya uyuşması olan ve en önemlisi, adanın yeniden birleştirilmesi konusunda aynı vizyonu paylaşan iki lider var.
Müzakere masasında aynı amaca sahip iki liderin olması çok önemli çünkü aynı şeyi amaçlamıyorsanız müzakerelerde ilerleme sağlamak imkansızdır. Amaçlarının aynı olduğunu, aynı vizyonu paylaştıklarını hissediyorum. İki liderin bu sürece önderlik ediyor olması sorunun çözümü açısından son derece önemli.

Esra AYGIN: BM bu süreçte tam anlamıyla sadece gözlemci mi? Masadaki pozisyonu şu ana kadar nasıl?
Nikos HRİSTODULİDİS: BM, süreci kolaylaştırıyor. Daha çok gözlemci. Liderlere görüşecekleri mekanı sağlıyor.  Müzakere sürecini iki lider götürüyor. Bunun da altını çizmek gerekiyor.

Esra AYGIN: Şu anda müzakerelerde ne oluyor, izlenen süreçle ilgili bilgi verebilir misiniz?
Nikos HRİSTODULİDİS: Liderler iki müzakereciden, nerede durduğumuza dair bir hazırlık yapmalarını istedi. Hangi noktalarda anlaşma var, hangi noktalarda anlaşmazlık var, bunu belirlemek için bir çalışma yapıyorlar. Müzakerelere anlaşmazlık olan noktalardan başlanacak.
Bunun bile çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu güne kadar iki tarafın nerede durdukları ile ilgili kafalarındaki resim farklıydı. Pozisyonlar, anlayış farklıydı. Belli şeyleri yorumlama biçimleri de farklıydı. İşte bu yüzden liderler, müzakerecilerinden net tabloyu ortaya çıkarmalarını istedi.
Bugün müzakereciler tam gün bir araya gelecek. Liderlerin bir araya geleceği 17 Haziran’a kadar bu çalışmayı bitireceklerini umuyoruz.

Esra AYGIN: Bu çalışma Kıbrıs sorununun bütün başlıklarını ya da konularını kapsıyor mu? Mülkiyet, toprak, yönetim  gibi…
Nikos HRİSTODULİDİS: Her şeyi kapsıyor. Bütün başlıklarda ne, hangi noktada anlaştığımız, hangi noktada anlaşmadığımız ortaya çıkacak.

Esra AYGIN: O zaman ortaya müzakerelerin zemini oluşturacak bir Anastasiadis-Akıncı belgesi çıkacak. Doğru mu?
Nikos HRİSTODULİDİS: Evet… Tam olarak nerede durduğumuzu bilirsek, müzakerelere başlayabiliriz.

Esra AYGIN: Eroğlu ile geçirilen beş yılda yeterli ilerleme sağlanmadı. Akıncı ve Anastasiadis’in, Talat ve Hristofyas’ın bıraktığı yerden devam edeceği gibi bir algısı söz konusu. Bu algı doğru mu?
Nikos HRİSTODULİDİS: Talat ve Hristofyas’tan sonra da ilerleme yaşandı. Örneğin, 11 Şubat Ortak Açıklaması. Bu Talat- Hritofyas sonrası bir adım. Bu bir ilerleme… Sayın Akıncı’nın ilk günden bu ortak açıklamayı kabul ettiğini açıklaması da çok önemliydi.
Ortak Açıklamanın ardından, Eroğlu ile haritalar hariç her konuda pozisyon kağıtları alış- verişi yapıldı. Bu, iki tarafın her konuda pozisyon alış-verişi yapması açısından bir ilkti.
Söz konusu pozisyon kağıtları da müzakerecilerin çalışmasında kullanılıyor. Müzakerecilerin önünde bu güne kadar masaya getirilmiş tüm belgeler var. Bu belgeler temelinde nerede durduğumuza, nerede anlaştığımıza, nerede anlaşmadığımıza dair bir çalışma yapıyorlar ki müzakereler başlayabilsin. 
Müzakerecilerin şu anda müzakere etme görevi yok. Önlerinde, 11Şubat ortak açıklaması var. 11 Şubat Ortak Açıklamasına uygun olmayan belgeleri ve pozisyon kağıtlarını direk olarak elimine ediyorlar.
Her iki taraftan da ortak açıklamaya ters düşen kağıtlar ve pozisyonlar bu çalışma çerçevesinde ortadan kaldırılıyor.

Esra AYGIN: İki lider bir araya geldi ve kısa sürede güven artırıcı önlemler kapsamında adımlar atılmaya başlandı. Dün Sayın Akıncı hükümete sert bir çağrı yaparak hükümete “derhal masada uzlaşılan güven yaratıcı önlemlerin hayata geçmesi için adım atın” mesajı verdi. Güney’de durum nedir? Özellikle Derinya ve Aplıç Kapısı’nın açılması için hem Kuzey hem de Güney’de ciddi destek var.
Nikos HRİSTODULİDİS: Cumhurbaşkanı Anastasidis, Sayın Akıncı ile ilk görüşmesinin hemen ardından, tüm devlet birimlerinden açıklanan tüm güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi için çalışmaların derhal başlatılmasını istedi.
Liderlerin üzerinde mutabık kaldıkları adımların bir an önce hayata geçirilmesi için üzerimize düşeni yapmaya başladık. Eminim 17 Haziran görüşmesinde Sayın Anastasiadis, Sayın Akıncı’ya bu konuda hangi noktada olunduğu ile ilgili bilgi verecek.

Esra AYGIN: Kıbrıs Türk tarafının geçişlerde vize prosedürü kaldırması ile ilgili yorumunuz beni hayal kırkılığına uğrattı. Birçok Kıbrıslı Rum vize formu doldurmak ve bunu damgalatmak zorunda oldukları için kuzeye geçmiyordu. Bu uygulama artık yok. Ama siz uygulamanın değişmiş halini de eleştirdiniz. Yapılan değişikliğin olumlu olduğunu düşünmüyor musunuz?
Nikos HRİSTODULİDİS: Doğru yönde atılmış bir adım olduğunu düşünüyorum. Ama esas görmek istediğim, iki liderin Lefkoşa’daki yürüyüşleri sırasında şahit olduğumdur. Kıbrıs sorununun çözümü budur.

Esra AYGIN: Akıncı, New York’ta Associated Press’e verdiği röportajda çözüme yıllar değil aylar içerisinde ulaşılabileceğini söyledi. Sizin hissiyatınız da bu yönde mi?
Nikos HRİSTODULİTİS: Biz çözüme mümkün olan en kısa zamanda ulaşmak istiyoruz. Bu nedenle hızlı bir süreç talep ettik. Bu nedenle iki lider daha sık bir araya geliyor. En kısa zamanda çözüme varmak istiyoruz. Bunu yapmaya da hazırız. Bunu yapmaya hazır olan iki liderin varlığı çok değerli. 

Esra AYGIN: Eylül 2015’te New York’ta gerçekleştirilecek BM Genel Kurulu’na kadar süreçte önemli bir ilerleme sağlanması ve garantörlerin de katılımı ile daha çetrefilli konuların ele alınması gibi bir yol haritası olduğundan bahsediliyor. Garantiler, toprak, asker gibi konulardan söz ediyorum. Bu gerçekçi bir yol haritası mı?
Nikos HRİSTODULİDİS: Bu bize bağlı. Bu sürecin bize ait bir süreç olduğunu anlamamız çok önemli. Her şey, müzakereler başladığında kaydedilecek ilerlemeye bağlı. İşte bu yüzden bir an önce müzakerelere başlamak istiyoruz ve 17 Haziran’da başlamayı umuyoruz. 

Esra AYGIN: Bugüne kadar liderler arasında özlü konularda müzakere olmadığını anlıyoruz. Doğru mu?
Nikos HRİSTODULİDİS: Doğru, çünkü nerede durduğumuzu bilmiyoruz.

Esra AYGIN: Müzakereler başladığı zaman izlenecek yöntem nedir. Hemen al-vere mi geçilecek?
Nikos HRİSTODULİDİS: Öncelikle, hangi konularda kolayca anlaşmaya varabileceğimize bakacağız. İki tarafın anlaşmaya çok yakın olduğu noktalar var. Liderler kolayca bu konularda anlaşmaya varabilirler.
Bu süreç bize ait. İzlenecek yöntemi liderler belirleyecekler. Nasıl ilerleneceği bizim elimizde. İçeride ve dışarıdaki herkesin bu sürecin bize ait olduğunu anlaması çok önemli. Herkes biliyor ki, belli konuların kararını Türkiye verecek.

Esra AYGIN: Müzakereciler, Özdil Nami ve Andreas Mavroyannis de uyum içinde çalışıyor mu?
Nikos HRİSTODULİDİS: Müzakereciler, liderlerin talimatları doğrultusunda, çok yoğun çalışıyorlar. Liderlerin arasındaki ilişki iyi olduğunda, bu, müzakerecileri de etkiliyor.

Esra AYGIN: Garantiler konusunda İngiltere ve Yunanistan Türkiye kadar iddialı değil. Bu konuda yeni bir sürece doğru mu gidiyoruz?
Nikos HRİSTODULİDİS: Garantiler konusu sürecin bir noktasında mutlaka görüşülecektir. Konu masadadır ve hem Kıbrıslı Türkleri, hem de Kıbrıslı Rumları yakından ilgilendiren bir konudur. Genel bir yorum yapacak olursam, günümüzde modern devletlerin herhangi bir garantöre ihtiyaçları yoktur. Tabii ki burada belli güvensizlikler söz konusudur. 1974’te yaşananlardan dolayı, öncesinde yaşananlardan dolayı Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin belli endişeler vardır. 
Kıbrıs’ın bir AB üye devleti olduğunu ve olmaya devam edeceğini aklımızda tutmalıyız. Avrupa, birçok soruna çözüm ve hem Kıbrıslı Türkler hem Kıbrıslı Rumlar için maksimum koruma sağlayabilir. Hem Kıbrıs sorununa çözüm bulunması, hem çözümün uygulanması hem de garantiler konusunun çözülmesi için AB bir çerçeve teşkil edebilir.
Sadece garantiler değil, müzakerelerdeki tüm konular için geçerli olan bir şey var: Toprak, mülkiyet, yönetim gibi konularda her iki tarafın birbirinin endişelerine ve korkularına saygı duyması ve bir kazan-kazan çözümü araması gerekiyor. Bir tarafın kazanmasını, diğer tarafın ise kaybetmesini sağlayacak çözümler başarısız olduğumuz anlamına gelir.

Esra AYGIN: Kıbrıs Rum toplumunun çözüme 2004 yılında olduğundan daha hazır olduğunu düşünüyor musunuz? Sayın Anastasiadis Rum toplumundan çözüm yönünde destek hissediyor mu?
Nikos HRİSTODULİDİS: Şu anda çok olumlu bir ortam var. Kıbrıslılar, hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar, olumlu bir sonuca varacağımızı umut ediyorlar. İşte tam da bu yüzden  onları hayal kırıklığına uğratmamak için çok çalışmalıyız.
Hem Kıbrıslı Türklerde hem de Rumlarda bu umudu hissediyorum. Liderler arasındaki sosyal görüşmeler, olumlu bir ortamın oluşmasında büyük rol oynuyor.
Dürüst olmalıyız. Müzakerelerde zorluklar yaşayacağımız anlar elbette olacak. Ama önemli olan birbirimizin endişelerine saygı duymak ve aynı zamanda aynı çözüm vizyonuna sahip olmak.
Çünkü birbirinize saygı duymazsanız ve aynı vizyona sahip değilseniz olumlu bir sonuca varmak imkansızdır. İnsanlara karşı dürüst olmalıyız. Müzakerelerde zorluklarla karşılaşacağız, anlaşamadığımız noktalar olacak. Ama tüm bunlar müzakerece sürecinin bir parçası. Bunu kabul etmeliyiz.
Dediğim gibi, önemli olan karşıdakine ve onun endişelerine saygı göstermek ve iki tarafın da kazanacağı bir çözüm bulmak. İnsanların endişelerini göz önünde bulundurmalıyız ki, referandumlarda olumlu sonuç alabilelim.
Liderler arasındaki sosyal buluşmalar devam edecek. Bunun değerini gördük. Bunun yanında, daha fazla güven artırıcı önlemler üzerinde mutabık kalacağımızı düşünüyor ve umuyoruz. Güven Artırıcı Önlemler elbette çözümün alternatifi değildir, çözüm demek de değildir. Güven Artırıcı Önlemler, müzakere sürecine paralel atılan adımlardır ve müzakerelerin amacına ulaşmasına yardımcı olurlar.
Hem sosyal görüşmelerin, hem güven artırıcı önlemlerin, hem de müzakerelerin hızlı bir şekilde devam etmesi önemli.
İki liderin yakın diyaloğu, suçlama oyununa girmemeleri bir tiyatro performansı değil. Tamamen içten gelen bir şey. Doğruyu söylemek gerekirse, ilk defa böyle bir şeye tanık oluyoruz. Bu doğrultuda devam etmemizi umuyorum.

Esra AYGIN: Son olarak, Kıbrıslı Türklere yönelik bir mesajınız var mı?
Nikos HRİSTODULİTİS: Şu anda çok olumlu bir ortam var. Hepimiz bu olumlu ortamın müzakere masasına yansıması için çalışmalıyız.
Müzakere masasında sonuç üretmek için çaba harcamalıyız. Zor anlar yaşayacağız. Ama bu müzakere sürecinin bir parçasıdır. Önemli olan çözüm bulma isteğine sahip olmaktır. Sorunlarla ve zorluklarla hayatımızın her aşamasında ve gündeliğimizde de karşılaşıyoruz.
Bunlara nasıl tepki gösteriyoruz? Çözüm bulmak için çalışıyoruz. Bunu müzakere masasında da yapmalıyız ve çözüm için tüm gücümüzle çalışmalıyız.









Başa dön tuşu