Ülkemizdeki pahalılığın ve bundan mütevellit yüksek enflasyonun sebeplerini denetim eksikliğinden dolayı ve buna bağlı mal ve hizmet satanların fiyatlarını artırdığını tartışıyoruz. Burada hakikaten mal ve hizmet satanların oluşan enflasyonda payları var mı?
Türk Lirası zone’da sürekli bir risk olgusu vardır. Bu risk olgusuna karşılık kurlar ve enflasyon yükseliyor. Kurlarda ki yükseklik Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ithal mallarının maliyetlerini artırıyor. Diyeceksiniz ki KKTC’nin ithal ürünleri Türkiye’den ve Türk parası ile geliyor. Doğru, fakat Türkiye’de ki üretim de hammadde olarak yurt dışına bağlı olduğu için girdiler döviz bazında fiyatlanmakta. Bundan dolayı ithal edilen ürünlerin de kur riskinden dolayı maliyeti artmaktadır. Kur artışı bir taraftan ulaşım maliyetini, hizmet maliyetini ve diğer cari maliyetlerden dolayı malın tüketiciye ulaştırılması maliyetlerini de yükseltiyor. Bu maliyet artışları ister istemez malın ve hizmetin fiyatına yansıyıp fiyat artışlarına sebebiyet veriyor. Dolayısıyla da enflasyonun yükselmesiyle sonuçlanıyor. Risklerimizde ki artışın sorumluluğu kullandığımız Türk Lirası’nın riskidir.
Enflasyonun sürekli yükselmesi her iki tarafı da yani hem tüketiciyi hem de tedarikçiyi stokçuluğa yöneltiyor ve bu şekilde piyasada talep artışı yaratılıyor. Bu ek talep, fiyat artışına sebebiyet verirken aynı zamanda fiyatların artmasıyla enflasyonun yükselmesine sebebiyet veriyor. Burada stokçuluk enflasyona sebebiyet vermiş oluyor.
Diğer taraftan kur riski ve yeni fiyat artışlarına karşı kendini korumak isteyen tüketici talep yaratıyor. Bundan dolayı yükselen fiyatlar enflasyonun süreklilik kazanmasına yol açıyor. Satıcılar enflasyondan dolayı sürekli bir kazanç içindedir. Sattığı malı aynı fiyata yerine koyamama riskini düşündüğü için yüksek kar marjı ile ürününü satmaya çalışıyor. Bu da fiyatların daha da yükselmesine neden oluyor. Yüksek enflasyon dönemlerinde fırsatçılık yayılır ve fiyatlar sürekli yükselir. Asgari ücret artmadan piyasada ki ürünlerin fiyatlarının arttığı gibi.
Öncelikle şunu belirtmek lazım; risklerin belirsizliği veya yüksekliği satıcıları önlem almaya zorlarken, bu risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması ekonomi yönetiminin görevidir.
Gerek satıcılar gerekse alıcılar mevcut duruma göre kendilerini korumaya almak mecburiyetindedirler. Bu durumu düzeltecek olan yani enflasyonist baskıyı, stokçuluğu ekonomi yönetimidir. Riskleri azaltmak, beklentileri olumlu yöne döndürmek, enflasyon baskısını azaltmak, ortadan kaldırmak, piyasayı rahatlatmak ve dengeye getirmek yönetimin görevidir.
Not: 2025 yılı ortalama kur artışı %30.
































